‘Gerçek bir inceleme  yapıldığını düşünmüyoruz’

‘Gerçek bir inceleme yapıldığını düşünmüyoruz’

10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin “yok” denen eşyaları, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneğinin çabaları sonucu ailelerine ulaştı.

Damla YELTEKİN
Ankara

10 Ekim Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin “yok” denen eşyaları, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneğinin çabaları sonucu ailelerine ulaştı. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneğinin 7 ay boyunca “inceleniyor”, “kayıp” denilen eşyaları adli emanet ve emniyette çıktı. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, eşyaların üzerinde hâlâ doku izleri olduğunu vurgulayarak, “Eşyaların üzerinde gerçek bir inceleme yapıldığını düşünmüyoruz. Madem inceleme yapılmadı, biz neden oyalandık neden bekletildik?” diye tepki gösterdi. Kendilerine ulaşan eşyaların vahşetin resmi olduğunu kaydeden Coşgun, “İnsanların bu vahşet resimlerini görmelerini istemiyorlar. Unutturmak istiyorlar” dedi.

YA KAYIP YA YOK

10 Ekim Katliamı’nın ardından hayatını kaybedenlerin eşyalarının da kaybolması aileleri bir kez daha yaralamış, bir çok aile katliamda yaşamını yitiren yakınlarının eşyalarına bugüne kadar ulaşamamıştı. Eşyaların büyük bir kısmı çuvallar içinde ve kayıt altında Ankara Adliyesi Adli Emanetler bölümünde ve Ankara Terörle Mücadele Şubesinden çıktı. Katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yaralıların kurduğu 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, eşyaların bulunması sürecini gazetemiz Evrensel’e anlattı.  

Coşgun yaşanan süreçte eşi Uygar Coşgun’a ait olan eşyaları bulduğunda, eşyalar içinde bir başkasına ait kemer çıktığını aktardı. Kemeri bulduğunda eşine yardım edenlerin olduğunu, kemerin kanı durdurmak için kullanıldığını anladığı için mutlu olduğunu aktaran Coşgun, “Eşim yalnız değildi. Birilerinin ona yardım ettiğini fark etmek yalnız olmadığını görmek biraz da olsa içimi rahatlattı” dedi. 

Ailelerin eşyaları almak için öncelikle psikolojik olarak hazır olmaları gerektiğine vurgu yapan Coşgun, “Eşyaların üzerinde gerçek bir inceleme yapıldığını düşünmüyoruz. Eşyaların üzerinde doku parçaları kalmış. 

Madem inceleme yapılmadı, biz neden oyalandık neden bekletildik? Bunun öfkesini yaşıyoruz. Bu durumda savcıların tutumlarını eleştiriyoruz. Başsavcılığa gittiğimizde, başsavcılık bizim haklılığımıza kanaat getirmiş olmalı ki talimat verdi, eşyaları bize vereceğini söyledi. O saatten itibaren eşyaların teslimi başladı” dedi. 

10 Ekim Katliamı’nın unutturulmak istendiğini belirten Coşgun, “3 eşyayı yan yana getirseniz kendinize gelemezsiniz. Eşyalar vahşetin resmi. İnsanların bu vahşet resimlerini görmelerini istemiyorlar. Unutturmak istiyorlar” dedi. 

Eşyaların fotoğraflarını derneğin resmi facebook sayfasından paylaşarak sahiplerine ulaştırmak isteyen Coşgun, her birinin olayın hafızasını tuttuğunu ve o gün yaşanan vahşeti belgelendiren kayıtlar olduğuna vurgu yaptı. 

EŞYALAR İMHA EDİLEBİLİR 

Emniyetteki eşyaların ise çoğunluğunu katliamın ardından olay yerinde ve tren garı çevresinde toplanan eşyalar oluşturuyor. Daha çok hayatını kaybedenlerin eşyaları üzerinde inceleme başlatıldığı ve emniyetteki eşyaların da sahipleri bilinmeyen eşyalar olduğu gerekçesiyle, emniyet yetkililerinin araştırmanın sonucu etkilemeyeceği gerekçesiyle “imha edeceğiz” dediği öğrenildi. Avukat Senem Doğanoğlu’nun talebiyle bu eşyaların bir kısmı alındı. Eşyaların içinde ayakkabı tekleri, paralar, pantolon, ajanda, kitaplar bulunuyor. 

Ancak Ankara Adliyesi emanetindeki eşyalar için de aynı tehlike söz konusu. Hayatını kaybedenlerin eşyalarının çoğunlukla adli emanetlerde olduğunu aktaran 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakinci Coşgun, “Öncelikle Ankara Adliyesindeki eşyaları bitirmeliyiz. Çünkü kamu sağlığı gerekçesiyle imhaya konulabilir. Bu da bu eşyaların hiçbir zaman gerçek sahiplerini gerçek adreslerini bulamaması anlamına geliyor. Bu bakımdan hayatını kaybedenlerin eşya talebinde bulunanlar varsa dernekle irtibat kurup teslimini bizim üzerimizden gerçekleştirebiliriz” dedi. 

www.evrensel.net