Ortadoğu’da yeni haritalara doğru

Ortadoğu’da yeni haritalara doğru

Arap Coğrafyasında Geçen Haftada, Irak ve Suriye'deki gelişmeler, Suriye'de özerk bir Kürt bölgesi tartışmaları yer alıyor

Yusuf ERTAŞ 
 Ali KARATAŞ

Irak ve Suriye’deki gelişmeler gündemin ön sıralarında yer almaya devam ediyor. Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen Suriye’de özerk bir Kürt bölgesinin adım adım oluştuğuna dikkat çekilirken, Irak’ta eski bir ABD projesi olarak değerlendirilen “üç devlet” formülü yeniden gündeme getirildi. Bu gelişmeler bölge ülkelerinin tutumlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Bu konuda en sıkıntılı ülkelerden birisi Türkiye.

RUSYA İLE İLİŞKİLERİ DÜZELTME HAMLESİ

Çevresindeki ülkelerin çoğunluğuyla ya kötü ilişkiler ya da gerginlik içerisinde olduğunun altını çizen gözlemciler, Türkiye’nin bölgede bir “izolasyon ve marjinalleşme hali” yaşadığına dikkat çekiliyor. Rai al Youm Yazarı Abdulbari Atwan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya ile ilişkileri düzeltme çabalarını ele aldı. “Bir devletin veya hükümetin bu kadar düşmanı toplaması nadir bir durumdur” diyen Atwan, Türkiye hükümetinin tek taraflı olarak Putin’e Rus Milli Günü münasebetiyle bir mesaj göndermesini, Rusya ile ilişkileri yeniden düzelteme çabası olarak değerlendirdi. Türkiye’nin bu dönüşüne Rusların yanıtının soğuk olduğunu ifade eden Atwan, Rusya ile ilişkileri düzeltmek için Erdoğan’ın yapması gereken şeyin, “Başkan Esad’a dönmek. Ve onunla olan tıkanıklığı hafifletmek. Barışçıl bir çözüme ulaşmak için siyasi bir süreci başlatmak ve uzlaşıcı bir tona başvurmak. Esad’ın iktidardan gitmesini talep etmekten vazgeçmek” olduğunu ileri sürdü. 

FELLUCE’DEN SONRA GÖZLER MUSUL’DA

Irak’ta, ABD’nin havadan destek verdiği ve Haşdi Şabi milislerinin doğrudan destek verdiği Ordu’nun, IŞİD karşısındaki ilerleyişlerinin devam ettiği bildiriliyor. Başbakan Haydar İbadi geçtiğimiz cuma Felluce’nin geri alındığını duyurdu. Şimdi dikkatler IŞİD’in iki yıl önce saldırıyı ilk başlattığı Musul’a çevrildi. Middle East Online sitesi, “Irak kuvvetleri Felluce’yi ele geçirmelerinin ardından şimdi gözler IŞİD’in ülkede son kalan önemli merkezi Musul’a çevrildi” diye yazdı. Yine Irak gazetesi as Sabah Yazarı Muhammed Abdul Jabar el Şubut da “Önümüzdeki hedefimiz Musul” başlıklı yazısında, “Felluce’deki büyük zaferimizden sonra gelecek hedefimiz Musul olacak” dedi.

DAVA PARTİSİ: IRAK ÜÇE BÖLÜNSÜN

Öte yandan, IŞİD’in ülkedeki gerileyişi sürerken, IŞİD sonrası Irak’ın nasıl olacağı konusunda da tartışmalar başladı. Middle East Online sitesi, Irak Dava Partisi’nin Felluce’nin IŞİD’ten kurtarılmasından sonra Irak’ın bölünmesini istediğini yazdı. Yazıda, “Bir önceki hükümetin başbakanı Nuri el Maliki’nin önderlik ettiği Dava partisi, Irak’ın bağımsız Şii, Sünni ve Kürt olarak üç parçaya bölünmesi istikrarın sağlanmasının ve siyasi krizden çıkışın yolu olduğunu açıkladı” diye yazdı. Irak’ın mezhep temelli “üç devlete” bölünmesi projesi bir ABD projesi olarak biliniyor.

YEMEN’DE ÇÖZÜMSÜZLÜK DEVAM EDİYOR

Arap Yarımadası’nın en fakir ülkesi Yemen’de çözümsüzlük devam ediyor. Al Ahram Weekly haber sitesi, “Yemen’deki siyasi kriz üzerine son iki aydır Kuveyt’te devam eden müzakereler, iki tarafın ortak bir zemin bulamaması nedeniyle hiçbir ilerleme sağlanamadı” diye yazdı. Haberde Husi heyetine yakın Ulusal Kongre Çalışma Grubu Üyesi Ahmet Refik’in, “Husi ve Salih heyetleri içinden hiç kimse Hadi’nin tekrar Yemen’i yönetmesini istemeyecek. Bu nedenle önce bir uzlaşı hükümeti kurulmalıdır” dediğini aktardı. Al Kuds al Arabi de Yemen Hükümet heyetinin görüşmelerde Husilerin siyasi bir partiye dönüşmesini istediğini yazdı. 


DAVA PARTİSİ; IRAK ÜÇ PARÇAYA BÖLÜNMELİ!
Middle East Online

Felluce’nin IŞİD’ten kurtarılmasından sonra Dava partisi Irak’ın bölünmesini istiyor

Maliki’nin ittifakından bir milletvekili; “Eğer terör örgütünü yenersek daha fazla kan dökülmemesi için Kürtlerin ayrılma eğilimlerini desteklemek gerekir” dedi. 

Bir önceki hükümetin başbakanı Nuri el Maliki’nin önderlik ettiği Dava Partisi, Irak’ın bağımsız Şii, Sünni ve Kürt olarak üç parçaya bölünmesi istikrarın sağlanmasının ve siyasi krizden çıkışın yolu olduğunu açıkladı. 

Maliki’nin ittifakından milletvekili olan Firdevs el Avadi, IŞİD’in kovulmasından sonra ittifakın Irak’ın bölünme planını ve Kürt bölgesinin bağımsızlığını desteklediğini söyledi. El Avadi, cumartesi günü yaptığı basın açıklamasında “Bağdat IŞİD’e karşı herhangi bir tehdide karşı güvenli, uluslararası ilişkilerini geliştirmek için çalışıyoruz” dedi. “IŞİD’in hezimetinden sonra daha fazla kan dökülmemesi için Irak’ın Şii, Sünni ve Kürt bölgesi olarak üç parçaya bölünmesi gerekiyor. Mevcut siyasi kriz çözümü tek çatı altında kalmanın mümkün kılmamaktadır” sözlerini ekledi. IŞİD’in Irak’tan çıkarılmasından sonra Kürdistan’ın bölünmesi projesinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi Başkanı Mesrur Barzani basına yönelik yaptığı bir açıklamada IŞİD’in hezimeti durumunda daha fazla kan dökülmemesi için Irak’ın Şii, Sünni ve Kürtler olarak üç parçaya bölünmesi gerektiğini söylemişti. 

Analistler bu tür açıklamaların Maliki’nin başbakanlığı döneminde İslam Devleti’nin (IŞİD) organizasyonunu güçlendirilmesi konusundaki rolü hakkında sorular sorulmasını yol açıldığını söylüyor. Irak kuvvetlerinin birçok askeri bölgeden çekilmesi için çağrı yapıldığında Irak’ın kuzeyinde örgüt emekleme dönemindeydi. Örgütle mücadelede başarısız oldu.


ESAD’LA YUMUŞAMAYA DOĞRU MU?

Abdulbari ATWAN
Rai al Youm

Bu günlerde Türkiye ve hükümeti derin bir açmaz içerisinde. Çevresindeki ülkelerin çoğunluğuyla ya kötü ilişkiler ya da gerginlik içerisinde. Bu durum Rus komşusu için ve tarihi müttefiki Amerika için de geçerli. Bunların üzerine Avrupa Birliği ülkelerini de eklemek gerekiyor. Bir devletin veya hükümetin bu kadar düşmanı toplaması nadir bir durumdur. Recep Tayip Erdoğan Afrika’da pazar ve dost arayışına başladı.

Türkiye izolasyon ve marjinalleşme hali yaşıyor. Aynı zamanda ekonomik mucizesini adım adım yiyor. Terör derinliklerini vuruyor. İran ve Irak’ı kazanmadan Suriye’deki savaşını kaybediyor. Bölgesel arka bahçe olarak gördüğü Körfez’deki müttefikleriyle karşı karşıya. Yemen’de bunalıma girdi. Savaşlarını finanse etmek için devlet varlıklarını satmak zorunda kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ve Avrupa Birliğini kazanmadan Rusya’yı nasıl kaybettiğini veya onunla işbirliğini en alt seviyede tutmayı nasıl başardığını bilemiyoruz. 

Dün (Çarşamba günü) Türkiye hükümetinin tek taraflı olarak Cumhurbaşkanı Putin’e Rus Milli Günü münasebetiyle bir mesaj gönderdiği açığa çıktı. Ülkeler arasında ilişkilerin normalleştirilmesi ve hakkettiği düzeye çıkmasında bu ilk adım olma ümidi taşıyor. Binali Yıldırım mevkidaşı Dimitri Medyedev’e gönderdiği mesaj aynı eğilimi yansıtıyordu. 

Türkiye’nin bu dönüşüne Rusların yanıtı soğuk oldu. Geçen yılın sonlarında düşen uçak sorununu çözmek için Paris’teki İklim Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin ile bütün görüşme girişimlerini reddetmesini hatırlattı. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov Rusya’nın da ilişkilerin normalleştirilmesini istediğini, yalnız bunun için Türkiye’nin gerekli adımları atması gerektiğini söyledi. Rusya bu konuda koşulları tekrarladı: Türkiye’nin açık olarak özür dilemesi, tazminat ödeme ve füzeleri ateşleyen pilotun yargılanması. Bu tebrik mesajının bir etkisinin olmadığı anlamına gelir. 

Suriye’deki gelişmeler Erdoğan’a ve onun Osmanlı emellerine karşı kötü yansımaları olmaya başladı. Bunların en ciddi olanı,tarihin belirleyici bir anında Rusya’nın ve Amerika’nın desteğiyle hem Suriye’de hem de Türkiye’nin derinliklerinde Kürtlerin siyasi ve askeri olarak ayrılma konusundaki emellerinin yükselişi. 

Ülkesinden ve partisinden ne kaldıysa kurtarması için Erdoğan’ın önünde iki seçenek var. 

Birincisi; ateşkesin sağlanması için PKK ve hapisteki lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelere geri dönmek. Barışçıl çözüme ulaşmak için siyasi görüşmelerin yeniden başlaması. 

İkincisi; Başkan Esad’a dönmek. Ve onunla olan tıkanıklığı hafifletmek. Barışçıl bir çözüme ulaşmak için siyasi bir süreci başlatmak ve uzlaşı bir tona başvurmak.Esad’ın iktidardan gitmesini talep etmekten vazgeçmek. 

İkinci seçenek belki de daha tercih edilir durumda. Çünkü daha az külfetli. Bunun yanı sıra, kapalı olan Moskova’nın kapılarını açmak ve ilişkileri normalleştirmek için öncelikli anahtar konumunda. Bu aynı zamanda “nankör” Amerikan müttefike karşı kullanılacak bir koz. Bizi bu düşünceye iten sebep Başbakan Sayın Yıldırım’ın açıklamaları. Yıldırım, Suriye’deki savaşı bir “saçmalık” olarak nitelendirdi. Suriye’de kurbanların ölmeye devam etmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. 


HUSİLER SİYASİ PARTİ OLSUN

Al Kuds al Arabi

Kuveyt’te devam eden barış görüşmelerinde Yemen Hükümet heyeti, Husilerin siyasi bir partiye dönüşmesini istedi. Hükümet heyeti cumartesi günü gerçekleşen görüşmelerde herhangi bir siyasi ortaklıktan önce siyasi bir partiye dönüşmesi talebinde bulundu. 

Cumartesi günü gerçekleşen görüşmelerde hükümet heyeti üyesi Şeyh Ahmet’ten çözümün esasına ve gelecek dönemle ilgili  “önemli öneriler” geldi. Hükümet heyeti, devletin işlerini yürüten ve bakanları teşkil eden Husilere bağlı devrimci komitenin ve devrimci halk komitesinin dağıtılmasını istedi. Heyet, Ali Abdullah Salih, Necla Ahmed’i, Abdulmelik Husi ve ona yakın olanları işaret ederek uluslararası yaptırımlara maruz kalan kişilerin siyasi hayattan nihai olarak uzaklaştırılmasını da istedi. Heyet aynı zamanda Husilerin ve Ali Abdullah Salih’e ait güçlerin iktidardan çekilip yetkilerini devlete teslim etmelerini talep etti.

Yemen Barış Görüşmeleri cumartesi günü 59’uncu gününe girdi. Bir yıldan beri devam eden krizin özünde herhangi bir başarı kazanılmadı.


RUSYA SAVUNMA BAKANI'NDAN ESAD ZİYARETİ!

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Suriye’de çatışmaların başladığı beş yıldan bu yana ilk defa Şam’a giderek Beşar Esad’ı ziyaret etti. Resmi kaynaklar da bu gelişmeyi doğruladı. Suriye resmi haber ajansı SANA, Rusya Savunma Bakanı Şoygu’nun, Esad ile Devlet Başkanı Putin’in talimatıyla görüştüğünü bildirdi. Başta ABD olmak üzere batı ittifakının Beşar Esad’ın devrilmesi gerektiği görüşleri yeniden yükselmeye başlarken bu ziyaretin gerçekleşmesi dikkat çekti.

Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamasındada temasın Putin’in emriyle gerçekleştiği belirtildi. Kısa açıklamada “Savunma Bakanı Şoygu, Esad ile görüşmede iki ülke arasında askeri işbirliği ve Suriye’de terörist guruplara karşı verilecek mücadeleyi görüştü” ifadeleri yer aldı.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Şam’a geçmeden önce Lazkiye’deki Rus hava üssü Hmeymim’i ziyaret ederek Türkiye ile uçak krizi sonrasında yerleştirilen S-400 hava savunma sistemi bataryalarının durumunu kontrol ettiği duyurulmuştu.

Şoygu’nun ani Suriye temasları Moskova’daki Ortadoğu uzmanları tarafından ABD’nin Doğu Akdeniz bölgesine uçak gemisi aktarması ve “Esad vurulmalı” beyanlarına bir göz dağı niteliği taşıdığı görüşünü ileri sürüyor.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ağustos 2016 16:34
www.evrensel.net