Diyalog Grubu'ndan yargıya 'tarafsızlık' çağrısı

Diyalog Grubu'ndan yargıya 'tarafsızlık' çağrısı

Dokunulmazlık dosyalarının savcılara gönderilmesinin ardından Diyalog Grubu, yargıyı toplumsal yapıya zarar vermeden, tarafsız olmaya çağırdı.

Dokunulmazlık dosyalarının savcılara gönderilmesinin ardından Diyalog Grubu, yargıyı toplumsal, hukuksal yapıya zarar vermeden, tarafsız olmaya çağırarak, “Halkın temsilcisi milletvekilleri tutuklanmadan yargılanmalıdır” dedi.

Demokrasi ve barışı savunmak için aralarında CHP, HDP ve BDP eski milletvekillerinin de bulunduğu isimlerin kurduğu Diyalog Grubu, milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran Anayasa maddesi değişikliğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onaylamasından sonra yasallaşmasının ardından yeni duruma ilişkin basın açıklaması yaptı. Taksim Hill Otel’deki basın açıklamasına Diyalog Grubu’nda bulunan Binnaz Toprak, Melda Onur, Gülseren Onanç, Ziya Halis, Halis Kaplan, Levent Tüzel, Akın Birdal, Ufuk Uras’ın yanı sıra EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Devrimci Parti Genel Başkanı Ufuk Göllü de katıldı.

‘HAK VE ÖZGÜRLÜKLER GÜVENCEYE ALINMALI’

Ortak açılmayı Ziya Halis okudu. Halkın milletvekillerine verdiği görevin engellendiğini belirten Halis, “Toplumdaki mevcut gerginliği ve kutuplaşmayı artırması kaçınılmazdır” dedi. Halis, çağrıyı neden yaptıklarını da şu ifadelerle açıkladı: “Dokunulmazlıkların kaldırılması kararının doğurduğu toplumsal, siyasal ve hukuksal hasarı sınırlamak, daha büyük hasarlara yol açmasını önlemek amacı ile yapıyoruz.” Halis, hakim ve savcılara da şu çağrıyı yaptı: “Temel hak ve özgürlükleri, uluslararası sözleşmeleri dikkate alarak görev yapmaya davet ediyoruz. Dokunulmazlıkların kaldırılması, düşünce ve ifade özgürlüğünü kapsamamalıdır. Halkın temsilcisi milletvekilleri tutuklanmadan yargılanmalıdır. Milletvekillerini görevlerini yapamaz duruma düşürecek, güvenlik tedbirlerine ve uygulamalara gidilmemelidir. Onur kırıcı, orantısız güç kullanımı ve müdahalelerde bulunulmamalıdır. Toplumun çatışma sürecinde yaşadığı gerilimin daha fazla artması önlenmelidir. Çatışma süreçlerine son verilmesi, Mecliste meşru demokratik bir çözüm için partiler arası diyalog ve uzlaşı çabaları öne çıkarılmalıdır.” Demokrasinin bireyi otoriterliğe karşı koruduğunu belirten Halis, “İnsan hakları ve hukuk devleti aracılığıyla, Türkiye’de demokrasiyi korumak ve demokrasi içinde insan hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır” diye konuştu.

ONUR YÜRÜŞÜ YAPILMALI

LGBTİ Onur Yürüyüşünün engellenmesine yönelik yapılan açıklamalara  tepki gösteren Halis, yürüyüşün yapılması için valiliği ve emniyeti gerekli tedbirleri almaya çağırdı. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın evinin polis tarafından basılmasını da kınayan Halis, son günlerde liselilerin arka arkaya açıkladıkları bildirilere dikkat çekerek, liselilerin seslerine kulak verilmesi gerektiğini belirti.

YARGI SORUMLU DAVRANMALI

Ortak açıklamanın ardından eski vekiller de söz alarak yargıyı sorumlu davranmaya çağırdı. Hasip Kaplan, 1994’te DEP’li vekillerin dokunulmazlıklarının yasama faaliyetlerinden dolayı kaldırıldığına vurgu yaparak, bugün de benzer bir uygulamayla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Hırsızlık, yolsuzluk yapanların Meclis araştırma komisyonlarında kendilerini akladıklarını belirten Kaplan, dokunulmazlıkların düşüncelerini açıklayanlar için yürürlüğe konulduğuna dikkat çekti. Ülkenin içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Levent Tüzel, dokunulmazlıkları kaldırmanın savaş ortamında çözüm arayışına karşı bir hamle olduğuna dikkat çekti. Tüzel, Diyalog Grubu üyelerinden Rıza Türmen’in ‘demokrasi cephesi’ önerisinin Diyalog Grubunu da heyecanlandırdığını ve kurultay çalışmasına yönelik hazırlıkların sürdüğü ay sonuna kadar hazırlıkların tamamlanması durumunda kamuoyuna çağrı yapacaklarını belirtti.

DÜŞÜNCE SUÇ OLMASIN

Melda Onur, yargıyı, evrensel hukuka, insan hak ve özgürlerine göre hareket etmeye ve tarafsız olmaya çağırdı. ‘94’te DEP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının Türkiye’ye kaybettirdiğini belirten Onur, aynı durumun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Geçmişte karar veren hakim ve savcıların şimdi tutuklu olduklarını hatırlatan Akın Birdal, dokunulmazlıklarla ilgili karar verecek hakim ve savcıların bu durumu göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirtti. Dokunulmazlığın sadece parlamento için değil, işçi ve emekçi halk için de geçerli olması gerektiğini anlatan Birdal, düşünce ve ifade özgürlüğünün önemine vurgu yaptı. Binnaz Toprak ise, düşüncenin ifade edilmesinin herkes için suç sayılmaması gerektiğine dikkat çekerek, düşüncelerinden dolayı hiç kimsenin gözaltına alınmaması ve tutuklanmaması gerektiğini belirtti. (İstanbulEVRENSEL)

www.evrensel.net