İletişim’den  futbol külliyatına iki yeni kitap

İletişim’den  futbol külliyatına iki yeni kitap

İletişim Yayınlarının “Futbol Kitapları” genişliyor. Yayınevi bu kategoriye iki yeni kitap daha ekliyor. Al da At Dercesine ve Romantik Yürekler.

İletişim Yayınlarının “Futbol Kitapları” genişliyor. Yayınevi bu kategoriye iki yeni kitap daha ekleyiyor. “Al da At Dercesine” ve “Futbol Tarihimizin Yeni Devreleri: 1952-1992 Türkiye Futbol” alt başlıklı “Romantik Yürekler”, 10 Haziran’da okurlarla buluşacak. 

19 yazarın futbol üzerine yazdıkları hikâyelerden oluşan “Al da At Dercesine”, futbol ile edebiyatı ve hayatı buluşturan öykülere yer veriyor. 

İki pas yapamayan orta saha, bilmem kaç maçtır gol yemeyen kaleci, rakip sahaya ses hızında geçen Konkord Ziya, Dinamoçükreş’le maça çıkan Cumhur Abi, Dünya Kupası finalini Kars kaşarı yiyerek izleyen aklı havada rockçı… 

Duvar pasıyla, “pardon”uyla halı saha futbolu, rakibin golcüsünü kaçıran çılgın taraftar, kaleci kazağını düzeltiyordu diye golü iptal eden hakem, antrenörlük yapan Borges, Mahmure’yi başkasına kaptıran kulüp başkanı… 

Futbolu halkın afyonu olarak görmeyenlerin, endüstriyel futbola karşı çıkanların, ufak ufak takılanların, sıradan insanların ve figüranların anlatıldığı öyküler. Al da At Dercesine, edebiyatçı gözüyle futbol. Neşeli, oyunbaz ve âşık. 

Derlemede Alper Atalan, İlyas Barut, Murat Başekim, Emre Bayın, Can Belge, Bülent Çallı, Mustafa Çiftci, Necdet Dümelli, Serhan Ergin, Mahir Ünsal Eriş, Ayla Duru Karadağ, Giray Kemer, Ercan Kesal, Işıl Kocaoğlan, Kıvanç Koçak, Yekta Kopan, Hakan Kulaçoğlu, Akif Kurtuluş ve Bağış Erten yazılarıyla yer alıyor. 

ROMANTİK ÇAĞIN SON SİLAHŞORLARI

Mehmet Yüce Türkiye futbol tarihini derinlemesine incelediği çalışmasının üçüncü ve son cildi Romantik Yürekler’de 1952’den 1992’ye varan kırk yıllık bir dönemi ele aldığı bu çalışmasında, futbol tarihimizin bilinmeyen tüm yönlerini açığa çıkarırken, unutulmaz hikâyeleri ve artık her biri birer efsaneye dönüşmüş kahramanlarıyla okuyucusunu da bu romantik dünyanın içine katıyor. 

“Fenerbahçe’ye yarı finalde Benfica çıktı… Radyodan dinlemiştim maçı, goller peş peşe geliyordu… Maçın ertesi günü sokakta konuşurken, arkadaşlardan biri ‘Yahu’ demiş, ‘Bir gol de biz atalım bütün misketlerimi vermeye razıyım.’ Diğeri atıldı: ‘Ben de hazırım vermeye gazoz kapaklarımı, hem de Ali Kemâl’i, Gökmen’i, Ziya’yı, Kör Tuğrul’u.”

’50’lerden ’60’lara uzanan kesit, tam anlamıyla romantik dönemdir. Sonra, masumiyeti bitiren yeni çağ başlıyor. Aslında ikisi arasında bir geçiş var; arada “romantik çağın son silahşorları” misali bir Metin-Ali Feyyaz mesela veya bir Trabzonspor çıkabiliyor... Yeni çağ tam olarak, Metin Oktay’ın rekorunu kırması için Tanju Çolak’a ikram edilen kolay golle başlıyor Yüce’ye göre. (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net