'Erdoğan kadın bedeni üzerinden siyaset yapmayı bırakmalı'

'Erdoğan kadın bedeni üzerinden siyaset yapmayı bırakmalı'

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'yarım kadın' sözlerini eleştirdi.

Parti Meclisi toplantısından önce soruları yanıtlayan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “yarım kadın” sözlerini eleştirdi.

Demirtaş, Erdoğan'ın kadın bedeni üzerinden siyaset yapmayı bırakması gerektiğini belirterek, “Bir kadının anne olup olmayacağına karar verme yetkisi tümüyle kadına aittir. Kocasına, babasına bile ait değildir” dedi. Yüksekdağ da “Bu söz ve yaklaşım kadınların toplumda gelişme kapasitesini, dinamiğini hazmedememenin, tahammülsüzlüğün ifadesi. Bu nedenle kadınların siyaseti daha fazla çekip çevirmesi gerekiyor” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Parti Meclisi toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dokunulmazlıklarla ilgili yasanın neden hâlâ onaylanmadığı sorusunu yanıtlayan Demirtaş, 15 günlük yasal süre olduğunu ve Erdoğan'ın yasayı neden beklettiğini bilmediklerini söyledi. Erdoğan'ın çocuk yapmayan kadınların “yarım” olduğu yönündeki sözlerini değerlendiren Demirtaş, “Gündemi değiştirmek için kadın bedeni üzerinden sık sık yaptığı bir şey. Doğumları veya doğum kontrolünü teşvik etmek hükümet politikası olarak birçok ülkede uygulanıyor ama hiçbir ülkede bizde olduğu gibi bir Cumhurbaşkanı üzerinden kadın onuruna ve bedenine  müdahale edilmiyor. Bir kadının anne olup olmayacağına karar verme yetkisi tümüyle kadına aittir. Kocasına, babasına bile ait değildir. Kadınlar şunu sormalı; Sen kimsin ya? Hangi hukukla, yetkiyle hakla gece gündüz kadınlara hakaret ediyor ve kuluçka muamelesi yapıyorsun? Anayasada, örfümüzde adetimizde böyle bir yetkin yok. Çocuklu olmayan kadın yarımmış. Senin kaç tane torunun var? Demek ki insanlar arzu ettikleri, karar verdikleri kadar çocuk sahibi oluyorlar. Kadın bedeni üzerinden siyaset yapmayı ve gündem değiştirmeyi bırakması lazım. Dinde de  böyle bir şey yoktur. Kaç çocuk yapılacağını hangi kutsal kitap nerede yazmış?” diye konuştu.

'KAN ÜZERİNDEN IRK TANIMLANMASI GERİ KALMIŞ BİR ZİHNİYETTİR'

Erdoğan'ın Almanya Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir hakkında “Kanı laboratuvar testinden geçmeli” sözlerini eleştiren Demirtaş, Cumhurbaşkanının son açıklamasıyla birlikte Türklüğün Türkiye'de bir vatandaşlık kimliği olmadığının ortaya konduğunu söyledi. “Türklüğü kanla açıklayacaksa kendisi laboratuvarda kan tahlili yaptığında ne çıkacak onu da merak ediyoruz. Böyle ırkçı bir söylemi etnik olarak Türk olmayan bir Cumhurbaşkanının Türklük üzerinden ırkçılık yaparak söylemesi de çok hazindir. Bize göre kafatası, kan üzerinden ırk tanımlanması çok geri kalmış bir zihniyettir” dedi. Kişinin kendini kültürel olarak nasıl tanımlıyorsa öyle olduğunu belirten Demirtaş,  cumhurbaşkanının ırkçı, mezhepçi, dinci bir zihniyeti hiç korkmadan ortaya koyabildiğini ifade etti.

NE DİPLOMA VAR NE DE ÜNİVERSİTE ARKADAŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üniversite diplomasına ilişkin de konuşan Demirtaş, "Cumhurbaşkanı adayıydım ve rakiptik. Bizler diploma örneklerimizi YSK'ye verdik. Bu verilmeden aday olamıyorsunuz. Milletvekilliği adaylığında da vermek zorundasınız. Günlerdir, haftalardır bu konu tartışılıyor. Biz konuştukça panikliyor. Ne diploma ne üniversite arkadaşı var ortada. Cumhurbaşkanının söylediği 'Rektör bey arşivi bir karıştır da bizim diplomayı çıkarın' diyor. Aslı sende olması gerekiyor. YSK'nin açıklama yapması lazım. Biz de bu konuda YSK'ye başvuracağız” dedi.

KADINLARIN SİYASETİ ÇEKİP ÇEVİRMESİ GEREKİYOR

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ da Erdoğan'ın “yarım kadın” sözlerini eleştirerek “Kadını sadece annelikle tanımlayan ve çocuğu olmayan kadını yarım ilan eden anlayışın kendisi çeyrek bile olamamıştır. Bunlar erkek egemen siyasi anlayışın söyleyeceği sözlerdir. Kadınların toplumsal ve siyasal yaşamdaki varlığı toplumun bütünselleşmesini ve tamamlanmasını sağlıyor. Tayyip Erdoğan gibi çeyrek zihniyetlerin tamamlanması da ancak kadınların toplumda ve siyasette varlığıyla birlikte olabilir. Erdoğan, aynı zamanda kadını anne olmak ve evi çekip çevirmekle sınırlamaya çalışıyor. Bence bu söz ve yaklaşım kadınların toplumda gelişme kapasitesini, dinamiğini hazmedememenin, tahammülsüzlüğün ifadesi. Bu nedenle kadınların siyaseti daha fazla çekip çevirmesi gerekiyor” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net