Cem İleri’den okurun belleği

Cem İleri’den okurun belleği

Cem İleri, Okurun Belleği kitabında romaneks okuma denemesi yaratıyor ve Sebald fenomenini ele alırken yazarı, Walter Benjamin ile birlikte okuyor.

Eylem AYDOĞDU

Everest Yayınları’nın yayın yönetmenliğini yapan, Samuel Beckett, Picasso, Fussli’nin kitaplarını çeviren  Yazının da Yırtılıverdiği Yer- Bir Bige Karasu Okuması kitabını çıkaran (2007) Cem İleri, Okurun Belleği adlı derleme kitabını Everest Yayınları’ndan çıkardı.
Günümüzde dönüp dönüp okunması gereken yazarlardan  olan ve  21. yüzyılın edebiyatında önemli isimlerin başında gelen Alman Yazar  W.G. Sebald’ın yazım dünyasını ele alan Okurun Belleği,  dilimizde yazılan ilk kitap olma özelliğini taşıyor. Cem İleri, Okurun Belleği kitabından romaneks bir okuma denemesi yaratıyor ve Sebald fenomenini ele alırken yazarı, Walter Benjamin ile birlikte okuyor. Benjamin’in Pasajlar’ının, tarih felsefesinin, deneme ile düşünce arasında gidip gelen yazı biçeminin, Benjamin okuru Sebald’ın yapıtını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

BÜTÜN BÜYÜK YAPITLAR ÖZEL VAKALARDIR

Cem İleri  kitabını on üç başlık altında toplayarak analizlerini ayrıştırıyor. “Şüpheli Güvenilmez Bir Meşguliyet” başlığında ilk olarak Sebald hakkında konuşmak özgün tek bir cümlenin dahi üretebilmenin olanaksız olduğundan ve bu olanaksızlığı kabul ederek yola çıktığının sinyalini veriyor. Yazar, kitabında, Sebald’ın edebiyatta bir olanağı işaret ettiği için, edebiyat metninin koordinatlarının, bileşenlerinin, değişebileceğini, yazının bambaşka yerlerden beslenebileceğini gösterdiği için önemli olduğunu dile getiriyor. Cem İleri, keskin tespitlerine örnekleyerek desteklediği Okurun Belleği’nde Sebald’ın post-postmodernliği, tekrar tekrar aynı konulara geri dönme, aynı okumaları farklı niyetlerle yineleme, daha önce defalarca dile getirilmiş sözü, kurmaca figürler aracılığıyla kopyalama zorunluluğundan  güç alarak yaptığı fikrini paylaşıyor. W.G. Sebald’ın bu biçim bilgisini ve sınıflandırılamayan yapıyı bir bağlantı şemasına benzeten Yazar, Sebald’ın yorumlama potansiyelini, bellek araştırmasının bir metaforu olarak düşünülmesine yol açtığını vurguluyor. Ayrıca Sebald’ın edebiyat kadar eski, eskinin içindeki yeniyi, yeninin içindeki eskiyi görme uğraşını okur için oluşturduğu zihinsel oyun alanını ve bağlantılarını yazarın, okurun okuma edimininin önünü açmak için ve okuru bir adım öne taşımak için yaptığını ifade ediyor.

SEBALD OKUR MU? OKURYAZAR MI?

Okurun Belleği’nin “Kayıp Mekânın İzinde” başlığı altında toplananlar, okuyucuyu Sebald ve Benjamin ortaklığı, yazımın gizi, etkileşimleri ile tanıştırıyor. Sebald’ın yazarlıktan çok okurlukla meşgul olduğunun, Benjamin’le kurduğu ilişki biçiminden de anlaşıldığını, Benjamin’in intihar ederek vefat etmesinden sonra Sebald’ın uzun bir akademik kariyerinden sonra birdenbire kurmaca metinler üretmeye başlamasının nedeni olduğu ileri sürülüyor.  Sebald’ın okuryazar olarak Benjamin’den ödünç aldığı alegori, bellek, melankoli, aura tüm kavramlara bakış açısı, kavramın içindeki gizi, okuyucuya vermeye çalıştığı ve zeki okuyucuya sürprizlerini dile getiriyor.
Okurun Belleği kitabının taşıma sütunlarından biri olarak değerlendirebileceğimiz bir başka tespitler ve nokta atışların en başarılı örneğine şahit olunmasını sağlayan “Benjamin Okuru Jacgues Austerlitz” adı altında toplanan ve okur içinde okur, yazar içinde yazar, araştırmacıyı araştıran, farkında olmadan veya fark ettirmeden araştırma yaparken Benjamin’i takip eden Emekli Sanat Tarihi Hocası Austeriltz üzerine değerlendirmeler ve paylaşımlar kitabın içindeki bilgi paylaşımını güçlendiriyor.
Cem İleri’nin sağlam zemine oturttuğu, yazarları bazen yan yana bazen karşı karşıya getirerek değerlendirdiği, Sebald’ın gönüllü okuryazarlığı yolunda geniş tespitler ve yorumlarla Enis Batur’un da söylediği gibi; “Yazı evreninde çok seyrek rastlanan bir söyleşi” unvanına sahip olan Okurun Belleği, okuma hazzını hızlandıracak keyifli bir yolculuk için iyi bir okur belleği ile buluşmayı bekliyor.

www.evrensel.net