22 Haziran 2016 16:50
Son Düzenlenme Tarihi: 22 Haziran 2016 17:13

Fincancı, Önderoğlu ve Nesin için Özgürlük nöbeti tutuldu

Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin, Erol Önderoğlu için Bakırköy Cezaevinde ‘Özgürlük Nöbeti’ başlatıldı.

Fincancı, Önderoğlu ve Nesin için Özgürlük nöbeti tutuldu

Paylaş

Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği görevi üstlendikleri için tutuklanan Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin, Erol Önderoğlu için Bakırköy Cezaevinde ‘Özgürlük Nöbeti’ başlatıldı.

TİHV Başkanı ve Gazetemiz yazarı Şebnem Korur Fincancı'nın tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Kapalı cezaevinde Aydın, sanatçı, yazar, sağlık ve eğitim emekçileri, Siyasi parti ve bir çok kurumdan gelen onlarca insan "Özgürlük nöbetine" destek verdi. 

Cezaevi önünde “Özgürlük  nöbeti, Şebnem, Erol, Ahmet yalnız değildir” pankartı açan hak savunucuları sık sık, “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz”,  “Baskılar sökmedi, sökmeyecek" sloganları attı. Burada konuşan İstanbul Tabip Odası Başkanı Samet Menguç şöyle konuştu: “İnsanların topluca katledildiği, her türlü insani haklardan mahrum bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz. Ben farklı bir insanım, farklı bir toplumum diyen insanların düşman bellendiği bir süreç yaşıyoruz. Bu faşizan uygulamaların biri de medya üzerinde gerek görsel, gerek yazılı. Tüm medya üzerinde baskıcı uygulamalar var. Bu medyalardan biri de özgür Gündem üzerindeki baskılardır. 3 arkadaşımız mizansen hukuk uygulamalarıyla tutuklandı. Bu dayanışmaya 39 kurum destek vermiş durumda. Bu hak ihlallerine dikkat çekmek istiyoruz.”

'ASLA YILMAYACAĞIZ, MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilcisi Ümit Efe şunları söyledi: “Doğru haber yayma hakkı faaliyeti içinde olan basın mensuplarının tanıklıklarını istemiyorlar. Kürt illeri kuşatma altında. Düşman hukukundan daha kötüsü uygulanmakta, kentler yakılıp yıkılmakta, insanlar vahşet bodrumlarında katledilmekte. Sağlıkçılar, gazeteciler mesleğini yapmamaktadır. Aydınları, yazarları hapishanelerine doldurmaktadır. Çoğu özel bir durum değil bu durum. Makbul insan olmayan insanlar öldürülüyor, hapsediliyor. 3 arkadaşımız tesadüfen seçilmedi. Bu kavga kabulümüz onurumuzdur. Asla yılmayacağız, mücadeleye devam edeceğiz.”

Şebnem Korur Fincancı'nın tecritte olduğuna dikkat çeken Efe, “Hapishanelerde hiç bir insan bu koşullarda tutulmamalıdır. 39 gazeteci ve 3 arkadaşımız bırakılana kadar mücadele edeceğiz" dedi.

Avrupa Irkçılığa Karşı Taban Hareketi  adına Benjamın Abtan konuştu. Abtan, “Türkiye Hükümeti bir savaş yapmaya karar verdi. Kendi ülkesine karşı. Bu savaş demokrasinin temel ilkelerine karşı bir savaş.Hukuki anlamdaki bu haksızlıklar bu savaşın sembolik adımları. O yüzden biz dayanışma içerisinde olmak zorundayız. Başka bir şansımız da yok” diye konuştu.

"Düşünceleri tutsak edilmeye çalışıldı ama başaramayacaklar" diyen Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Nadir Arıcan, Fincancı'nın dernek kurucusu ve Onur Üyesi olduğunu hatırlattı ve ekledi: “Bizi tutsak etmeye çalıştılar dayanışmayla özgürleşeceğiz.”

İHD Genel Merkezi tarafından hazırlanan ve 38 ilçede eş zamanlı olarak okunan basın metnindeki ifadeleri dile getiren İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Leyla Kaya, ifade özgürlüğünün demokrasinin ön şartı olduğunu vurguladı. Kaya, her şeye rağmen eşitlik, özgürlük, adalet, barış ve demokrasi mücadelesini ısrarla yürütmeye devam edeceklerini duyurdu. 

‘O DUVARLARI YIKIP İNSANLARI ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ’

Barış İçin Akademisyenlerin bildirisine imza attığı için bir süre tutuklu kalan akademisyenler de Özgürlük Nöbetine katıldı. Akademisyen Muzaffer Kaya, “Kısa süre önce bizde içerdeydik. Bizde hakikati söylediğimiz için tutuklandık,  tekrardan hakikati söyleyenler tutuklandı. Şimdi dayanışma sırası bizde. Bize şu mesajı veriyorlar, Kürt illerinde onlarca insan öldürülürken görmeyin diyorlar, susun diyorlar, bunu yapmayacağız! Barış istiyoruz, demokrasi istiyoruz. Güçlü bir dayanışma istiyoruz. Arkadaşlarımızı bu duvarlardan çıkaracağız. O duvarları yıkıp insanları özgürleştireceğiz” dedi. 

Akademisyen Meral Camcı şunları söyledi: “Bu sefer dışarıdayız, dışardan  içeriye mesajlar iletiyoruz. İletişim kanallarımızı kapatamayacaklar bu duvarları yıkacağız yıkmak için uğraşacağız bizleri içeri almakla düşüncelerimizi de hapis edeceklerini düşünüyorlar. Düşünceleri hapis etmek mümkün değildir, düşünceler özgürdür. 3 arkadaşımız ve tutsak öğrencilerimizde buradan çıkacak tutsaklara özgürlük diyorum ve barış diyorum.” (İstanbulEVRENSEL)
 
 

ÖNCEKİ HABER

Aydınlık ve Sabah, hedef gösterirken ortaklaştı

SONRAKİ HABER

Akar: Bedelli askerlikten 9 milyar 533 milyon lira gelir elde edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa