Halkevleri Genel Kurulu ‘Diktatörlüğe karşı’ toplandı

Halkevleri Genel Kurulu ‘Diktatörlüğe karşı’ toplandı

Ankara'da toplanan Halkevleri 24. Olağan Genel Kurulu'unda 'Diktatörlüğün karşısında biz varız' denildi.

Ankara'da toplanan Halkevleri 24. Olağan Genel Kurulu'unda “Diktatörlüğün karşısında biz varız” denildi. İktidarın yanı sıra muhalefetin de eleştirildiği genel kurulda yapılan konuşmalarda, birlikte mücadele vurgusu yapıldı.

Halkevleri 24. Olağan Genel Kurulu "Diktatörlüğün karşısında biz varız" şiarıyla Ankara'da toplandı. Divan Başkanlığı'nı TİHV Sekreteri Metin Bakkalcı'nın yaptığı genel kurula çok sayıda konuk katıldı. CHP ve HDP Milletvekillerinin yanı sıra KESK ve DİSK'e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı ve EMEP, ÖDP, HTKP, EHP SYKP gibi siyasi partiler de genel kurula destek verdi. Burada açılış konuşmasını yapan Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, “Mecliste, Kürt illerinde, Suriye sınırındaki kentlerimizde, yoksul mahallelerde, kent meydanlarında her yerde kavga var. Nasıl olursa olsun o kavga Erdağan diktatörlüğünde simgeleşen gerici yağma düzeni ile halk arasındadır. Bir başkasıyla yan yana görünmemek için Erdoğan'ın politikalarının yanında olmak ya da sessiz kalmak diktatörlüğe yol vermektir” dedi. Erdoğan'ın yeni Türkiye hayallerinin nereden tutulursa tutulsun döküldüğünü belirten Ersoy, AKP'nin halkların direnişi karşısında cansız bedenleri akrep arkasına bağlamaktan, çıplak kadın bedenlerini teşhir etmekten medet umduğunu söyledi. Erdoğan'ın laboaratuarda kan incelemesi istemesine ilişkin sözlerini de eleştiren Ersoy, bu sözleri “Bu zayıflığın tablosudur. Irkçılıktan, mezhepçilikten ve kadın düşmanlığından başka cephaneleri kalmamıştır” diye değerlendirdi.

BOMBALI SALDIRILARA ELEŞTİRİ

Ersoy iktidarın yanı sıra son dönemde artan bombalı saldırılara ilişkin de konuştu. “Bir özgürlük hareketinin intikam eylemlerini kabul edemeyiz” diyen Ersoy, savaşı sivil halka ve kamusal alana genişletmenin halkların ortak mücadelesine zarar vereceğini dile getirdi. Emeğin semayeye, ezilenlerin diktatörlere karşı mücadelesinin büyük bedellere neden olduğunu belirten Ersoy, “Kadınlara, emekçilere gazetecilere, sanatçılara, bilim insanlarına, Almanyada'ki Türklere ve Türkiye'de Kürtlere tek vaadi ölüm olan Erdoğan, şimdi de kıyamete kadar mücadeleden bahsediyor. Davet ettiği kavgaya hazırız. Eeeey Erdoğan kıyamet dediğin ha koptu ha kopacak ve bu halk ayağa kalkacak”diye konuştu.

'TAŞERON İŞÇİ SAYISI 2 MİLYONU GEÇTİ'

Ersoy'un ardından konuk konuşmalarına geçildi. DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, AKP iktidarı döneminde taşeron işçi sayısının 2 milyonu aştığınadikkat çekti. Artan iş cinayetlerine değinerek artık her yıl 5 Soma katliamı yaşandığını söyleyen Çerkezoğlu, Türkiye işçilerinin dünyanın en uzun çalışan, en az tatil yapan ve sendikal haklarını en az kullanan işçiler haline geldiğini ifade etti.

KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse de, “Henüz bir şey kaybetmedik. İş işten geçmedi. Hedefimizi daraltalım, somut görevlerimizi tamamlayalım; işte o zaman onları yıkabiliriz, geri püskürtebiliriz. Yeter ki bir araya gelmeye karar verelim” dedi.

10 Ekim Der Başkan Yardımcısı İhsan Saylan, Halkevleri'nin mücadelelerinde hep yanında olduğunu söyledi ve derneğin kuruluşunda bu sürecin “savaş ve katliamlara artık yeter” deme süreci olmasını istediklerini söyledi.

'BİRLİKTE KAZANACAĞIZ'

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Türkiye'nin artık bir Anayasa ile yönetilmediğini dile getirdi. Başbakan Binali Yıldırım'ın da bunu açıkça ifade ettiğini belirten Kürkçü, “Ya diktatörlük yıkılacak ya da diktatörlük bizi yıkacak. HDP de bundan sonra eskiden oldugu gibi Halkevleri ile omuz omuza olmaya devam edecek” dedi.

Emek Partisi Merkez Yöneticisi Fevzi Ayber, AKP'nin mezhepçilik, milliyetçilik ve dinci gericiliği de arkasına alarak saldırılarına devam ettiğini söyledi. Emek ve demokrasi güçlerinin ise birlikte veya bloklar halinde verdiği mücadeleyle bu gericliği henüz durduramadığını belirten Ayber, “Bizim açımızdan birliktelik çok değerlidir ve mecburiyetimizdir. Sonuna kadar birlikte varız ve birlikte kazanacağız” diye konuştu.

CHP'YE DOKUNULMAZLIK TEPKİSİ

CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz da, demokratik ve özgür kuralları olan bir rejimin kurulmasını zorunlu olduğunu söyledi. Siyasi iktidarın halkın örgütsüzlüğünden güç aldığını belirten Yılmaz, aynı düşman ve aynı çaba içerisinde olduklarını dile getirdi.
EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ise CHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki tutumunu eleştirdi. MHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda AKP ile birlikte hareket etmesinin anlaşılabilir olduğunu belirten Uzun, “Ancak CHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet demesi, Kılıçdaroğlu'nun 'Anayasaya aykrıı ama evet' sözlerini yanlış buluyoruz. Kılıçdaroğlu'na mermi kovanı atılarak yapılan ölüm tehdidi de CHP'nin dokunulmazlıklar konusunda yaptığı yanlışı ortaya koyuyor. Kürt halkına ve vekillerine sırtını dönmeyecek bir demokrasi cephesine ihtiyacımız var” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER Halkevleri