Bendeniz efendim Piçim

Bendeniz efendim Piçim

Şimdi sizlere kendimi tanıtayım. Bendeniz efendim, Piçim. A hayır hayır efendim, hayır. Zannettiğiniz gibi değil. Az önce zikrettiğim kelime benim soyadım. Tabi biraz farklı. Ama o yüzden hiç değiştirmedim. Hiç unutulmayacak bir isim: Piçim.Bu sözler bir tiyatro oyunundaki karakterlerden birine ait. Uzun zamandır Şişli Endüstr

İmran Kurt – Sinan Tekin

Bu sözler bir tiyatro oyunundaki karakterlerden birine ait. Uzun zamandır Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nin tiyatro grubu olan Şat Tiyatro Topluluğu ile sohbet etmek istiyorduk. Birkaç kez sözleşmemize rağmen birtakım sebeplerden dolayı görüşmelerimiz aksasa da nihayetinde oyun oynarken yakaladık onları. Oyunu izledikten sonra da sahnenin üzerinde sohbetimizi ettik. Grup daha önce Bertol Brecht’in Çek yazar Jaroslav Hasek’in Adsız Asker Şvayk adlı romanından uyarlama oyunu oynamıştı. O zaman “Niçin Bertol Brecht?” diye sorduğumuzda “Faşizme karşı onurlu bir duruşu, dili, amacı insanlara hizmet ettiği için ve ezilenden yana taraf olduğu için” cevabını almıştık. Şimdi de yeni oyunlarının amacının, insanlara kapitalizmi anlatabilmek olduğunu söylüyorlar.

‘TÜM BENLİĞİNİZ DIŞARIDA KALIYOR’

Öncelikle oynamaktan çok zevk aldıklarını söylüyorlar. Oyunları yazın ya da sene başında belirleyip daha sonra rol dağılımı yapıyorlar. Dekorları da belirledikten sonra bir sıkıntı bekliyor onları. Belirlenen dekorları bu salona nasıl getirecekler? Bu sorunun cevabını da hemen veriyorlar: “Tabi ki bunların üstesinden geliyoruz”

Okuldan her türlü desteği aldıklarını belirten öğrencilerin hiçbiri tiyatro eğitimi almamış. Kimisi tiyatroyla ŞAT’la tanışmış, kimisinin ise tek tecrübesi ortaokulda oynadığı oyunlar.
Tiyatronun bambaşka bir şey olduğunu söylüyor öğrenciler: “Salona veya sahneye girdiğiniz zaman tüm benliğiniz dışarıda kalıyor. Kişiliğinizi de, cinsiyetinizi de kapıdan içeri girdiğiniz zaman dışarıda bırakıyorsunuz. Artık sahnede kimi canlandırıyorsanız, osunuz”

Kostümleri ve dekorları birlikte yapmanın sevincini aktarıyorlar: “Kendi emeğimiz olunca her yaptığımızda daha çok mutlu oluyoruz”

OYUN İYİ BİR MESAJ VERİYOR

Bu ara oynadıkları oyun ise Düzmece Müzikal. Öğretmenleri Metin Balay’ın yazdığı bir oyun. Balay, oyunu Bertol Brecht’in Üç Kuruşluk Opera’sından esinlenerek yazmış. Temelinde de kapitalist bir dünyaya Marksist bir eleştiri getiren John Gay’in Dilenciler Operası var. “Düzmece müzikali oynayarak kapitalist sistemi gülmece yoluyla anlatıyoruz. Burada kapitalizme bir mesajımız var” diye anlatıyorlar oyunun amacını.

Oyundaki Kopuk karakteri, para için her işi yapabilecek bir karakter. “Kopuk’u seyircilere göstererek kapitalizmin insanı ne hale getirdiğini, insanları ezdiğini, esirleştirdiğini anlatıyorlar.

Oyun merkez bankasının özelleştirilmesi ihalesiyle devam ediyor. Piçim ve Jilet adlı ihaleye katılan iki rakip ve asılmak üzere olan Jilet’in kurtulmasını sağlayan Amerika’dan gelen mesaj. Ardından Jilet’in ve Piçim’in ortaklığı. Oyun böyle devam ederken Şat Tiyatro topluluğunun bugüne kadar neler yaptıklarını soruyoruz.

ÖDÜLLÜ TİYATROCULAR

Dört sene önce Keşanlı Ali Destanı’nı oynayan grup ilçe çapında birinci, il çapında üçüncü olmuş. Sonraki sene Bernard Marie Koltes’in yazdığı Roberto Zucco’yu oynadıklarında ise ilçede ikinci olmuşlar. Şehir tiyatrolarında da oynayan grup bugüne kadar birçok ödül de almış.

Öğrencilerin bir kısmı tiyatroyu hobi olarak yaparken, bir kısmı da devam edip geleceklerini tiyatro üzerinden şekillendirmek istiyor.

www.evrensel.net