Yazık

Yazık

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 5 Nisan’da aldığı karar ile Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı.Öğretmen olma imkanları kalmayan öğrencilere gösterilen gerekçe şüphesiz bölümlerde ortaya çıkan öğretmen fazlası.Peki bu bağlamda bizler bu karara şaşır

Ebru Çelik

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 5 Nisan’da aldığı karar ile Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin aldığı pedagojik formasyon programını kaldırdı.Öğretmen olma imkanları kalmayan öğrencilere gösterilen gerekçe şüphesiz bölümlerde ortaya çıkan öğretmen fazlası.Peki bu bağlamda bizler bu karara şaşırdık mı? Hayır.Çok değil;daha geçenlerde ‘bu kadar öğretmene gerek yok,başka iş bulsunlar’ diyen bu ülkenin milli eğitim bakanı değil miydi?Bu dahiyane öneri trajikomik olaylar dizisini başlatan halkanın baş zinciriydi belki de.Fen Edebiyat Fakültelerine yönelik alınan bu kararın gerek öğrenciler gerekse akademik kadro tarafında hoş karşılanmayacağı aşikar.E tabi yeni gelen öğrencilerinin fen edebiyat fakültelerini seçmeyeceği de..Bu fakültelerdeki populasyon düşüklüğü istenilen bir nokta mı yoksa? sorusu da akıllara gelmiyor değil.Neticede alana ait en iyi bilgilerin verildiği söylenen bu çatılardan mezun olan kitlenin bilgilerini aktarma,öğrendiklerini öğretme haklarının elinden alınması ancak talihsizlik olarak nitelendirilebilir.Aslında bu fakültelerin amacı insanlığa yarar sağlayacak beyinler,toplumu kalkındıracak bireyler uzun lafın kısası bir ‘bilim insanı’ yetiştirmek değil mi?Peki amacın dışına çıkılıp bilimsel içerikten uzak ezberci ders sistemi içinde bologna vs benzeri sistemler yüzünden üniversite de kalma yüzdesi çok düşük olan bu öğrencilerin öğretmen olmak istemesi şaşılacak bir durumudur?Bu insanların bir milletin geleceği olan genç neslin eğitimine ortak olmasından daha doğal ne olabilir ki?Fikrimce bahsi geçen konuda bu insanların da söz sahibi olması elzem.Fakat geldiğimiz noktada bunlar tamamen hiçe sayılmış donanımlı insan geriye atılmış hakkı elinden alınmıştır.Unutulan bir nokta var ki formasyon,bölüme gelen pek çok öğrencinin ilk alternatifi olabilmektedir yani öğretmen olmak istemektedir hepsi bu.Ya da akademik olarak kendini yeterli göremeyen öğrencilerin bir alternatifi de olabilir ve formasyon alıp öğretmen olabilirim böyle bir hakkım var da diyebilir.Şöyle ki bu öğrenciler bir şekilde -hakları olan- formasyona bel bağlamış durumdadır.Bu durumda sürekli değişen sistemin içinde bir sağa bir sola savrulup duran bizler alınan bu kararla açıkçası mağduriyetimizin boyutunu anlatamaz duruma dahi gelebiliriz.İleri ki boyutta ise merhaba Türkiye’nin kanayan yarası işsizlik;biz geldik.

Son olarak formasyon konusundaki bir büyük yanılgıya değinecek olursak o da eğitim fakulteleri durumu.Formasyonun kaldırılmasından bu yana kulağıma gelen ‘e iyi oldu eğitim fakültesi mezunları açıktaydı hep bunların yüzünden eğitim mezunları yerleşemiyordu,bölüm mezunu neden öğretmenlik yapsın ki güzel olmuş’ gibi zihniyetlerde asla aramıyorum hatayı.Hata bizi bu hale getirende.Birlikte olmamız gereken zamanda birbirimize düşmemizi sağlayan ta birinci sınıf sırasına oturduğumuz andan bu yana bizi birbirimize rakip olarak gösteren zihniyet ne yazık ki bugün de bu kararla bizi rekabetin içine sürüklüyor.Birbirimizi anlamaktan yoksun bırakıyor.Halbuki bakın bugün Kocaeli Üniversitesi’ndeki bologna sürecine tepki gösterirken eğitimdeki arkadasımla ben yanyana sımsıkı durabiliyoruz.Bizler böyle olalım bu tarz oyunlara mahal vermeyelim,bırakalım gerisini de yeni yeni okullar açtık yeni Fen Edebiyat Fakulteleri açtık yeni bölümler açtık diyenler düşünsün.

YÖK 5 Mayısta bir daha toplanıyor.geri adım atılır mı bilinmez ama bizler artık bir şeylere kurban gitmekten epey bıktık bu kesin.Ama asla umutsuzluğa düşmeyeceğiz ve pes etmeyeceğiz.

Nazım’dan bana benden de tüm öğrenci arkadaslarıma son sözler:güzel günler göreceğiz çocuklar,güneşli günler;inanın çocuklar...

www.evrensel.net