Dilekçeyle ortaya çıkan katliam!

Dilekçeyle ortaya çıkan katliam!

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 2007’de bir dershanede öğretmenlik yapan Kerem Ölmez’i kan davası nedeniyle öldürdükleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan sanıkların, mahkemeye gönderdiği dilekçede devletin yanında yer aldıklarını göstermek için anlattıkları 1990 yılındaki bir olay aileleri hareket

Sami Yılmaz

Kerem Ölmez 2007 yılında kan davasından öldürülmüştü. Ölmez’in öldürülmesinden sonra tutuklanan ve Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanıklara, “‘Kasten kan gütme adam öldürme” ve “Kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçlarından 24 Ağustos 2010’da ceza verilmişti. Tutuklu Sanık Naif Çakmak’a 47 yıl, Cengiz Çakmak ve Faruk Çakmak’a ise 24’er yıl hapis cezası verildi. Aynı dosyada yargılanan ve firari olduğu için ifadesi alınmayan İsmail Çakmak’ın dosyası ise ayrıldı. Sanıkların avukatları sanıkların iyi Türkçe bilmedikleri ve savunmalarının Kürtçe alınması için yaptıkları temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay tarafından bozulmuştu.

DEVLETE YARANAYIM DERKEN!

Ancak Yargıtay tarafından bozularak tekrar Hakkari’ye gönderilen dosyada skandal bir gelişme yaşanmıştı. Sanıkların el yazısı ve ek resmi belgelerle mahkemeye sundukları dilekçede, devletin yanında olduklarını göstermek için başvurdukları yöntemle 1990 yılında Yüksekova’ya bağlı Aşağı Uluyol köyünde Uludereli olan Ömer Ürün, Mehmet Ürün, Mahmut Ürün, Salih Ürün, Ömer Kaçan, Sıddık Aykut ve Mehmet Aykut’un infazına ilişkin de bilgiler vermişti. Tutuklu sanıkları verdikleri dilekçede, “Biz Çakmak ailesi hiçbir zaman devletimize ihanet etmedik. Hep devletimizin yanında yer aldık. Benim amcamın oğlu olan Ethem Çakmak köyümüzün korucubaşı olarak görev yapıyordu. Bu süreçte çok önemli operasyonlara imza atmıştı ve hatta 1990 yılında 7 PKK’li teröristi öldürerek görevini en iyi şekilde yerine getirmiştir. Ancak amcamın oğlu Ethem Çakmak PKK teröristleri tarafından şehit edildi. Gerekli belge ve bulgular mevcuttur” ifadelerine yer vermişti.

AİLELER DAVAYA MÜDAHİL OLUYOR

Sanıkların itirafların basına yansımasından sonra öldürülen mağdurların aileleri davaya müdahil olmak için harekete geçti. Yaşanan katliamda 7 yakınını yitiren Mehmet Ürün, katillerin ortaya çıktığını belirterek, sorumluların ortaya çıkarılarak cezalandırılmasını istedi. O dönemde cenazeleri almak için çok mücadele ettiklerini, ancak cenazelerin dahi kendilerine verilmediğini anlatan Ürün, “O dönemde herkes 7 kişinin sivil olduğu ve bu çete tarafından öldürüldüğünü biliyordu. Fakat baskılardan dolayı kimse sesini çıkaramıyordu” dedi.

Yıllardır verdikleri mücadeleyi bundan sonra da sürdüreceklerini belirten Ürün, ortaya çıkan belgeler üzerine dosyaya müdahil olmak için gerekli başvuruları yapacaklarını dile getirdi.

BİR MEZARIMIZ BİLE YOK

Öldürülen Salih Ürün’ün kardeşi Kerem Ürün ise, kardeşi ve diğer 6 kişinin sivil olarak gözaltına alınmasına rağmen daha sonra “terörist” denilerek öldürüldüklerini kaydetti. Kardeşinin de içinde bulunduğu 7 kişinin işkence sonucu öldürüldüğünü ve cenazelerinin dahi kendilerine verilmediğini ifade eden Ürün, sorumluların ortaya çıkmasını isteyerek, “Bir mezarımız bile yok. Devlete, adalete güveniyorum ve yardım bekliyoruz en azından mezarlarımızı öğrenmek istiyoruz” diye konuştu.

Yüksekova MEYA-DER Temsilcisi Sadullah Düzen ise, 1990 yılında 7 sivilin katliamı ile ilgili görgü tanıklarına ya da bu konuda bilgisi olan insanlara gerekli mercilere bilgi verme çağrısında bulunarak, olayın artık ortaya çıkarılmasını istedi. Düzen, bu olayın bütün boyutlarının ortaya çıkarılması durumunda diğer birçok olayında aydınlatılabileceğini dile getirdi. (HakkariDİHA)


‘ÖLDÜRÜLEN 7 KİŞİ PKK’Lİ DEĞİL SİVİLDİ’

Sanıkların dilekçelerinde PKK’li diye sözünü ettikleri 7 kişinin Uludereli ve sivil oldukları daha önce DİHA tarafından haberleştirilmişti. 19 Ocak 2010’da yapılan haberde dönemin İHD Yöneticisi Bahattin Keremoğlu, “1990 yılında Yüksekova’da çalışan ve kim olduğunu bilmediğimiz Azat kod adını kullanan Casım isimli kişi ile Korucubaşı Hetem Çakmak ve Kadri Ören, o dönemde beraber kaçakçılık yaptıkları 7 Uludereliyi, dönemin Alay Komutanı Ali Kiraz’a PKK’li diye ihbar ediyor. Daha sonra Yüksekova ilçesinin Esendere beldesine bağlı Aşağı Uluyol (Tilorana jêrî) köyünün arkasına çağırılan Ömer Ürün, Mehmet Ürün, Mahmut Ürün, Salih Ürün, Ömer Kaçan, Sıddık Aykut ve Mehmet Aykut burada jandarma tarafından alıkonuluyor” demişti. Ömer Ürün’ün burada Ali Kiraz tarafından öldürüldüğünü öne süren Keremoğlu, köye getirilen 6 kişiden Mehmet Ürün’ün, kaynayan su kazanının içine atıldığını belirtmişti. Keremoğlu, 7 kişinin Yüksekova Bajêrgeh Mezarlığına gömüldüğünü ve yerlerinin de belli olduğunu kaydetmişti.

www.evrensel.net