Deniz, Yusuf, Hüseyin, Dersim'de anıldı

Deniz, Yusuf, Hüseyin, Dersim'de anıldı

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 44'ncü yılında, Dersim’de düzenlenen yürüyüş ve basın açıklaması ile anıldı.

Emek Gençliği tarafından organize edilen anma yürüyüşüne, yaklaşık 500 kişi katıldı. Sanat Sokağı'nda bir araya gelen Emek Gençliği üyeleri , 2 dakikalık saygı duruşunun ardından sloganlar eşliğinde Seyit Rıza Meydanı'na kadar yürüdü. Grup, yürüyüş sırasında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın resimlerinin yer aldığı büyük bir afiş taşıdı. 

Anma Emek Gençliği’nde Eylem Bora’nın okuduğu şiirlerle başladı. Daha sonra kitle adına basın açıklamasını Emek Gençliği Üyesi Baran Sönmez okudu .

Tam 44 yıl önce Deniz, Yusuf, Hüseyin, üç fidanın; egemenler tarafından vatan haini ilan edilip darağacına gönderildiğini belirten Sönmez: “Eşit ve özgür bir dünya için, Devrim ve Sosyalizm yolunda mücadele eden gençlerin en önündekileri katledince bu mücadeleyi bitirebileceklerini, geride kalanların korkuya kapılıp geri çekileceklerini düşündüler. Ama düşündükleri gibi olmadı! Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in isimleri nesillerdir doğan çocuklara madalya oluyor... 44 yıldır onların verdiği onurlu mücadelenin bayrağı eşit ve özgür bir dünya kurmak isteyen gençlerin ellerinde yükseldi ve yükseliyor” dedi.

Bugün de 44 yıl öncesi ile benzer bir tablonun ortaya çıktığını söyleyen Sönmez şunları söyledi: “Bugünün 44 yıl öncesine bu denli benzemesinin nedeni sadece basit bir benzerlik değildir ve bu durum sadece 44 yıl öncesi ile de sınırlı değildir. Bu sistem tehlike olarak gördüğü her kesime, her dönem, araçları ile en vahşi saldırılardan geri durmamış, durmayacaktır. 38’de Dersim’de katliam yapan zihniyetin devamı bugün de hala sürmektedir. 38’de yitirdiklerimizi de buradan saygı ile anıyoruz. 38’den Denizlere, Denizlerden günümüze her türlü baskı ve yok etme politikalarına karşı yaşanılacak bir dünya hayali kuranların mücadelesi de büyüyerek devam ediyor. Yeni karanlık katliamların yaşanmaması için,karanlıkların aydınlatılmasını, geçmiş katliamlar ile yüzleşilmesini istiyoruz.

Bugün Türkiye kapitalistleri ve onların temsilcisi AKP hükümeti iktidarını gerici ve faşist bir rejim üzerine inşa ediyor. Emperyalist politikalar Orta Doğu’yu kan gölüne çevirmeye devam ederken, ülkemizin dört bir yanında patlayan bombalar halklara ölüm getiriyor. Halkımızın sorunlarını çözmek bir yana, aylardır kentler yok ediliyor; çocuk yaşlı demeden bir katliam gerçekleştiriliyor. Kürdistan coğrafyası aylardır, Erdoğan’ın ‘Ya baş eğecekler ya baş verecekler’ söylemi eşliğinde, taş üstünde taş bırakmayan bir yıkıma sahne oluyor. 44 yıl sonra bugünDenizlerden devraldığımız mücadele bayrağını daha da yukarıya taşımak, yürütülen kirli savaş politikalarına karşı, Kürt Sorununun eşit halklar temelinde, demokratik halkçı çözümü için mücadele etmekten, ‘Kürt ve Türk Halklarının Bağımsızlık Mücadelesi’ni bulunduğumuz her alanda haykırmaktan geçiyor.

Denizlerin idamının üzerinden tam 44 yıl geçmesine rağmen Denizlerin unutlmadığını belirten Sönmez: “Denizler tam 44 yıl önce idam sehpasından bizlerin gideceği yolu haykırdılar: “Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi”, “Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Bağımsızlık Mücadelesi”. Bizler de bugün aldığımız bu koca miras ile yolumuza devam ediyoruz ve hep bir ağızdan haykırıyoruz: “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm.” Dedi.

Daha sonra söz alan EMEP İl Başkanı Mustafa Taşkale yaptığı konuşmada mücadele önderlerinin yaktığı ateşin hala yanmaya devam ettiğini belirterek “sivil ve askeri darbelerle bu ateşi söndürmeye çalışanlar bunu asla başaramadılar ve başaramayacaklar” dedi. Baskı ve zulümün yanında yer almak istemeyenlerin baskılandığını belirten Taşkale saray ve etrafındaki diktatörlüğe karşı onun bütün kirli oyunlarını ortaya çıkarmaya çalışan Can Dündar’a yapılan saldırıyı kınadıklarını belirtti. (Dersim/EVRENSEL)

 

www.evrensel.net