İki kelimelik derinlik:  Derdin incinmesin

İki kelimelik derinlik: Derdin incinmesin

Mustafa Orman’ın ilk kitabı 'Derdin İncinmesin', bazılarının hayatına acıyı, bazıların hayatına pişmanlığı, bazılarının hayatına ise umudu serpiyor

Eylem AYDOĞDU
İstanbul

Aslında kitapta bulunan öykülerin teması kitabın ilk cümlesinde karşımıza çıkıyor. “Dünya, birine acı çektirenler ile sırası gelince aynı acıyı çekenler arasında gidip geliyor.”

Son zamanlarda genç edebiyatçıların içinde en çok öne çıkan isimlerden biri olan Mustafa Orman, İzafı edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yapıyor. Aynı zamanda çeşitli dergilerde öyküleri yayımlanan yazar, ilk kitabıyla geniş bir kitleye hitap edeceğe benzeyen Derdin İncinmesin’le ülkenin nabız atışlarını, yalın bir  dille yorumluyor.

MUSTAFA ORMAN’IN ŞEHİRLERİ

Mustafa Orman’ın öykülerinin şehirleri çaresiz, hüzünlü, cıvıltılı çocuk sesleri yerine, silah sesleriyle yankılanan şehirler… Ve bu şehirlerin kelimeleri algılayışı, anlayışı ayrı… Bu şehirler derdi dahi başka yorumluyor. “Dert sahibiysen, ince düşünceli, gönlü gani, yüzü şen; dert sahibi değilsen, kalbi katı, aklı kaba, acımasızca hayata bakarsın.”

İlk kitabına rağmen derin konulara cesaretle kalem oynatan Orman’ın, öykülerindeki ölüm, intihar fikrini anlatışı ve mekan anlatımları  ile konularını desteklemesi oldukça başarılı bir çizgi yaratıyor. İkinci tekil şahıs kullanımıyla yazdığı kitabı Derdin İncinmesin, okuma hızını hem keyiflendiriyor, hem de akıcılığını sağlıyor; öykülerin geniş diyaloglar içermesi bir yandan bencil bir yazar olmadığını okuyucuya gösterirken, bir yandan da umutsuzluğu yatıştıran bir üslup da belirtiyor. Öykülerin genel yapısında tek kelimelik cümlelere yer veren yazar, bu şekilde  oluşların altını çiziyor. Orman, çağdaş yazımı ile soluk soluğa okunacak öykülerle herkesi tanıştırıyor; ayrıca ilk kitaplarda “fazlaca!” kullanılan benzetme sanatına “farklı” bir dokunuş getiriyor. Örneğin; “Diş” öyküsünde dağ köylerindeki hayat mücadelesini bir diş üzerinden anlatıyor. 

BİR ANNENİN FERYADI: BUNU HAPSE ATMASINLAR!

Derdin İncinmesin’de  Kıvrım, Cızz, Palto, Bulmaca Sayfaları, Dünyaya Gelmeme Fikri, Dut Ağacı, Diş, Güvercini Bileğinden Öp, Herkes Döner Kendine, Levha, Günlüğe Düşmüş Cenin, Taş, Utanç, Koku, Ölümsüz Kimlik, Satıyorum Anasını isimlerinden oluşan toplam on altı öykü yer alıyor. Her birinde ülkemizde yaşanılanlar, yaşatılanlar, hayatta kalmaya çalışanlar, barışa karşı umutsuzluklar, teslim oluşlar, mücadeleler, mücadeleyi unutanlar anlatılıyor. Derdin İncinmesin kitabı,  bazılarının hayatına acıyı, bazıların hayatına pişmanlığı, bazılarının hayatına ise umudu serpiyor.

Doğunun öykülerini Derdin İncinmesin’de toplayan Mustafa Orman evrensel yazarların gözüyle de kendi öykülerini yorumlayarak esprili bir dil yakalıyor. Örneğin; “Palto” öyküsüne Gogol’un, Oğuz Atay’ın Vüs’at O. Bener’in gözünden bakarak yazdıklarına yabancılaşma duygusunu katıyor.

“Dök içinden şöyle şöyle şeylerin masalını” diyen Samuel Beckett’ı dinleyen Mustafa Orman, annesinin hiç “okuyamayacağı” bir kitap yazdığını dile getiriyor ve yine annelik duygusuyla oğlunun yazdıklarından dolayı endişe duyan ve Mustafa Orman için “Bunu hapse atmasınlar!” endişesini yaşayan bir ailenin ferdinin kaleminden çıkan öyküler Everest Yayınları’da ilk adımını atıyor. Yazım hayatına yeni bir kalem kazandıran Everest Yayınları, “olupbitenlerin” götürülerini en yalın haliyle gözler önüne seren, unutulmaması gerekenleri bünyesinde toplayan, duyarlı okuyucuların dikkatini çekecek olan ve empati duygusunu okurken sonuna dek yaşatacak bir kitaba ev sahibi oluyor. 

www.evrensel.net