Çadırlarda yaşayan ailelerle ilgili gözlem raporu hazırlandı

Çadırlarda yaşayan ailelerle ilgili gözlem raporu hazırlandı

Sağlık emekçilerinin oluşturduğu heyet, Kumçatı'da çadırlarda yaşayan ailelerle ilgili durum ve gözlem raporu hazırladı. 

Şırnak ve Cizre'den göçertilen halk, çevre köy ve beldelerde kurdukları çadırlarda yaşamlarına devam ederken, 11 Haziran'da Kumçatı beldesine gelen ve sağlık emekçilerinin oluşturduğu heyet, çadırlarda yaşayan ailelerle ilgili durum ve gözlem raporu hazırladı. 

Kumçatı beldesi yakınlarında Cudi Dağı eteklerine yerleşen ailelerle, sağlık sorunlarını saptamak ve çözüm önerileri sunmak üzere, Diyarbakır Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu, SES Diyarbakır Şubesi, SES Şırnak Şubesi ve Mezopotamya Psikologlar Derneği üyelerinden oluşan heyet, Kumçatı beldesine gelerek incelemelerde bulundu. Heyetin yürüttüğü çalışmalar sonucu 13 sayfalık rapor oluşturulurken yapılan tespitler fotoğraflanarak kamuoyuna sunuldu. 

'90 BİN KİŞİ ÇEVRE İL VE İLÇELERE YERLEŞTİ'

Rapora göre, 2015 nüfusu 490 bin 180 olan Şırnak ve 131 bin 816 olan Cizre ilçesinden sokağa çıkma yasakları nedeniyle göç eden toplam 90 bin kişi çevre il ve ilçelere yerleşirken, sosyoekonomik durumu kötü olanlar da heyetin ziyaret ettiği söz konusu bölgeye gelip kendi imkânları ve belediye yetkililerinin yardımları ile çadır ve sazlıklardan oluşan derme çatma yapılara sığındı. Yine, rapora göre, toplu bir çadır kent kurulmasına ise Şırnak Valiliği tarafından izin verilmedi.

'20-25 BİN KİŞİ ÇADIR VE ÇEVRESİNDE YAŞIYOR'

Heyetin ziyaret ettiği bölgeye göç ederek gelen nüfusun büyüklüğü net olarak bilinmemekle birlikte, belediyede kayıtlı aile ve birey sayısı göz önüne alınarak 20-25 bin arası olduğu tahmin edildiğinin belirtildiği raporda, Kumçatı Belediyesi'nin elindeki tek verinin, gıda yardımı yapılan ailelerin listesi olduğu ve bu listeye göre ise 2 bin 995 aile ve toplam 16 bin 783 kişinin olduğu ifade edildi. Göçertme politikası nedeniyle, 10 bin civarında olan bölge nüfusunun yaklaşık 30-35 binlere çıktığına dikkat çekilen raporda, iki aile hekiminin bu nüfusun başvuran kısmına hizmet vermeye çalıştığı ve başka bir çalışma yapmaya zaman bulamadığının altı çizildi. 

ZİYARETLERDEN BAZI NOTLAR 

Kumçatı ve Şırnak arasında yer alan İkizce köyü ve çevresinde yerleşik 4-5 aile ile görüşme sonucu yapılan tespitlere göre, İkizce civarında yaşayan 210 civarı aileden çoğu, kendi imkânları, gönüllülerin yardımları ile yaptıkları derme çatma çadırlarda, az bir kısmı köydeki evlerin bir odasında ve ahır olarak kullanılan yapılarda ya da bazı çadırlarda bir kaç aile birlikte yaşıyor. Rapora göre, yaklaşık her ailede 4-5 çocuk ve toplamda 100'e yakın 1 yaş altı bebek yer alırken, yine bu alanda yerleşik 10'a yakın yatalak hasta bulunuyor. 

'İÇME SUYU DEREDEN KARŞILANIYOR'

Ailelerin su ihtiyacının büyük kısmını yeri geldiğinde içme suyu olarak da kullanmak kaydıyla dereden karşıladığının belirtildiği raporda, ailelerin en temel sorunlarının temiz su temini ve temizlik malzemeleri olduğu belirtildi. Yine ailelerin sağlık hizmeti almakta çok zorlandıkları ve sağlık hizmetine ulaştıklarında ilaçlarını temin edemediklerinin altının çizildiği raporda şu ifadelere yer verildi: " Görüşme yapılan aileler, acil sağlık hizmeti için 5-6 kez ambulansı aradıklarını bir defasında ambulans ekiplerinin dedikleri yere gitmelerine rağmen ambulans tarafından alınıp hastaneye ulaştırılmadıklarını, sivrisinekten muzdarip olduklarını ve bu konuda bir şey yapılmadığını ifade ettiler." Rapora göre, aileler elektriği çevre evlerden kablo çekerek sağlıyor. 

'ONLARCA KRONİK HASTA OLMASINA RAĞMEN 1 TANE TANSİYON ALETİ YOK'

Daha önce belediye tarafından iki defa, Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından da 1 defa kuru gıda yardımı yapıldığı ve belediye tarafından birkaç defa tankerlerle su getirildiğinin kaydedildiği raporda, "İmkân bulup Cizre'ye muayene olmak ve ilaçlarını yazdırmak için başvuran ailelerin çoğunlukla hastanedeki yoğunluk nedeniyle muayene olamadan döndüklerini ve ilaçlarını yazdıramadıkları için ilaçlarını parayla temin ettiklerini öğrendik" diye belirtildi. Rapora göre, 210 aile ve köyde önceden bulunan ailelerle birlikte yaklaşık bin 500 kişinin bulunduğu alanda onlarca kronik ve yaşlı hasta olmasına rağmen 1 tane bile tansiyon aleti, kan şekeri ölçme cihazı yok. 

'HASTALAR ULAŞIM ZORLUĞUNDAN HASTANEYE GİDEMİYOR'

İkizce Köyü-Şırnak arasında kurulan çadırlardan tespit edilenlere göre ise, bu bölgeye elektrik ve içme suyu belediye tarafından sağlansa da bu bölgedede yoğun sivrisinek olduğu belirtildi. Şırnak’a ait kanalizasyon suyunun çadırların 10 metre yakınından geçtiğinin belirtildiği raporda, yine, bu bölgede çok sayıda akrep ve yılan olduğu ve henüz ilaçlama yapılmadığı kaydedildi. Hastaların ulaşım zorluğundan Cizîr'e hastaneye gidemedikleri belirtilen rapora göre, bazı hastalar da gastroentreit hastalığına yakalanmış. 

'ÇOCUKLARIN VÜCUTLARINDA KIZARIKLIKLAR VE ALERJİLER GÖRÜLDÜ'

Kumçatı’dan 25 km, Şırnak kent merkezinden 2 km uzaklıkta bir alanda da 30 çadırın tespit edildiği belirtilen raporda, yaklaşık 60 ailenin yaşadığı bu alanda hayvan atıkları ve Şırnak çöplüğü bulunduğundan sivrisineklerin oldukça fazla olduğu belirtildi. Hemen tüm çocukların vücutlarının genelinde kızarıklıklar ve alerji görüldüğünün ifade edildiği raporda, şunlar kaydedildi: "Çocuklarda daha yoğunluklu olmakla birlikte tüm halkta yakın zamana kadar gastroenterit görülmüş. Ulaşım olmadığından ve Kumçatı Beldesi'nden uzak olduklarından dolayı hastaneye gidemiyorlar. Şehir merkezinde de yasak olduğundan dolayı Şırnak Devlet Hastanesi'ne de gidemiyorlar. Birkaç kez ambulans çağırdıklarını ama gelmediğini söylüyorlar. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olanlar, yasak başladığından beri düzenli hastaneye gidemiyorlar. Bazıları kendi imkanlarıyla Cizre merkeze gidip ilaçlarını alabiliyor. Çoğu hastanın ilaçları bitmiş ve temin edemiyorlar. Ölçüm aletlerinin olmamasından kaynaklı tansiyon ve şeker takiplerini de hiçbir şekilde yapamıyorlar." 

Raporun sonuç ve öneriler kısmında ise şu ifadeler yer aldı: 

1) Nüfus yapısının belirlenmesi: Mobil ekipler oluşturularak bölgede kaç kişi olduğunun, kaç bebek, kaç çocuk, kaç 15-49 yaş arası kadın, kaç 65 yaş üstü birey ve kaç kronik hastalığı olan bireyin bulunduğunun acilen tespit edilmesi gerekmektedir. Bu sayede nüfusun sağlık ihtiyaçları planlanabilecektir.

2) Çevre sağlığı hizmetleri: Pek çok ailenin temiz içme suyuna ulaşamadığı düşünüldüğünde belediyenin acilen tankerlerle su taşımasının ya da kuyu açmasının uygun olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca belediyenin sivrisinek, akrep ve yılanlar için önlem alması gerekmektedir. İlaçlama yapılmalıdır. Elektriği olmayan bölgelere elektrik sağlanmalı, halkın ihtiyacı olan temizlik malzemeleri bir an önce ulaştırılmalıdır.

3) Koruyucu sağlık hizmetleri: Bütün koruyucu hizmetlerin aksadığı bölgede aşıların, gebe takiplerinin ve kontrasepsiyon hizmetlerinin sunulamadığı görülmüştür. Halkın sağlık kuruluşlarına olan uzaklığı ve ulaşımın zorluğu düşünüldüğünde, nüfus yapısı belirlendikten sonra koruyucu hizmetler düzenli bir şekilde planlanıp buradaki halka götürülmeli.

4) Sağlık hizmetine erişim: Çadır kurulan bölgenin Cizre'ye uzak olması ve Şırnak'a geçişin kapalı olması nedeniyle hasta olma durumunda sağlık kuruluşuna gidemedikleri görülmektedir. Hastalar Cizre'ye gitseler bile sağlık hizmeti alamadan geri dönebilmektedirler. Aynı gün muayenelerinin yapılıp, tetkiklerinin istenip, sonuçların değerlendirilmesi ve tedavinin başlanması mümkün olmayabilmektedir. Ramazan ayında oruç tutan ve kronik hastaların varlığı görülmüş, bunların tedavi alamadığı ve kontrollerinin yapılamadığı gözlenmiştir.

5) İlaç temini: Çadırlarda yaşayanlar aile hekimlerine ulaşsalar dahi, en yakın eczanenin Cizre'de olmasından ve Şırnak yolunun kapalı olmasından ötürü, ilaç alamamaktadırlar. Cizre'ye gidenlerden ilaç sipariş edemeyenler, tedavilerine başlayamamaktalar. Önerimiz; Cizre'deki eczanelerle anlaşılarak, aile hekimi tarafından eczacılara reçetelerin gönderilmesi ve her gün her hasta için ad soyad,TC kimlik no ve reçetenin paketlenerek ilaçların hasta adına toplu bir şekilde diğer gün sabahtan(acil bir gereksinim olmamak kaydıyla) Cizre'den gönderilmesidir.

6) Savaşın en önemli halk sağlığı sorunu olduğunu bu ziyaret vesilesiyle bir kez daha gözlemledik. Barınma, beslenme, temiz suya ulaşma, sağlık hizmetlerine erişim olanaklarının olmadığı mevcut tablonun nedeni yaşanan savaş gerçekliğidir. Savaşın son bulması, barışçıl demokratik yollardan sorunların çözüme kavuşturulması, savaş süresince oluşan fiziki ve ruhsal travmaların onarılması için ilgili herkese çağrıda bulunuyoruz. (DİHA)
 

www.evrensel.net