3 yıldır hayatımız  hastane ve adliyelerde

3 yıldır hayatımız hastane ve adliyelerde

Gezi Direnişinin üzerinden 3 yıl geçti. Yaşamları adliye ve hastane arasında geçen Gezideki polis şiddeti mağdurları yaşadıklarını anlattı

Eylem NAZLIER
İstanbul

Türkiye tarihinin en büyük halk hareketlerinden birisi olarak siyasal mücadele tarihindeki yerini alan Gezi direnişinin üzerinden 3 yıl geçti. Gezi eylemlerine yönelik polis şiddetinin mağduru olan Gezi Gazileri Dayanışma Platformu sözcülerinden Aydın Aydoğan ve Erdal Sarıkaya ile 3. yılında Gezi’yi ve verdikleri hukuk mücadelesini konuştuk. 

Aydoğan, yargının baypas edildiğini, kendilerini vuran polisler hakkında hiçbir işlem yapılmadığını söyledi. Erdal Sarıkaya ise 3 yıldır hayatlarının hastane ve adliyelerde geçtiğini vurguladı.  

SEYAHAT FİRMASI BİLET SATMADI

47 yaşındaki  3 çocuk babası Aydın Aydoğan, Gezi eylemleri öncesinde turist rehberliği yapıyordu. 11 Haziran 2013 tarihinde Taksim Meydanı’nda ayağına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı. Aylarca ayağının üstüne basamadı. Tazminat davası reddedildi. Savcılığın ulaştığı 16 şüpheli polis hakkında, İstanbul Valisi Vasip Şahin soruşturma izni vermedi. 3 yıldır süren ve şimdiye kadar 5 savcı değiştiren dosyada Aydoğan, hiçbir ilerleme olmadığını belirtti. Polislere soruşturma izni verilmemesine tepki gösteren Aydoğan, “Karar yargıyı bir şekilde baypas etti. Bundan sonra haklarımızı Anayasa Mahkemesi ve AİHM’de arayacağız” dedi. Gezi’de yaralananlar hakkında polis ve hastaneler tarafından yalan raporlar hazırlandığını söyleyen Aydoğan, “Gaz kapsülü, plastik mermi  ile vurulduğumuza dair belgelerin olmasına rağmen hastane bizim için dayak sonrası diye rapor sundu. 

Polis raporları usulsüz, hastane raporları da bu şekilde. Çoğumuza darp, çarpma diye rapor alınmış. Biz vurulduğumuzda aldığımız raporlar elimizde” dedi. Gezi’den sonra birçok iş değiştirmek zorunda kalan Aydoğan, uzun bir süre düzenli bir iş bulamadığını, tehditler aldığını belirten Aydoğan, “ Bir seyahat firması, bizim kim olduğumuzu bildikleri için bizim firmalarında seyahat edemeyeceğimize karar verdiler ve bilet satmadılar” diye konuştu. 

Gezi ruhunun ölmediğini, bir beden aradığını söyleyen Aydoğan, “Bu ülkenin güzel günler göreceğine dair inancımız var. Karanlık günler bitecek” dedi.

‘GEZİ DE KORKU DUVARINI YIKMIŞTIK’

Plastik merminin isabet etmesi sonucu sağ gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya ise, Gezi direnişine çocuklarının daha özgür bir ülkede yaşaması için gittiğini belirterek, “Gezi halktı. Biz onu orada gördük. Ötekileştirmeye karşı verilen bir süreç. LGBTİ bireyler geldi, taşeron işçi de geldi, 2B yasası mağdurları geldi. Gezi böyle bir şeydi”dedi. Gezi’nin Türkiye açısından bir milat olduğunu ifade eden Sarıkaya, “14 yıllık AKP faşizmi dediğimiz şey insanları kutuplaştırdı. İnsanları öyle bir böldüler ki, şu an doğu ve güneydoğuda katliamlar yaşanırken batı buna duyarsız. Gezi’de bunu yıkmıştık. İşte bu hükümet bu korkuyu yaşıyor” diye  konuştu. Adalete olan inançlarının azaldığını söyleyen Sarıkaya, “Eskiden aileler çocuklarını alır mitinglere giderdi. Şimdi ise korkuyorlar. Polise ‘Git öldür, arkandayım’ diyor, siyasetçi koruyor, hakim, savcı koruyor. Bu ileride yaşanacak katliamların önünü açıyor. Artık öyle bir ülkede yaşıyoruz ki kendi hukukumuza güvenemez hale geldik. Bu ülkenin kimliğini taşıyoruz. Artık bu ülkenin hukukuna ve adaletine güvenmiyoruz. 3 yıldır hayatımız hastane ve adliyelerde geçti. Bu ülkede adalet yeniden tecelli etmek zorunda” dedi.

www.evrensel.net