Hayatın Sesi, baskılara karşı dostlarıyla buluştu

Hayatın Sesi, baskılara karşı dostlarıyla buluştu

Hayatın Sesi TV, dostları ve 'sahipleri'yle buluştu. Toplantıda Hayatın Sesi’ni kısmaya dönük olası girişimlere karşı neler yapılabileceği konuşuldu.

13 Mart Ankara Katliamı özel yayını nedeniyle RTÜK’ten iki ceza birden alan Hayatın Sesi Televizyonu, dostları ve 'sahipleri'yle buluştu. Televizyonun içinden geçtiği sürece dair bilgi verilen toplantıda, Hayatın Sesi’ni kısmaya dönük olası girişimlere karşı neler yapılması gerektiği konusu öneriler sunuldu.

Toplantının açılışını yapan Hayatın Sesi Koordinasyon Kurulu Üyesi, Ekmek ve Gül Programı Sunucusu Sevda Karaca, ülkenin içinden geçmekte olduğu siyasal atmosferde tüm muhalif medyanın baskı ve kapatma tehdidi altında olduğunu, Hayatın Sesi’nin de bu tehditler karşısında dostlarıyla buluştuğunu ifade etti.

Televizyonun yaşadığı sürece ilişkin bilgi veren Hayatın Sesi Program Koordinatörü Arif Koşar da, RTÜK’ten gelen uyarı ve idari para cezasındaki “terörün amaçlarına hizmet etme” iddiasının gerçeklikle alakası olmadığını söyledi.

“13 Mart’taki yayınımız baştan sona katliamın kınanması üzerine kuruludur. Ancak RTÜK’ün rahatsızlığı, yayınımızda bu katliama neden olan hükümet politikalarının eleştiri konusu yapılması, Kürt illerinde ve batıdaki ölümlerin nedenlerinin sorgulanmasıdır” diyen Koşar, hükümetin faşist bir rejim kurmaya doğru giderken hiçbir muhalif ve eleştirel ses istemediğini ifade etti.

Koşar konuşmasına şöyle devam etti:  “RTÜK’ten henüz bize tebliğ edilmemiş ve aralarında Cizre haberi, Cumhurbaşkanına hakaret gibi gerekçelerle hazırlanmış dört kesinleşmiş ceza daha olduğu bilgisini aldık. Üst üste gelen bu cezaların iki anlamı var. İlki, zaten zor koşullarda yayını sürdüren televizyonumuzu ekonomik olarak yaşayamaz hale getirmek. İkincisi; televizyonumuzun sesini tamamen kısmaya yönelik sürece bu cezalarla zemin hazırlamak. Hükümetin bunu amaçladığı açık. Bu noktaya gelmeden neler yapılabilir, elbette buna televizyonumuzun gerçek sahipleri karar verecektir.”

Hayatın Sesi Genel Koordinatörü İskender Bayhan “2008 Newroz’unun ardından yayınımız durduruldu ve 2013 Gezi Direnişinde de yayınımıza karartma girişiminde bulunuldu. Ancak bu uygulamalar karşısında onlarca kurum, televizyonumuzu ziyaret etti, açıklamalar yaptı, imzalar toplandı ve yurdun dört bir yanında protesto gösterileri yapıldı. Halkın haber alma hakkına sahip çıkmasıyla, hükümetin ve RTÜK’ün baskıları karşısında televizyonumuz yayına devam edebildi. Bugün de bu yolda ilerleyeceğiz” dedi.  

ÇOK SAYIDA ÖNERİ YAPILDI

Toplantıda çok sayıda kişi ve kurum temsilcisi söz aldı, öneriler sundu. Toplantıda hükümetin anti-demokratik politikalarına karşı topyekün bir demokrasi cephesi kurulması gerektiği vurgulanırken, muhalif medya ile dayanışmanın da bunun önemli bir unsuru olduğunu ifade edildi. Meclisteki siyasi partiler başta olmak üzere çeşitli kurumlarla görüşmeler yapacak bir heyetin oluşturulabileceği, metropol kentlerde bu toplantıların devam ettirilebileceği, güçlü bir kampanya sürdürülürken maddi dayanışmanın da önemli olduğunu vurgulandı. Katılımcılar özellikle RTÜK’ün bir 12 Eylül darbesi kurumu olup hükümetin doğrudan kontrolü altında faaliyet sürdürdüğüne ve yapısının değişmesi gerektiğine dikkat çekti.

Hayatın Sesi ve muhalif medya üzerindeki baskılara dikkat çekilen toplantıda, yaşananlara dair kısa klip, film ve belgesel çekilmesi önerildi. Uluslararası basın kuruluşları ile irtibata geçip onları bilgilendirmek ve dayanışma9nın uluslararası planda örgütlenmesi gerektiği ifade edildi. Yine çok sayıda aydın, yazar, sanatçı ve bilim insanının imzalarıyla güçlü bir deklarasyon yayınlanabileceği, gelen idari para cezalarına karşı konser vb. çeşitli dayanışma biçimlerinin gerçekleştirilebileceğini dile getirildi. 

KATILIMCILAR

Buluşmaya eski milletvekillerinden Akın Birdal, Hasip Kaplan, Levent Tüzel, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ziya Halis, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, TGS Genel Başkanı Uğur Güç, İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş, İstanbul Tabip Odası İstanbul Genel Sekreteri Samet Mengüç, TMMOB İKK Sekreteri Cevahir Akçelik, Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi Başkanı Görkem Doğan, Tiyatro Hal'den Iraz Yöntem, AGOS Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Yazar Adnan Özyalçıner, Gülsüm Cengiz, Ayşegül Tozören, gazeteciler Tarhan Erdem, Celal Başlangıç, Ayşe Yıldırım, Elif Ilgaz, Nazım Alpman, Hilmi Hacaloğlu, Ümit Aslanbay, Altyazı Dergisi’nden Fırat Yücel, Gazete Müstehak’tan Güney Zeki Göker, Oyuncu Orhan Alkaya, Emre Canpolat, Sadi Celil Cengiz ve Defne Halman’ın arasında bulunduğu yüzü aşkın yazar, akademisyen, bilim insanı ve sanatçı katıldı.

Ayrıca gazeteciler; Erk Acarer, Ertan Altan, Hakkı Özdal, Barış Avşar, Fatih Uğur, Şenay Aydemir, Hakan Tahmaz, Tarihçi Yazar Erdoğan Aydın, Yazar Tevfik Taş, Mehmet Said Aydın, Hakkı Zariç, Yönetmen Mahir Karayazı, Akademisyen Gençay Gürsoy, Ahmet Tonak, Suncem Koçer, Ceren Sözeri, Çetin Gürer, Özgür Müftüoğlu, Murat Birdal, Tuba Demirci Yılmaz, Doğan Çetinkaya, Serdar Değirmencioğlu ve Stefo Benlisoy da toplantıda yer aldı.   (MEDYA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 18 Haziran 2016 18:13
www.evrensel.net
ETİKETLER Hayatın Sesi