Soma Davası: Soma AŞ, TKİ ve GLİ  delilleri karartıyor

Soma Davası: Soma AŞ, TKİ ve GLİ delilleri karartıyor

301 madencinin can verdiği Soma Katliamı davasının dün görülen duruşmasında bir skandal daha ortaya çıktı. Dava 9 Ağustos'a ertelendi.

Dilek OMAKLILAR
Manisa

301 madencinin can verdiği Soma Katliamı davasının dün görülen duruşmasında bir skandal daha ortaya çıktı.

MTA (Maden Tetkik Arama) raporuna göre Soma AŞ, TKİ (Türkiye Kömür İşletmeleri) ve GLİ (Garp Linyitleri İşletmesi) yetkileri tarafından Şubat ayında alınan ve MTA’ya gönderilen sondaj numuneleri su aldı, boş numune poşetleri sandığa kondu, hatta sandıklara sondaj dışı örnekler kondu. Bunun suç olduğunu dile getiren madenci avukatlarından Sercan Aran; Soma AŞ ve TKİ ile GLİ yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu. 

Bilirkişilerin gözetiminde Soma Kömür İşletmeleri ve TKİ görevlilerinin yaptığı korat sondaj çalışmalarında alınan numuneler özel poşet ve sandıklar içerisinde MTA’ya gönderildi. Ancak, sandıkların MTA uzmanlarının kamera kayıtları altında açılmasıyla skandal da ortaya çıktı. MTA uzmanları, Soma kömür İşletmeleri AŞ ve TKİ yetkileri tarafından alınan numuneleri 16 tutanak hazırlayıp açtı. MTA uzmanlarının tutanaklarından, Soma maden faciasını aydınlatmak üzere, sonuçları bilirkişilere gönderilecek numunelerin konulduğu sondaj poşetlerinin içinin su aldığı, numunelerin ıslandığı, sondaj dışı örneklerin alındığı ve hatta içerisinde numune olmadan boş numune poşetlerinin sandıklara konulduğu tespit edildi.

DELİLLER DEĞİŞTİRİLDİ, KARARTILDI

MTA raporunu duruşmaya taşıyan madenci avukatı Sercan Aran facianın meydana geldiği madende karotlu (numuneli) sondaj numunelerinin değiştirildiğini ve yok edildiğini söyledi. 

Daha önce delillerin yok edilmesi tehlikesine dikkat çekerek sondajın durdurulması talebinde bulunduklarını hatırlatan Aran, “2016 yılı Şubat ayı duruşma grubunda mahkeme dosyasına giren 15.02.2016 havale tarihli bilirkişiler Halim Bultan, Prof.Dr. Ali İhsan Yiğit ve Prof.Dr. Hülya İnaner imzalı tutanakta sanıklardan Halil Sarı ve Ümit Şahin’in kendilerine numune alımında yardımcı olacaklarına ilişkin kayıt tarafımızca görülmüştü. Aynı şekilde sanıklardan Halil Sarı ve Ümit Şahin’in imzasını taşıyan diğer tutanakta ise sanıkların numune aldıklarına ilişkin tutanak tarafımızca görülmüştü. Bu durumun ceza usulüne aykırı olduğunu, sanıkların dava dosyasının esasını teşkil eden bir kısım numuneleri toplamasının ‘delil güvenliğini’ tehlikeye attığını bu durumun tarafımızca kabul edilemez olduğunu sözlü beyanlarla dile getirmiştik. Yine sanık şirketin çalışanları tarafından ve dosya kapsamında sanık olma ihtimali bulunan Türkiye Kömür İşletmeleri yetkilileri tarafından karotlu sondaj yapılmasının delil güvenliğini tehlikeye atmak bir yana yok etme durumu bulunduğundan derhal durdurulması talebinde bulunmuştuk. Ancak mahkeme bunu reddetti” diye konuştu. 

Gelinen noktada bu taleplerinin haklılığının ortaya çıktığını belirten Aran, “Çünkü, karotlu sondaj numuneleri Soma AŞ ve TKİ ile GLİ yetkileri tarafından alınmış ve sandıklara konularak gerekli incelemelerin yapılması için MTA’ya gönderilmiştir. MTA tarafından gelen sandıklar kamera kaydı ile kayıt altına alınarak açılmış ve 16 adet tutanak tutulmuştur. Tutanaklar tarafımızca incelenmiş olup özetle, sondaj poşetlerinin içinin su aldığı ve ıslandığı, sondaj dışı örneklerin alındığı ve hatta boş numune poşetlerinin sandıklara konulduğu tutanak altına alınmıştır. Bu durum kabul edilemez olduğu gibi açıkça suçtur. Sondaj poşetlerine sondaj dışı el ürünü örnekler konulmuş ve deliller değiştirilmiştir. Aynı şekilde numune poşetlerinin içerisinde örnekler yok edilerek deliller yok edilmiştir” dedi. Aran, Soma AŞ ve TKİ ile GLİ yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini bildirdi. 

TKİ İLE METAN PAZARLIĞI 

Madenci avukatlarından Selçuk Kozağaçlı ise facianın meydana geldiği şirketin Türkiye Kömür İşletmelerine (TKİ) sunduğu ek revize projelerini uygulamadığını, buna karşın yeni kömür sahası talebinde bulunduğunu aktardı. Kömür sahasındaki metan yoğunluğuna dikkat çeken Kozağaçlı, “TKİ ile metan pazarlığı yapılmış” dedi. Kozağaçlı, 13 milyon 564 bin ton kömür alanında 136 milyon metreküp metanın olduğunu, metandan dolayı sık sık üretim bantlarının durduğunu, üretimin aksamaması için metan sensörlerinin değerlerinin yükseltildiğini söyledi. 

Şirketin TKİ’den yeni üretim sahası istediğini, kurumun ise metan alanının boşaltılması, taahhütlerin yerine getirilmesi karşılığında bunun gerçekleştirilebileceğini bildirdiğini ifade eden Kozağaçlı, 6-7 milyon liraya yapılması gereken tesisin yapılmadığını, metan oranının her geçen gün arttığını anlattı.

‘SENSÖRLERİN YÜZDE 75’İ HİLELİ’

Maden ocağındaki sensörlerin yüzde 75’inin hileli olduğunun tespit edildiğini söyleyen Kozağaçlı, sensör alarm seviyelerinin sürekli yükseltilerek üretim bantlarının durmasının engellendiğini kaydetti. Kozağaçlı, facianın meydana geldiği 13 Mayıs’ta metanın yükselerek parladığını savunarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi. 

CAN GÜRKAN'IN AVUKATI MAHKEMEYİ TEHDİT ETTİ

Soma davasının sekizinci duruşması birinci celsesinin öğleden sonraki oturumuna tutuklu sanıkların talebinin alınmasıyla devam edildi. Can Gürkan’ın avukatlarından Abdurrahim Gök'ün 'Unutmayalım ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner" sözleri tepki topladı

GÜRKAN: HAKKIMIZDAKİ İDDİANAME ÇOK AĞIR

İlk olarak savunmasını yapan Soma Kömür İşletmeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan mahkemeden tutuksuz olarak yargılanmasını talep etti. İki yılı aşkındır tutuklu olduğunu ve her defasında mahkemenin tutukluk haline karar verdiğini hatırlatan Can Gürkan, “Hakkımızdaki iddianame çok ağır. Savcılık yangın var diyor. Ancak bu konuda iddia var, delil yok. Delil olmadığını Savcı da söylüyor. Bu olayda organize yanıltma olabileceğine dair çok önemli deliller var. Burada kömür yangını olmadığı belli. Otopsi sonuçları ise kömür yangını diyor. Kömür yangını olmadığını biz biliyorduk. Şimdi bilimde kanıtladı” şeklinde konuşarak madende yangın çıkmadığını iddia etti. 

Maden Tetkik Arama (MTA)’nın raporlarının geldiğini ve raporun mahkeme dosyasına girdiğini dile getiren Gürkan, “Önemli bir noktadayız. Mahkeme Başkanı olarak sizin vereceğiniz karar bu dava için çok önemli. Sizin vereceğiniz hukuki karar çok önemli. Burada kömür yangını olup, olmadığına karar verdiniz mi? Bir ay sonra kömür yangını bir rapor gelirse, karanınız tekrar değişecek mi? MTA’dan kömür yangını olmadığını dair raporda geldi. Aradan iki yıl geçti ve biz iki yılı aşkın süredir bilirkişinin kömür yangını iddiasıyla içeride yatıyoruz. Bu yüzden bu davayı kaygı ve üzüntü verici olarak takip edeceğiz. Onun için Mahkeme Başkanı olarak sizin fikriniz burada önemli. Ben mahkemeden tutuksuzluk halimi talep ediyorum. Çünkü bu olayı enine, boyuna her detayını araştırmak istiyorum” diye konuştu.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru ise, Can Gürkan’ın söylediklerine aynen katıldığını belirterek, “Mahkeme Başkanı olarak siz de gittiniz gördünüz. Ben kömürün yanmadığını baştan beri söyledim. Haklı çıktığımı da gördük. Mahkemeden tahliyemi talep ediyorum” dedi.

AVUKATTAN TEHDİT İÇEREN SÖZLER

Tutuklu sanıklardan Can Gürkan’ın avukatlarından Abdurrahim Gök ise, Abdurrahim Reyhan El Erzincani’ye  ait ‘Yangın Var’ şiirini okumasıyla savunmasına başlaması üzerine, madenci yakınları tepki gösterdi. Avukat Gök müvekkilinin tahliyesini isteminin ardından mahkeme başkanı ve heyeti hedef alan, “Tutturmuşsun bir yangını ondan başka görmüyorsunuz geçmişte bu tür davalar için verilen kararlar bir kumpas niteliği taşıyor şu anda .Unutmayalım ki keser döner sap döner gün gelir hesap döner” sözleri duruşma salonunda bulunan madenci yakınları tarafından büyük tepkiyle karşılandı.  Mahkeme heyeti ise ara karar için duruşmaya ara verdi. 

SOMA DAVASI 9 AĞUSTOS’A ERTELENDİ 

Ara kararı açıklayan mahkeme heyeti Başkanı Aytaç Ballı, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı tutuklu sanık Can Gürkan’ın, Genel Müdür Ramazan Doğru’nun ve diğer tutuklu 4 sanığın tutukluluk hallerinin devamlılığına karar vererek, davayı 9 Ağustos 2016 tarihine erteledi. 

TEPKİ TOPLAYAN ŞİİR

Yetiş ey keştibânım büsbütün deryada yangın var 
Değil derya yalınız cümle hep sahrada yangın var 
Açıldı bağ-ı vahdet gülleri mest oldu bülbüller 
Zemîn ü âsumân dünyâ ve mâfîhâda yangın var 
Erişti nev-bahâr vakti figâna başladı bülbül 
Değil bülbül yalınız ol gül-i ranâda yangın var 
Kaşınla kirpiğin zülfün beni mest etti ey dilber 
Değil mestane gözler kâmet-i zîbâda yangın var 
Muhabbetden yarattı Ol Habîb'i Hazret-i Mennân 
Değil kim Ol Muhammed Hazret-i Mevlâ'da yangın var 
Hitab-ı "kün fekân" erdi zuhura geldi akl-ı küll 
Felekler gulgule düştü kamu esmada yangın var 
Zemîne indi me'vâdan nice yıllar döküp kan yaş 
Yalınız ağlayan Âdem değil Havva'da yangın var 
Nice yıl hasret-i hicran oduyla yaktı Kenan'ı 
Yanan Yakûb değil gör Yûsuf u Zelha'da yangın var 
Cihan halk olalı göster bana âsûde ahvâlin 
Ki yok bir istirahat esfel ü âlâda yangın var 
Erişti Sâmî-yi Sultân beraber dilber-i rûhân 
Değil yalınız Erzincan Yemen San'a'da yangın var 
Bilinmez Salih'in rengi çalınır tablı gülbangı 
Kurulmuş Kerbelâ cengi yaman gavgâda yangın var

(Fotoğraf: Arşiv)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Haziran 2016 19:14
www.evrensel.net
ETİKETLER Soma Davası