Diyarbakırlılardan Erdoğan'a: Barış demeyeceksen gelme

Diyarbakırlılardan Erdoğan'a: Barış demeyeceksen gelme

Diyarbakırlılarla Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın yarın gerçekleşecek ziyaretini konuştuk.

Hasan AKBAŞ
Fırat TOPAL
Diyarbakır

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ‘toplu açılış’ adı altında Diyarbakır’a geliyor. Sur’a  1 kilometre mesafede bulunan Diyarbakır Valiliği önünde konuşacak olan Erdoğan’ın gelişini Sur’da yaşayan ve çatışmalar sırasında mağdur olan yurttaşlara sorduk. Yurttaşlar Erdoğan’ın şimdiye kadar batıda yaptığı Sur’a yardım iddialarını yalanlarken, “Barış ve çözüm demeyeceksen gelme” dedi.

Özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Diyarbakır başta olmak üzere bölge illerinde başlayarak devam eden katliamlar ve yıkımların ardından Diyarbakır’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın burada ne mesaj vereceği henüz bilinmiyor. Diyarbakır’da Erdoğan hazırlığı günler öncesinden başladı. Büyük patlama yaşanan ve 17 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilen Tanışık köyüne Erdoğan tarafından ziyaret gerçekleştirileceği ve Erdoğan’ın kente havadan ulaşım sağlayacağı, bunun için de köye helikopter pisti hazırlandığı belirtiliyor. Diyarbakır Valiliği çevresi trafiğe kapatılırken, birçok noktaya zırhlı araçlar ve ağır silahlı polisler konuşlandırıldı. Diyarbakır’ın neredeyse her yerinde yoğun bir güvenlik ortamı oluşturuldu. Her fırsatta çatışmalı ortamın sonlanmayacağının işaretlerini veren Erdoğan’ın gelişi öncesi Sur’da yaşayan yurttaşlarla konuştuk.

‘YASAK KALKTI AMA BASKI SÜRÜYOR’

Sur esnafından Recep Kumru, “Bu kadar tankla topla evlerimiz yıkıldı. Cumhurbaşkanı batıda çok farklı şeyler söylüyor. Neyin ne olduğunu biz gözlerimizle görüyoruz. Görülen şeyle kulaktan duyulan şeyin bir olması imkansız. Burada aşırı psikolojik baskı var. Hem esnaf olarak, hem halk olarak bu baskının bir an önce bitmesini istiyoruz” dedi.

Kumru, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasına rağmen üzerlerindeki baskının devam ettirildiğini belirterek ciddi iddialarda bulundu. Kumru, “Örneğin Sur’da iki kapıda her gidiş gelişte arama yapılıyor. İnsanlar tahrik ediliyor. Ben yöresel kıyafetler üzerine çalışan bir esnafım bu konuda çok rahatsız ediliyorum. Üç renk elbiselerimi kaldırıyorlar. Her gün baskı var. Her gün gelip kontrol ediliyorum. Dün de geldiler üç renkli elbiselerimi kaldırdılar. Halay mendillerini dahi topladılar, başa bağlanan bir ipi bile tahammül edemeyip kaldırttılar. Tüm bunları yaşarken Cumhurbaşkanı gelip bize ne söyleyecek? Cumhurbaşkanı neye geliyor ne gerekçe ile geliyor. Ben inanmıyorum bizi düşündüğüne. Ne hale geldik yahu. Kimse görmüyor mu?” diye konuştu.

‘ESNAFA DESTEK VERİLMEDİ’

Şahabettin Çali de esnaf. Abluka ortamı başladığından itibaren binlerce liralık mağduriyet yaşadığına vurgu yapan Çali, “Esnafa destek veriliyor, esnaf mağdur edilmeyecek dediler. Bunların hepsi lafta kaldı. Yani biz burada 6 ay iş yapamadık. Mağduriyetimiz oldu hangi kapıya gidiyorsak geri dönüyoruz. Hiçbir destek yok sadece batıya gidip de konuşuyor, ben bunu yapıyorum, diyor ama hiçbir şey yok.  Doğuya gelindiği zamanda burada bize verilen hiçbir destek, hiçbir katkı yok. Mağduriyetimizle, sıkıntılarımız baş başa kalmış durumdayız. Biz değil bütün esnaf da öyle. Hangi esnafın ağzını açarsan ise kan ağlıyor” diyor.

‘ÇÖZÜM İÇİN SÖZ SÖYLENMELİ’

Erdoğan’ın gelişinin batıya yönelik bir propagandadan ibaret olduğunu söyleyen Çali, “Yine bize ağzına geleni söyleyip gidecek. Hâlâ ’90’lar yöntemiyle davranılıyor. Buraya geliyorsa bizim talebimiz bu ateşe bir su serpilmesidir, bu savaşın bir son bulmasıdır. Evet başta çözüm süreci dedi milleti kandırdılar. Şu an çözüm süreci yok, dokunulmazlıkları da kaldırıyorlar. Zaten buradaki yaşam çaresiz ne yapacağımızı bilmiyoruz.  Bu dokunulmazlıklar kaldırıldığı zaman da ortalık hiç iyi olmayacak öyle görünüyor. Madem Cumhurbaşkanı buraya geliyorsa barış için gelmesi lazım, çünkü her gün o kadar insan ölüyor, gençler ölüyor. Bu gün onlar ölüyor yarın biz öleceğiz. Buraya geliyorsa iyi çözümlerle, iyi projelerle gelsin. Barış sürecine bir açık kapı bırakması lazım. Böyle gelmedikten sonra boşuna geliyor. Gelmesinin de bir anlamı yoktur. Bizim ondan beklentimiz budur” şeklinde konuştu.  

‘SOMUT ADIM BEKLİYORUZ’

“Öncelikle Cumhurbaşkanının bize geliş ziyaretinin Kürt halkı için olmadığını düşünüyorum. Yani bizi ilgilendiren bir şey yok. Cumhurbaşkanının ağzından barış ve çözüm çıksın ben de utanayım” diyen İlyas Maçin ise, “Acı üstüne acı yaşatılıyor. Yeter” dedi.
Cumhurbaşkanını artık Diyarbakır’da kimsenin istemediğini belirten Maçin, “Barış ve çözümden yana olsaydı şu an belki başka şekilde karşılardık ama bu halkın mağduriyeti ortada. Bu mağduriyetin de ziyaretlerle giderileceğini düşünmüyorum ben. Biz artık somut adımlar istiyoruz. Bizim hakkımız var ve onu istiyoruz. Biz istedikçe o savaş mı açacak? Yeter, gerçekten yeter” diyor. Aylardır esnaf olarak mağdur olduğunu söyleyen Maçin, “Sadece maddi mağduriyet yaşamıyoruz. Bu mağdurluk, o kadar insanının ölümü ve burada nefes alınamayacak hale gelmektir. Bunlar yaşanırken, kendi halkı bu haldeyken bence bir ziyaretin anlamının olmadığını düşünüyorum. Barışa dair bu insanların ölümlerinin önüne geçilmesi için ne gerekiyorsa onu söylesin burada. Benim talebim odur. Kürt halkını öldürmekle bu işin çözülemeyeceğini onlar da biliyor. Küçük bir esnaf olarak en az 20-30 bin zararım var. Kimse gelip bunu sormuş, zararımızı da karşılamış değil. Destek verildiğini biz televizyonlardan duyduk. Ama bu mesele değil. Tamam biz geçinme savaşı da veriyoruz ama savaş varken, ölümler varken bu en son gelen şey. Barış olmadığı takdirde her şekilde halk mağdur. Bu onun göstergesi. Onun için söylüyorum. Batıda yaşayanlar da mağdur. Onların cebinden çıkıyor bu para. O yüzden hem devletin hem halkın barış yolunu tercih etmekten başka şansı yok”  diye konuştu.

‘YETER BARIŞ GELSİN RAHAT EDELİM’

Askeri Gökgözü isimli yurttaş da, “Ben elektrik işi yapıyorum. Yaşlıyım ve başka gelirim yok. Buradan çıkın dediler size yardım edeceğiz, zararınız karşılanacak dediler. 4-5 ay ayrıldık buradan gitmediğim yer kalmadı. En sonunda bana bin lira verdiler. Ben evimi taşıdım. Başka yerde ev tuttum. Sadece ev depozitosu ve taşımaya gelene kadar o para bitti. Elde yok avuçta yok. Ne çektiğimizi kimse bilemez. Bunları düşünürken insanlar ölüyordu. Cumhurbaşkanını izliyoruz o başka şeyler söylüyor. Ben gerçekten bıktım. Ömrüm bunlarla geçti. Cumhurbaşkanı geliyorsa bu sözlerimizi duysun. Bizi temsil edenlerle oturup konuşsun. Kendi başına çözemez. Barış gelsin hepimiz rahat edelim” diye konuştu.

www.evrensel.net