Genel İş 7 Nolu genel kurulunda birlikte mücadele çağrısı

Genel İş 7 Nolu genel kurulunda birlikte mücadele çağrısı

Bornova Belediyesi ile Ege Üniversitesi'nde çalışan taşeron işçiler arasında örgütlü olan Genel İş İzmir 7 Nolu Şube Genel Kurulu'nu gerçekleştirdi.

Genel İş İzmir 7 Nolu Şube'nin ilk genel kurulunda yapılan konuşmalarda hükümetin işçilere yönelik saldırılarına karşı birlikte mücadele etme çağrısında bulunuldu. Laikliğe ve demokrasiye de sahip çıkmanın gerekliliğine vurgu yapılan genel kurulda Fransa'da mücadele eden işçilere selam yollandı.  

Yakın zamanda kurulan Bornova Belediyesi ile Ege Üniversitesi'nde çalışan taşeron işçiler arasında örgütlü olan Genel İş İzmir 7 Nolu Şube Genel Kurulu'nu gerçekleştirdi.  Atatürk Stadyumu Hakemler Lokali'nde yapılan genel kurula 155 delegenin büyük bir kısmı katıldı.

Salona 'Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği', 'Yaşasın İş Ekmek Özgürlük Mücadelemiz', 'Kiralık İşçiliğe, Kıdem Tazminatına Geçit Vermeyeceğiz', 'Laiklik ve Özgürlük İşçilerle Gelecek', 'Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz' ve 'Kadın Cinayetlerine Son' pankartları asıldı.  

Genel Kurula, Direnişteki Dostcam işçileri, İZENERJİ işçileri, Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan ve Genel Merkez Yöneticileri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Genel İş İzmir Şubelerinin başkanları ve yöneticileri, Lastik İş İzmir Şube Başkanı Zedin Yumli, Schneider İş Yeri Baş Temsilcisi Sedat Sadak, SES İzmir Şube Başkanı Rukiye Çakır, Tüm Bel Sen İZSU İşyeri Temsilcisi Birkan Acar katıldı.  Divana Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Genel İş Genel Merkez Yöneticileri Cafer Gonca, Çetin Çalışkan ve Genel İş İzmir 2 Nolu Şube Yöneticisi Bayram Kesgin seçildi.

SAVAŞ POLİTİKALARININ YÜKÜ EMEKÇİYE FATURA EDİLİYOR

Açılış konuşmasını yapan mevcut başkan Kemal Köroğlu, kongrelerini işçi sınıfına yönelik sermaye saldırılarının tarihin en kapsamlı en azgın döneminde gerçekleştirdiklerini ifade etti. Çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını, ücretlerin azaldığını, işçi katliamlarının arttığını, esnek çalışma uygulamalarının yaygınlaştırıldığını da kaydeden Köroğlu "AKP hükümeti ABD ve batılı emperyalistlerin taşeronluğunda, sermayenin çıkarları ve iktidarını sürdürmek için başvurduğu içerde savaş dışarda savaş politikalarının ekonomik ve sosyal yüklerini işçi ve emekçilere fatura etmek için her fırsatı değerlendirmektedir" dedi

Sömürüyü katmerleştiren saldırılara karşı sendikaların ve işçi hareketinin gerekli yanıtı veremediğini ifade eden Köroğlu "İşte bunun nedenlerini samimiyetle sorgulamak ve tartışmak zorundayız. Sendikal bürokrasi sınıf mücadelesindeki uğursuz rolünü oynamaya devam ettikçe işimiz zorlaşmakta. Geride biraktığımız işçi sınıfının uluslararası birlik mücadele dayanışma gününde bile işçileri bölme girişiminden geri durmayan, milliyetçi ve ırkçı ayrışmaları körüklemek için Çanakkale'ye Sakarya'ya çağrılar yapan sözde vatan millet sakaryacılar işçi sınıfını bölerek vatana da emeğe de emekçilere de en büyük ihaneti yapmışlardır" dedi.

'MÜCADELECİ SENDİKALAR GÖREV ALMALIDIR'

Mücadeleci sendikaların, örgütlenmede işyerlerinde işçilere yardımcı olup önünü açması gerektiğini ekleyen Köroğlu "Taşeron çalışmanın tamamen kaldırılmasından, insanca çalışma ve insanca yaşam koşulları için bütün taleplerimizin yanı sıra demokratik, laik, bağımsız ve barış içinde bir ülke için halkların eşitlik ve kardeşlik temelinde yaşadığı bir ülke mücadelemizde yaygın ve kitlesel kutladığımız 1 Mayıs'ın ,15-16 Haziranların tarihsel deneyimlerinden de güç alarak, sendikal parçalanmışlığa son vererek , işyerlerimizden başlayarak sağlam örgütlülük ve işyeri insiyatifi ile söz karar hakkının işçide olduğu sınıf sendikacılığını şubemizde hayata geçirerek örgütlü örgütsüz  tüm işçi mücadelelerine katkı sunmayı başardığımız ölçüde kendi sorunlarımızı da çözüme kavuşturabiliriz" dedi. Köroğlu son olarak Avrupalı işçilerin haklarına yönelik saldırılara değinerek, Fransa'da mücadeleyi sürdüren işçileri selamladı.

'LAİKLİĞE VE DEMOKRASİYE DE SAHİP ÇIKMALIYIZ'

Daha sonra konuşan Genel İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, işçilerin ve emekçilerin birleşmeye ihtiyacı olduğunu hatırlatarak "AKP hükümetinin bu karanlık tabloda yaratmak istediği diktatörlüğe adım adım gidiliyor. Biz böylesi bir ülkede yandaş sendika olmamak için sınıf ve kitle sendikacılığının gereğini yapmalıyız. Hem demokrasiye hem de emeğe yönelik saldırıya karşı harekete geçmeliyiz, bütünleşerek ilerlemeliyiz. Bütün bu saldırılara karşı sorumluluklarımızın farkında olmalıyız. Biz laikliğe de, demokrasiye de barışa da sahip çıkacağız" dedi.

'DEMOKRASİ CEPHESİNE İHTİYAÇ VAR'

Bir demokrasi cephesine ihtiyaç olduğunu ekleyen Çalışkan şunları söyledi "DİSK olarak hem emek hem de demokrasi mücadelesinin öncülüğünü yapma görevini aldık. Bu karanlık tabloyu kaldıracak mücadelenin yanında olacağız. Ölümlerin, gözyaşlarının, sömürünün olmadığı bir Türkiye için alanlarda olarak yolumuza devam edeceğiz. Bunun için birlik ve dayanışmaya ihtiyacımız var. Aydınlık, demokratik, laik, emekten yana bir ülke için mücadele edeceğiz".  

'DİSK ONURUNA SAHİP ÇIKMALIDIR'

Direnişteki Dostcam işçisi Akif Yılmaz da direnişlerinin 79. gününe ulaştıklarını belirterek "Direniş sürecinin bize zorlukları oldu, maddi ve manevi açıdan ama biz birimizin yanında durarak bu döneme geldik. Bizim DİSK'ten beklediğimiz maddi ve manevi destektir. Dostcam işçisi DİSK'in onurudur ve DİSK onura sahip çıkmalıdır" dedi.

'VERDİĞİMİZ MÜCADELE ENGELLENEMEYECEKTİR'

Son olarak konuşan Şube Sekteteri Özgür Genç de barış, ekmek ve özgürlük istediklerini ifade ederek "Bu ülkenin vatandaşları, emek sarf eden işçiler ve örgütlü federasyonumuz olarak tüm engellemelere ve kötü güdümlü yasalarınızın karşısında dik durmaya ve direnmeye devam edeceğiz. Çünkü Disk Genel-iş bünyesinde ki tüm fertler olarak hak ihlallerinin olmadığı, kuralsız çalışmanın son bulduğu, güvenceli çalışmanın sağlandığı, ulusal istihdam bürolarının kaldırıldığı, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarının son bulduğu ve kıdem tazminatımızın güvence altına alındığı, kadın haklarının korunduğu, çocuk istismarının yaşanmayacağı,  barış dolu ve özgür bir yaşam için verdiğimiz mücadelemizi engelleyemeyecektir" dedi.

Konuşmaların ardından seçimlere geçildi. Blok listeyle yapılan seçimde iki liste yarıştı. Mevcut başkan Kemal Köroğlu'nun başkanlığında kırmızı liste ve Engin Bayar başkanlığında beyaz liste oluştu.

Saat beşe kadar süren seçimlerde mesaide olan delege işçiler, iş bırakarak oy kullanmaya geldi. Sadece 4 delegenin katılmadığı seçimlerde Kemal Köroğlu'nun başkanlığında Kırmızı Liste çoğunluğu alarak yönetime seçildi. Kırmızı Liste 79, Beyaz Liste 69 oy aldı. 3 oy da geçersiz çıktı.

Yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Kemal Köroğlu, Özgür Genç, Hikmet Koç, Uğur Nazlıoğlu, Ahmet Sönmez. (İzmir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Haziran 2016 12:51
www.evrensel.net