AB-Türkiye anlaşması çöküyor mu?

AB-Türkiye anlaşması çöküyor mu?

Erdoğan’ın mülteci anlaşmasını bozmakla tehdit ettiği AB'nin alternatif plan olarak mültecileri Yunanistan’da tutma konusunda çalıştığı belirtiliyor.

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında sığınmacı akının durdurmak amacıyla 18 Mart’ta imzalanan ve 20 Mart’ta yürürlüğe konulan anlaşmanın tehlikede olduğu ileri sürülüyor. AB Komisyonu’nun geçen hafta, 1 Temmuz’tan itibaren Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahatine yeşil ışık yakarken, “terör, yolsuzluk, yargı” gibi temel alanda değişikleri içeren 7 maddenin daha yerine getirmesini istemişti.

Türkiye tarafından anlaşmanın mimarı durumundaki Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık görevinden alınmasından kısa bir süre sonra bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB’nin özellikle terör ve yargı konusundaki taleplerini yerine getirmeyeceklerini söyleyerek, bir bakıma istenen şartları hayata geçirmeyeceklerini ilan etmişti.

TEHDİT TARTIŞMA BAŞLATTI

Erdoğan’ın tehditi üzerine AB ülkeleri, anlaşmanın çökmesi durumunda neler yapabileceklerini gündemlerini almaya başladılar. Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild’de yer alan habere göre, AB üyesi ülkelerin bazı yöneticilerinin alternatifler üzerinde çalışmaya başladığını yazdı.

Her ne kadar hangi ülkenin liderlerinin alternatif plan üzerinden çalıştığı belirtilmese de, bunların başında Almanya Başbakanı Angela Merkel olduğu tahmin ediliyor. Çünkü, AB-Türkiye anlaşmanın asıl mimarı Merkel.

ALTERNATİF PLANI YUNANİSTAN MI?

Bild’e göre AKP Hükümeti’nin, anlaşmanın şartlarını yerine getirmemesi durumunda, Türkiye’ye verilmesi planlanan 6 milyar avro verilmeyecek. Gelen sığınmacılar Yunan adalarında kurulacak kamplarda toplanacak ve iltica başvuruları alınacak. Gerçekten sığınmaya ihtiyaç duyanlar AB ülkelerine dağıtılacak, geri kalanlar ise doğrudan geldikleri ülkelere gönderilecek. Bu temelde, sığınmacıların geldiği ülkelerle geri kabul anlaşmaları yapılacak. Suriye dışında en çok sığınmacının geldiği Afganistan gibi ülkelerle geri kabul anlaşması daha önce imzalanmıştı.

Söz konusu gazeteye açıklama yapan CDU Milletvekili Karl-Georg Wellmann, her şart altında AB sınırlarının korunması gerektiğini söyledi.

BALKAN ROTASI’NDAN SIĞINMACILAR GELMEYE DEVAM ETİYOR

Öte yandan yine Alman gazetelerinde yer alan haberlere göre, Türkiye ile yapılan anlaşmaya rağmen Balkanlar üzerinden binlerce sığınmacı AB ülkelerine gelmeye devam ediyor. Ancak sığınmacılar bu kez Türkiye’den Bulgaristan’a geçtikten sonra Macaristan’a ulaşıyor. Die Welt gazetesi, yılın başından beri 11 bin sığınmacının Macar güvenlik görevlileri tarafından gözaltına alındığını yazdı.

HİCİV KRİZİNİN NEDENİ ANLAŞMA ŞARTLARI MI?

AB Komisyonu’nun bütün eleştirilere rağmen vize serbestine yeşil ışık yakmasına karşın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce ilan edilen 72 şartın tümünü yerine getirmemeye yanaşmaması, Alman basınında, imzalanan anlaşmanın yerine getirilmeyeceği yönündeki yorumları güçlendiriyor. Her ne kadar Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, “Anlaşmalar kişilerle değil devletlerle yapılır” diyerek, Davutoğlu’nun görevden alınmasının anlaşmayı tehlikeye düşürmemesi gerektiğini söylese de gelişmeler tersi yönde ilerliyor.

Zira, anlaşmanın imzalanmasından kısa bir süre sonra NDR’de yayınlanan “Extra 3” programındaki iki dakikalık bir şarkı yüzünden Almanya’nın Ankara Büyükelçisi, dışişleri bakanlığına çağrılarak uyarılmıştı. Bu gerilim dinmeden bu kez ZDF’te Jahn Böhmermann’ın okuduğu kriz her iki ülke arasında tartışmalara ve gerilime neden olmuştu. Sonunda Erdoğan, Böhmermann hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Federal Hükümet de bu suç duyurusu üzerinden davanın açılmasına izin vermişti.

ERDOĞAN’IN HER İSTEDİĞİNİ YAPTI AMA...

Federal Hükümet ve Başbakan Angela Merkel, adeta “Yeter ki sığınmacılar konusundaki anlaşma bozulmasın” diyerek Erdoğan’ın her istediğini yerine getirmesine rağmen, Erdoğan anlaşmanın yerine getirilmeyeceği tehdidinde bulundu. Hiciv üzerinde yaşanan gerilimlerin arkasında da tansiyonu yükselterek anlaşmayı bozmanın Erdoğan’ın kafasında olduğu tahmin ediliyor. 

Şimdi, anlaşmanın pazarlık marjını yükseltmek, gerektiğinde yeniden pazarlık masasını kurmak için AB’yi tehdit etmiş durumda. AB’nin yeniden masaya oturmaya yanaşmaması durumunda Erdoğan’ın baskıyı artıracağı tahmin ediliyor.

YENİ KRİZİN TARİHİ 2 HAZİRAN

“Erdoğan Türkiyesi”ne bağımlı hale gelen Almanya ve diğer AB ülkeleri, bu nedenle farklı planı gündeme getirmesi aynı zamanda yapılan tehdide verilen yanıt olma özelliği taşıyor. Zira, Türkiye ile Almanya arasında bir sonraki krizin 2 Haziran’da Ermeni Soykırımı Yasa Tasarı’sının görüşülmesi vesilesiyle yaşanacağı tahmin ediliyor. 

Yeşiller, SPD ve CDU/CSU tarafından birlikte hazırlanan tasarının meclis tarafından kabul edileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Sol Parti milletvekillerinin de bu tasarıya destek vermesi bekleniyor.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: YENİ PLAN YOK

Almanya İçişleri Bakanlığı, Türkiye ile imzalanan mülteci anlaşmasının hükümsüz kalması ihtimaline karşı AB'nin “alternatif” aradığına dair haberi yalanladı. Bakanlık sözcüsü, “Almanya hükümeti de yükümlülüklerini yerine getirmek için elinden geleni yapıyor. Bu bakımdan alternatif çözüm düşünmeye gerek kalmıyor” dedi.

www.evrensel.net