‘İlhan Çomak davasında  22 yıldır hukuk katli var’

‘İlhan Çomak davasında 22 yıldır hukuk katli var’

İlhan Çomak davası öncesi konuştuğumuz ağabey Nazım Çomak, 22 yıldır hüküm kurulamayan davanın hukuki değil siyasi olduğunu vurguladı.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

‘PKK adına orman yakmak’ ve ‘örgüt üyeliği’ suçlamalarıyla 22 yıldır tutuklu yargılanan İlhan Çomak davasına 1 Haziran’da devam edilecek. Duruşma öncesi davanın seyrini konuştuğumuz ağabey Nazım Çomak, 22 yıldır hüküm kurulamayan davanın hukuki değil siyasi olduğunu vurguladı.

Ağabey Çomak, geçen yıllar içinde suçlamaların tek tek çöktüğü dava için şunları söyledi:   “Gerçekleşen olay yok, ölüm, öldürme yok, eylem yok, silah yok, talimat alıp vermek yok, örgüt bağı yok... Bu kadar yok karşısında ‘bölücü faaliyette’ bulunma iddiası var...”

Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından 2000 yılında müebbet hapis cezasıyla sonuçlanan İlhan Çomak davası, AİHM’nin 2007 yılındaki adil yargılama ilkesinin ihlali kararı ve 2013 yılında çıkan “Yeniden Yargılama yasası”yla birlikte yeniden  başlamıştı. 

SABİT GEREKÇE: DELİLLER KARARTILABİLİR 

İlhan Çomak, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünde öğrenciyken gözaltına alındı. Gözaltına alındığında henüz 21 yaşında olan Çomak, 18 günlük gözaltı sürecinde ağır işkenceler gördü. Tutukluluğunun üzerinden geçen 22 yıl Çomak’ın bedenindeki işkence izlerini silemedi. İşkenceyle düzenlenen polis fezlekeleri ise onu yıllarca cezaevinde tutan iddianamede kullanıldı. 22 yıldır ‘delil karartma’ şüphesiyle tutuklu yargılanan Çomak’ın ailesi yasal haklarını talep ediyor. Ağabey Çomak, “3 yılı aşkındır ‘Yeniden yargılanma’ yasası çıktı. AİHM kararı ise 2007 yılına dayanıyor. Ancak İlhan hâlâ tutuklu yargılanıyor. Burada gördüğümüz şu ki, İlhan’ı yeniden yargılamada bu kadar isteksiz olan mahkeme heyeti aslında yeniden yargılamıyor, yargılamayı tekrarlıyor. Yapılan yargılama hukuki değil tamamen siyasidir ve hukukun katlidir. Yapılan ulusal ve evrensel hukuka aykırıdır ve suçtur” diyor. 

SUÇ YOK CEZA VAR

‘Orman yakma’ iddiası ile Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından tutuklanan İlhan Çomak’ın serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Nazım Çomak, “22 yıldır devam eden adaletsizlik ve hukuksuzluk var. DGM, İlhan’ı ‘orman yakma’ iddiası ile tutukladı. Ama aynı suçlamadan DGM tarafından beraat ettirildi. İlhan, DGM için Kürt sorununa bir şekilde bulaşmış, öğrenci faaliyetleri içinde yer alan biriydi ve yargılanmalıydı” dedi. 
Çomak’ın orman yakma suçlaması dışında Bingöl’ün Genç ilçesindeki olaylara katıldığı ve bu olaylar esnasında askerlerin hayatını kaybettiği iddia edilmişti. 1995 yılında mahkeme Genel Kurmay Başkanlığına o eylemleri sormuştu. Genelkurmay ise verdiği cevapta bahsedilen olayların kentte hiç yaşanmadığını söylemişti. Ağabey Çomak, o dönem mahkemenin de “İddia edilen olaya karıştığı kesinlikle kanıtlanmamıştır” dediğini ancak polis tutanaklarının esas alınarak, İlhan Çomak’ın mahkum ettirildiğini söyledi. 
Kardeşi hakkında suçlamalara ilişkin somut tek bir delil olmadığını vurgulayan ağabey Nazım Çomak, “Gerçekleşen olay yok, ölüm, öldürme yok, eylem yok, silah yok, talimat alıp vermek yok, örgüt bağı yok... Bu kadar yok karşısında ‘bölücü faaliyette’ bulunma iddiası var... Tüm bunları göz önünde bulundurarak DGM’nin verdiği bu kararın bir an önce giderilmesi gerekiyor” dedi. 

‘ŞAİR VE ŞİİR ÖZGÜR KALSIN’

Yeniden yargılama yasasının yürürlüğe girmesi ile Balyoz, Şike ve Salih Mirzabeyoğlu davalarında yargılanan sanıkların duruşmalara çıkmaksızın cezaevinden salıverildiklerini hatırlatan  ağabey Çomak, “Ailesi olarak yasal hakkımızı istiyoruz. Bu davalardaki sanıklar tutuksuz yargılandı ve beraat ettiler. Bunların dosyaları İlhan’ın dosyası ile aynı statüdeydi. Ama onlar bırakılırken İlhan tutuklu yargılanıyor. Kaldı ki İlhan için AİHM’nin kararı var. Ama bu ülkenin mahkemeleri sanığın etnik kimliğine, siyasal duruşuna göre farklı kararlar alabiliyor” dedi. 

İlhan Çomak davasında hem insan hakkı hem de hukuki ihlaller olduğunu ifade eden ağabey Çomak, kamuoyuna davaya sahip çıkma çağrısı yaptı ve şöyle devam etti: “İlhan yaşamının yarısından fazlasını ve tüm gençliğini cezaevinde geçirdi. Devletin ve mahkemelerin soğuk duvarlarını çok iyi biliyoruz. Kendi yasalarını dahi hiçe sayan bu sistemle 22 yıllık hukuk mücadelesi bize oldukça tecrübe kazandırdı. İhtiyatlı davranmak zorunda olduğumu biliyorum ama umudumu da yitirmiyorum. O özgürlük İlhan’a, o özgürlük bize gelecek elbet... Bize diyorum çünkü tutsak edilen bir İlhan değil biziz de... Aydınlar, yazarlar, çizerler, hukukçular, bu ülkenin güzel yürekli insanları, tam 22 yıla yakındır hukuksuz bir şekilde içeride tutulan, zindan karanlığına teslim olmamış, şiire dokunmuş, şiir yürekli İlhan Çomak davasına sahip çıkın ki şair ve şiir özgürlüğüne kavuşsun. Son olarak İlhan’ın sözüyle bitirmek istiyorum. ‘Adalet uzun upuzun yargılanmamaktır, adalet haksız yere içerde olmamaktır, adalet unutulmamaktır’.” 

DÜNDEN BUGÜNE ÇOMAK DAVASI

Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM) yargılanan Çomak, 2000 yılında müebbet hapis cezası aldı. Yargıtayın cezayı onamasının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuru 2007 yılında karara bağlandı. AİHM kararda, Çomak’ın adil yargılanmadığına ve yargılamanın yeniden yapılmasına hükmetti. 2013 yılında çıkan yasa ile Çomak’ın yeniden yargılanmasına başlandı. İlk duruşma 19 Aralık 2013 tarihinde  9. Özel Yetkili Mahkemede (ÖYM) görüldü. Çomak’ın avukatları 20 yıla yakın tutukluluk süresini göz önünde bulundurarak müvekkillerinin tahliyesini istedi. Ancak mahkeme, ‘delil karartma’ şüphesiyle tutukluluğunun devamına karar verdi. ÖYM’lerin kapatılmasıyla mahkeme yetkisizlik kararı verdi ve dosyayı Yargıtaya gönderdi. Uzun bir süre Çomak’ı yargılayacak mahkeme bulunmadığı gibi dosya üzerinde ciddi anlamda inceleme yapılmadı. Yargıtay, dosyanın 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verdi ancak 2 Temmuz 2015’te yapılan duruşmada mahkeme, dosyanın ellerine ulaşmadığını söyleyerek ‘delil karartma’ şüphesi ile tutukluluğun devamına karar verdi. 22 Aralık 2015’e ertelenen duruşmada ise mahkeme heyeti, dosyanın ellerine yeni ulaştığını ve henüz inceleyemedikleri gerekçesiyle duruşmayı 12 Nisan’a erteleyip tutukluluk halinin devamına kararını yineledi. Çomak’ın yeniden yargılanmasına tam anlamıyla geçilen 12 Nisan tarihli duruşmada ise; heyet dosyadaki delilleri gerekçe göstererek tahliye talebini bir kez daha reddetti ve bir sonraki duruşmayı 1 Haziran’a erteledi.

www.evrensel.net