Bu ne biçim ‘hack’aye böyle?

Bu ne biçim ‘hack’aye böyle?

Sol tarafta duranlar hele ki Kürt olanlar için karakolların ve emniyetlerin fazlasıyla tanıdık olduğu bir dönemden geçtiğimiz malum. Bursa Çekirge karakoluna zorunlu ziyaretimin vesilesi ise evvel zaman içinde kurucusu olduğum ve 17 Temmuz 2010’dan bu yana yayın yapan Jiyan.org “adına” bir aklıevvelin yahut provokatörün

Sarphan Uzunoğlu

Sol tarafta duranlar hele ki Kürt olanlar için karakolların ve emniyetlerin fazlasıyla tanıdık olduğu bir dönemden geçtiğimiz malum. Bursa Çekirge karakoluna zorunlu ziyaretimin vesilesi ise evvel zaman içinde kurucusu olduğum ve 17 Temmuz 2010’dan bu yana yayın yapan Jiyan.org “adına” bir aklıevvelin yahut provokatörün (komplocu da olabilir) küçük çaplı bir işletmeye ait siteyi hackleyip illegal sloganların altına jiyan.org imzası atması ve sitemiz serverlarında kullanılmayan [email protected] şeklindeki uydurma mail adresini yazmasıydı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Bursa’ya ulaştırılan “dosyam” vesilesiyle kibar bir biçimde ifadeye çağırılmamda herhangi bir sorun yoktu. Keza, bu tür bir duruma devlet paranoyası da göz önüne alındığında rahatlıkla vesile olabilecek mesleklerin içinde bulunuyordum, gazetecilik faaliyetleri ve şimdi de uğraşmakta olduğum danışmanlık vardı. Haber kaynakları, mağdurlar derken telefonun çalmadığı anların çaldığı anlardan az olduğu bir dönemden geçtiğimizden ve bana evvelinde ifadenin bir “çağrı” ile ilgili olacağı belirtildiğinden giderken herhangi bir kaygım bulunmuyordu.
Herhalde her yurttaşın garip biçimde düştüğü bir ruh haliyle ilk olarak Perşembe günü 17’yi az geçe vardığımız karakolda mesai saatimin bitimi gerekçesiyle ifade veremedim; ancak bu sırada kapıda bekleyen kız arkadaşıma karakolun önünde nöbet tutan polisin “arkadaşını arıyorduk, gözaltına alacağız, tutuklayacağız” şeklinde kendi deyimiyle şaka yapması ile “görevi kötüye kullanma”nın el kitabından bir maddeyi daha görmüş olduk. Karakol yahut cezaevi kapılarında şaka yapanların bunu polisliğin hangi işleviyle bağdaştırdıklarını açıkçası merak ediyorum.
Cuma sabahı karakola vardığımızda ise artık “suçlamalarla” yüzleşme vakti gelmişti. Allah’tan kamuda çalışmam ve işim vesilesiyle “sobet ettiğimiz” polisin kibarlığını es geçemeyeceğim; ancak mizahla tam da burada karşılaştım. Bir aklıevvel jiyan.org imzasıyla bir küçük çaplı özel şirketin sitesini hacklemişti. Who.is bilgilerinden telefon numarama ve adıma ulaşılmıştı. Kısacası, hiçbir şekilde tanımadığım masum insanların, daha önce bulunmadığım bir ilçedeki, hiçbir anlamda ilgim olmayan hırdavat sektörüyle ilgili sitesini hacklemek ve üstüne de bu sitede “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlanıyorum.
Hack eylemlerinin politikliği konusunda Redhack’le birlikte başlayan bir süreç olduğu doğru; ancak kim bir hacker’ın who.is sorgusunda evinin adresini gösterecek web sitesinin adresini hacklediği sitenin altına yazacağına inanabilir? Böyle bir “aptallığı” yapacak bir insan olmadığımı belirtmek zorunda mıyım bilmemekle birlikte, bu tür bir şeyin “iyi niyetli” olmadığına eminim. Kuruluşundan beri üç dört kez hack girişimleriyle karşılaşan siteyle ilgili olarak başıma böyle bir şeyin gelmesi beni yalnızca güldürebiliyor; ancak şunu da söylemek şart ki “politik bir eylem olarak hack” üstüne düşünürken bir yandan da bunun bu şekilde kötüye kullanılmasının da belki ilk değil ama önemli bir örneği ile karşı karşıya olduğumuz ortada.
Örneğin bir sabah İçişleri Bakanlığı sitesinin yahut bir başka sitenin adınıza hacklendiğini duyarak uyanabilirsiniz. Bizim durumda “soruşturma” sürüyor, zaten polis memurunun hatırlattığı “masumiyet karinesi” de geçerli olduğundan, memlekette hukuk hâlâ işliyor umuduyla bunları söylemek de biraz görev haline geliyor. Bilişim suçu denen şeyin İnternet gibi kimliğin ve hukukun kayganlaştığı bir ortamda gerçekleştiği de göz önüne alınınca, her an “zan altında uyanabilmek” olası. Umuyoruz ki bu garip “hack”aye en azından benim açımdan mutlu sonla biter; ancak İnternet medyası ve İnternet’teki eylemliliğin kirletilmesine neden olan bu tip belki garez kaynaklı, belki komplovari eylemlerin de var olduğunu hatırlamak şart.  Dikkat edin, anlatılan sizin de “hack”ayeniz olabilir…

www.evrensel.net