Üniversite öğrencilerine tahliye yok

Üniversite öğrencilerine tahliye yok

'Örgüt üyeliği' iddiasıyla 6’sı tutuklu 14 öğrencinin yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

“Örgüt üyeliği” iddiasıyla 6’sı tutuklu 14 öğrencinin yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tutuklu öğrencilerin tahliye talebini reddederek duruşmayı erteledi.

Duruşmada tutuklu öğrenciler Çağrı Kurt, Jülide Yazıcı, Mehtap Demirci, Heja Türk, Sinem Oğuz, Şilan Okut’un yanı sıra tutuksuz yargılanan 3 sanık da hazır bulundu. Akademisyen Esra Mungan ve Meral Camcı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen, öğrencilerin aileleri ve arkadaşları da duruşmayı izlemek üzere salondaydı.

14 kişinin 5 yıldan 10 yıla kadar hapsinin istendiği iddianamede Boğaziçi Üniversitesi Kampüsü otoparkında ele geçirilen ikiz plakalı otomobile Diyarbakır Lice’de bomba düzeneği hazırlandığı, İstanbul’a getirilen otomobilin, iki şüpheli tarafından Boğaziçi Üniversitesi otoparkına bırakıldığı ifade ediliyor.

Duruşmada başka bir suçtan tutuklu bulunan Metin Arslan SEGBİS’le bağlanarak savunma yaptı. Arslan, örgüte gönüllü olarak yardım etmediğini, Lice’ye götürdüğü aracın ne amaçla kullanılacağını bilmediğini, sanıkları da daha önceden tanımadığını söyledi. Kürtçe savunma yapan Sinem Oğuz’un savunması tercüman aracılığı ile Türkçe’ye çevrildi. Oğuz, herhangi bir siyasi grupla bağlantısı olmadığını belirterek eylem hazırlığında olduğu iddiasını da reddetti. Çalışmak için İstanbul’a geldiğini ve iddia edilen araçla ilgili bir alakası olmadığını söyleyen Oğuz, ailesi tarafından baskı gördüğü için sahte kimlik taşıdığını söyledi. Diğer sanıklar da bir önceki duruşmada savunma yaparak üzerlerine atılı suçu kabul etmemiş ve tahliyelerini talep etmişlerdi.

‘BOMBALI ARAÇTAN SÖZ EDİLİYOR BOMBA YOK’

Avukat Sidar Öztürk, Sinem Oğuz’un savunmasının Türkçe’ye doğru çevrilmediğini belirterek, konuşmanın yeniden deşifre edilmesini talep etti. Öztürk, müvekkilinin örgüt üyesi olduğu yönünde bir delil olmadığını belirterek, “Örgüt üyeliğine ilişkin istihbarat bilgisinden söz ediliyor iddianamede ancak öyle bir bilgiye rastlamadık. 2 ay teknik takibe alınmış ancak hiçbir şeye rastlanmadı. Kaldığı evlerde de örgüt üyeliğine dair bir belge bulunamadı” dedi. Öztürk, Sinem Oğuz’un tahliyesini istedi.
Öztürk’ün ardından savunma yapan avukat Levent Pişkin de savcının dosyaya hakim olmadığını söyleyerek müvekkillerinin mağdur edildiğini belirtti. Pişkin, “Dosyadaki tüm deliller toplanmış, birkaç tanesi bilirkişi sonucu bekliyor. Yakalanamayan şüphelilerden biz değil kolluk kuvvetleri sorumlu. Birileri yakalanamıyorsa bunun mağduriyetini bu tutuklu sanıklar yaşayamaz” dedi. Pişkin, tutuklu sanıkların tahliye edilmesini istedi.

Avukat Hüseyin Boğatekin de Yargıtay kararlarını hatırlatarak, “Sinem Oğuz’un bombalı eylem yapacağı diğerlerinin de ona yardım etmekten tutuklandığı iddia ediliyor. Ancak Oğuz’un örgüt üyesi olduğu yönünde tek bir delil yok. Birincisi çözülmeden ikinci iddia da çözülemiyor. Bombalı araçtan söz ediliyor, bomba yok” diye konuştu. Boğatekin de tüm tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını talep etti.

Savcı, tutuklu şüphelilerin üzerine atılı suç ve mevcut delil durumu ile aranan sanıkların bulunamamasını göz önünde bulundurularak tutukluluk hallerine devamı yönünde görüş bildirdi. Mahkeme, tutuklu öğrencilerin tahliye talebini reddederek davayı 18 Temmuz’a erteledi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER Sinem Oğuz