'Ortak mücadele hattı kurmak zorundayız'

'Ortak mücadele hattı kurmak zorundayız'

1 Mayıs’ı gazetemize değerlendiren sendikacılar ortak mücadele hattı kurulması ve 1 Mayıs ruhunun devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

Hasan AKBAŞ
Diyarbakır

1 Mayıs’ta işçiler ve emekçiler saldırı yasalarına ve savaş politikalarına karşı alanlara çıktı. Bölgede de yaygın 1 Mayıs kutlamaları gerçekleşti. Bölgede süren sokağa çıkma yasakları ve ablukaların gölgesinde 1 Mayıs’ta öne çıkan vurgu barış mücadelesinin güçlendirilmesiydi. 1 Mayıs’ı ve yaşanan süreci gazetemize değerlendiren sendikacılar, tüm sindirme politikalarına karşı ortak mücadele hattı kurulması ve 1 Mayıs ruhunun devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. 

‘ACİLEN ORTAK MÜCADELE HATTI KURULMALI’

Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Sendikası Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Mustafa Mesut Tekik, ortak mücadele hattının önemini belirterek, “2016 yılının her günü 1 Mayıs ruhuyla geçmeli” dedi. Ölümün kol gezdiği bir ortamda insanların alanlara çıktığını söyleyen Tekik, “Batısından doğusuna işçiler, emekçiler hak gasplarına karşı yeter, diyorsa, bunun 1 Mayıs’la sınırlı kalmaması geriyor. Mücadelenin büyütülmesi gerekiyor” dedi.

‘ÇANAKKALE VE KOBANÊ RUHUNU BİRLEŞTİREREK SERMAYEYE KARŞI TAVIR KOYALIM’

DİSK, KESK, Türk-İş, Hak-İş gibi konfederasyonların bir iki ortak payda da dahi yan yana gelememe gibi bir sorun yaşadığını belirten Tekik, “En basitinden işçi sınıfının gasp edilmek istenen haklarına karşı alanlara, meydanlara çıkmalıyız. Son iki yılda özellikle hepimizin canını acıtan iç çatışmalar yaşıyoruz. Siyaset bakımından bir barışın tesisi için çaba görünmüyor. Bu durum en çok işçi, emekçileri etkiliyor. 1 Mayıs özellikle gösterdi ki emekçiler hak taleplerinde dünden daha çok ısrarcı ancak bugün bölünmüş bir durum söz konusu. Ben Türk-İş’e üye bir sendikanın yöneticisi olarak Batman’da yapılan 1 Mayıs’ta da vurguladım. Evet, Çanakkale’de birlik, beraberlik, kardeşlik vurgusu yapmak önemlidir ama Çanakkale ruhu ile Kobanê ruhunu birlikte harmanlayan ve omuz omuza gören bir anlayışın da Türk, Kürt kardeşliğine katkıları olacağını düşünüyoruz” dedi. Tekik, AKP’nin emeğe yönelik ciddi tehditleri olduğunu, köleliğin adı olarak Özel İstihdam Büroları esnek çalışma koşullarının yaratılmak istendiğini belirterek, “Bugün ortaya sürülen ayrılıkları bir kenara bırakarak açıkça sermayeye karşı tavır koymamız gerekiyor. Emek örgütleri biran önce adım atmalı” dedi. 

‘EMEKÇİLER SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİ ORTAYA KOYDU’

DİSK Genel-İş Sendikası Diyarbakır 1 Nolu Şube Başkanı Zeynep Demir Akçer de 1 Mayıs sabahı Antep’te patlayan bombaya dikkat çekerek, “Bu bombayla demokrasi isteyenlerin hak talep eden emekçilerin alanlara çıkması önlenmek istedi. Ancak her şeye rağmen emekçiler hak talebiyle alanlara çıktı. Artık zulüm ve sömürü insanların canına tak etti” dedi. Ortaya çıkan mesajlarla emekçilerin savaş istemediğinin net bir şekilde ifade edildiğini vurgulayan Akçer, “Bu mesajın iyi okunması gerekiyor. Artık bu zulüm ve sömürü politikasından vazgeçilmelidir. Bugün de halkın seçilmişlerine yönelik saldırılarla halkın iradesi yok sayılmaya çalışılıyor. Ama bu 1 Mayıs’ta da halk iradesini ortaya koymuş ve direneceğini göstermiştir. Hep birlikte direnerek kazanmalıyız. Emek güçleri de bu birlikteliği oluşturarak giderek artan faşizan uygulamaları geri püskürtmelidir” dedi.

www.evrensel.net