01 Haziran 2016 14:27

İşkenceli gözaltıya takipsizlik verilmesine tepki 

Gezi direnişini sırasında Gazeteci Gökhan Biçici'nin işkenceyle gözaltına alınması ile ilgili hukuki süreç takipsizlikle sonuçlandı.

İşkenceli gözaltıya takipsizlik verilmesine tepki 

Paylaş

Gezi direnişini sırasında Gazeteci Gökhan Biçici'nin haber takibi yaparken Şişli'de işkenceye uğrayarak gözaltına alınması ile ilgili hukuki süreç geçtiğimiz günlerde "takipsizlikle" sonuçlandı. Konuyla ilgili Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nde avukatı Metin İriz'le bir basın toplantısı düzenleyen Gazeteci Gökhan Biçici sürece ilişkin bilgi verdi. Açıklamaya Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş da destek verdi. 

Gökhan Biçici açıklamanın başında süreci özetleyerek gazeteciler olarak Gezi sürecini yakından takip ettiklerini ancak çeşitli baskılara maruz kaldıkların ifade etti. 

Biçici gazetecilerin Gezi sürecinde yoğun baskılara maruz kaldığını vurgulayarak şunları söyledi: “Yüzlerce gazeteci sokaklarda şiddete uğradı, haber takip etmek daha zorlaştı, ben de o süreçte İstanbul Emniyeti'nin baskılarını en sistematik yaşayan gazetecilerden birisi oldum. Başından itibaren hedef alınarak yakın mesafeden gaz fişeğiyle vurulma, gözaltına alınma gibi engellemeye maruz kaldım. Haber takip ederken kullandığım araçlar elimden koparılıp alınmaya çalışıldığı için buna izin vermediğim için dövüldüm, yerlerde sürüklendim, hukuksuz bir şekilde gözaltına alındım. Mahalle halkı, sakinleri buna tanıklık etti, tepki gösterdiler, kayda aldılar, fotoğraflarını çektiler ve bir anda o vaka bütün dünyaya yayıldı, ancak bu kadar bariz bir vaka olmasına rağmen hukuki bir sonuç yaratamadı. Cezasızlık tutumunun çarpıcı bir örneği oldu. Gelinen noktada Anayasa Mahkemesi'ne başvurumuz olacak. Ben kendi adıma bu süreci en son noktaya kadar takip edeceğim, çünkü bu noktada sonuç almak başka meslektaşlarımın hak savunma ve adalet arayışını kolaylaştıracaksa misyonumuzu yerine getirdik sayacağız kendimizi, önümüzdeki günlerde AYM'Ye başvuracağız ve bunu da gündemde tutacağız.” 

Gökhan Biçici'nin avukatı Metin İriz, Biçici’nin 16 Haziran 2013'te görevini yaptığı sırada gözaltına alındığını ve işkenceye maruz kaldığını belirterek: “Hem savcılıkta kendisinin şüpheli olarak ifade verdiği aşamada da olayı çok ayrıntılı anlatıp şikayetçi olduk. Ancak savcılık tarafından bizim şikayetimize ilişkin her hangi bir işlem yapılmadığı görünce de tekrar suç duyurusunda bulunduk. İlk baştaki beyanımıza her hangi bir araştırma yapılmadığı ve delil toplanmadığını gördük. Bu başvuruda da o aşamada da savcılık makamına ifade verdik ve vermiş olduğumuz bu ifadelerde de bizde bulunan fotoğrafları, sosyal medyadan elde ettiğimiz ve Gökhan'ın özellikle gözaltına alınırken maruz kaldığı işkence ve kötü muamelenin görüntülerini hem müfettişlere hem de savcılık makamına verdik. Yine doktor raporu da vardı. Doktor raporunda da işkence ve kötü muameleye dair delalet vardı. Bunları da verdik. Ancak bu yapılan soruşturmada çok sayıda savcının değişmesine rağmen herhangi bir etkili ve yeterli soruşturma yapıldığı görmedik. Hiç bir ilgisi yokken yine o dönem şikayetçi olan başka vatandaşların dosyalarıyla birleştirilip görev alan savcı tarafından herhangi bir etkili soruşturma yapılmadan takipsizlik kararı verildi. Türkiye açısından Anayasa Mahkemesi'ne başvuru dışında bir yol bırakmıyor. Biz de çalışmalarımızı tamamladık AYM'ye konuyla ilgili başvurumuzu yapacağız” dedi.

 Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş Gezi direnişinin gazeteciler üzerindeki baskıların dışa vurumu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Dün Gezi direnişinin üçüncü yıl dönümüydü ama Türkiye'de basın özgürlü açısından durum değişmedi. Belki dayak yiyen gazeteci sayısı azaldı ama cezaevindeki gazeteci sayısı arttı. İşsizlik giderek arttı bu üç yıl içinde. Medya sektöründe işsizlik oranı yüzde 18'lere çıktı. Yine kayyumlar atandı, gazetelere el konuldu. Bu ve benzeri bir çok şey yaşandı. Dayanışma eylemi yapan insanlar dahi soruşturmalara maruz kaldı. Cumhurbaşkanlığına hakaretten sayısız gazeteciye dava açıldı. Can Dündar örneğinde olduğu gibi tutuklama, davaların yanı sıra silahlı saldırını hedefi oldu. Benzer vakalar yaşandı. Gökhan da mahkemelerde bu işi takip ediyor. Ama gidin Çağlayan Adliyesi'ne her gün onlarca gazeteci mahkemelerde ifade veriyor, haberlerini savunmak zorunda kalıyorlar. Türkiye'de basın özgürlüğü açısından gerileme devam ediyor. 180 ülke arasında 151'inci sıraya geriledi. Biz üç yıl önce de Gökhan'ın ve diğer gazetecilerin yanında olmuştuk bundan sonra da hem Gökhan'ın hem de diğer gazetecilerin yaşadığı sorunlar karşısında TGS olarak yanlarında olacağız.” (MEDYA SERVİSİ)
 

ÖNCEKİ HABER

Opera ve bale salonu sayısı yüzde 26,7 azaldı

SONRAKİ HABER

Ersur Tekstil işçileri işsiz kalma kaygısı yaşıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa