Rüşveti al, şikayetinden vazgeç!

Rüşveti al, şikayetinden vazgeç!

Almanya’da görülen davanın Türkiye ayağı olan ve son olarak Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “yetkisizlik” kararı verilen Deniz Feneri e.V. davasında, şimdi de rüşvet skandalı yaşandı.‘BU İNSANLAR BİZİM İNSANIMIZ’Türkiye’deki Deniz Feneri mağdurlarından Sadık Deniz, Frankfurt’ta davanın avu

Hilal Yağız

‘BU İNSANLAR BİZİM İNSANIMIZ’

Türkiye’deki Deniz Feneri mağdurlarından Sadık Deniz, Frankfurt’ta davanın avukatlığını yapan Hamdi Küçüktepe’nin kendisini arayarak, “Biz İslamcıyız. Bu insanlar bizim insanımız. Şikayetinden vazgeç” dediğini ve 30 bin avro rüşvet teklifinde bulunduğunu ifade etti.

Türkiye’de görülen davanın iki şikayetçisi var. Bu isimler, Hatice Yıldırım ve Sadık Deniz. Deniz, kendisinin davadan vazgeçmesi için birçok defa arandığını söyledi. Numaranın sahibini araştırması sonucu ise karşısına Frankfurt’taki Avukat Hamdi Küçüktepe’nin çıktığını ifade eden Deniz, her aramada ısrarla, “Suç işlenmiş ise cezalarını çeksinler” demesine rağmen Küçüktepe’nin zamanla para teklifinde bulunmaya başladığını belirtti.

‘MASRAFLARINI KARŞILAYACAĞIZ’

Deniz’e göre Küçüktepe, ilk olarak davadan vazgeçmesi halinde tüm dava masraflarını karşılama teklifinde bulundu. Geçtiğimiz salı günü gerçekleşen konuşmada ise Küçüktepe daha da ileri giderek, Deniz’e ne kadar para istediğini sordu.

Birilerinin bu davayı kullanarak karalama kampanyası yürüttüğünü iddia eden Küçüktepe, Deniz’in Avukatı Tacim Coşgun’a yönelik de hakaretlerde bulundu. Küçüktepe, “Sen avukatının kim olduğunu biliyor musun?” dedi.

‘RÜŞVET TEKLİF ETTİ’

Hamdi Küçüktepe’nin en son aramasında ise 20-30 bin avro para teklifinde bulunduğunu belirten Sadık Deniz, daha öncesinde Yimpaş Holding’e kaptırdığı paraların ve Deniz Feneri’ne yaptığı bağışların da karşılanacağı sözünü aldığını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)


‘SANIKLAR KENDİNİ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR’

Konu ile ilgili görüştüğümüz Avukat Tacim Coşgun ise Hamdi Küçüktepe’nin sadece bir vekil olduğunu ve sanıkların kendini kurtarmak adına bu görüşmeleri yaptırdıklarını ifade etti.

Coşgun, “Bizce asıl önemli olan bu kişilerdir. Sanıklar kendilerini kurtarabilmek adına dün dolandırdıkları, kandırdıkları ‘kendi insanlarından’ ricada bulunmaktadır ve yargılamaya müdahale etmektedir” dedi. Küçüktepe’nin Deniz’e, Yimpaş’a kaptırdığı paraları da ödeyeceğini söylemesinin manidar olduğunu kaydeden Coşgun, Deniz Feneri Derneği ile Yimpaş Holding arasında bir ilişki olduğunu belirtti.

Coşgun sözlerini şöyle sürdürdü: “Yimpaş Holding, Kanal 7 ve Deniz Feneri Derneğinin aslında perde arkasında aynı şirketleri var. Üçü tek merkezden yönetiliyor ama bağımsız gözüküyor. Bu yüzden avukatlar aracılığıyla rüşvet teklifinde bulunanlar, Yimpaş’a yatırılan parayı da ödemeyi teklif ediyor.”


Almanya’nın en büyük yolsuzluk ve dolandırıcılık davası olarak kamuoyunda bilinen davanın Türkiye ayağında süreç şu şekilde işledi: * Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Temmuzda Eski RTÜK Başkanı Zahit Akman, Kanal 7 Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik, Genel Yayın Yönetmeni İsmail Karahan, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ve Finans Müdürü Erdoğan Kara’yı gözaltına aldı.

‘DOLANDIRICILIK’ VE ÖRGÜTLE SUÇLANDILAR

* Deniz Feneri e.V Derneği soruşturmasını yürüten Savcılar Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdülvahap Yaren; Zahid Akman ve üç kişinin ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘Evrakta sahtecilik’ suçlamalarıyla tutuklanmalarını talep etmişti. Mahkeme 11 Temmuzda Zahid Akman ile Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik’in tutuklanmasına karar vermişti. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararında paraların nasıl kullanılacağına karar verenlerin arasında Zahid Akman, Zekeriya Karaman, İsmail Karahan ve Mustafa Çelik’in bulunduğuna hükmetti. * AKP’nin büyük tepkisini çeken kararın ardından, Deniz Feneri e.V. soruşturmasını yürüten savcılar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında, şüphelilerin avukatları tarafından HSYK’ya “Şüphelilerinin malvarlıklarına tedbir konulmasıyla ilgili evrakta tahribat yaptıkları” iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuştu. Bunun üzerine soruşturmayı yürüten savcılar, HSYK tarafından görevden alındı ve yerine iki yeni savcı atandı.

SAVCILAR DEĞİŞTİ SANIKLAR SERBEST KALDI

* Savcıların değişmesinin ardından 21 Ekimde Zahid Akman, Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik, İsmail Karahan, İzzet Kurum ve Ali Solak serbest bırakıldı. Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, “Deniz Feneri e.V.” soruşturmasının şüphelilerinin, Deniz Feneri e.V. Derneğinin kuruluş tarihinden önce edindikleri mallar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına da karar verdi.

AKP DENİZ FENERİ’Nİ HİÇ YALNIZ BIRAKMADI

* AKP Hükümeti dava boyunca sahip çıktığı Deniz Feneri sanıklarını tutuklandıklarında da yalnız bırakmadı. 10 AKP’li milletvekili Akman ve diğer isimleri Sincan Cezaevinde Adalet Bakanlığının özel izniyle ziyaret etmişlerdi.

İDDİANAMEDE NE ‘ÖRGÜT’ VAR NE ‘DOLANDIRICILIK’!

* Yürütülen soruşturma tamamlandığında ise davayı takip edenler yeni bir sürprizle karşılaştı. Çünkü 20 sanıklı iddianamede ‘örgüt ve dolandırıcılık’ suçlamaları yer almadı.

www.evrensel.net