Mersin’de işçiler 1 Mayıs’ta barışı haykırdı

Mersin’de işçiler 1 Mayıs’ta barışı haykırdı

Birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs, Mersin’de binlerce kişinin katılımı ile kutlanırken, emekçiler barış vurgusunda bulundu.

Beyar ÖZALP
Mersin

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, Mersin’de binlerce kişinin katılımı ile kutlanırken, emekçiler barış vurgusunda bulundu.

Kutlamalar öncesi 1 Mayıs Tertip Komitesi tarafından daha önce alınan yürüyüş kararının “güvenlik” nedeniyle iptal edilmesine rağmen bazı kurumlar ve siyasi partiler kortej halinde miting alanına geldi. Binlerce kişinin katıldığı mitingde emekçiler, barış, demokrasi ve toplumsal özgürlük taleplerinde bulundu.

Tertip komitesinin daha önce aldığı karar gereği sendikalar yürüyüş korteji oluşturmazken, birçok siyasi parti Özgür Çocuk Parkı’nda toplanıp kortej oluşturarak miting alanına girdi.  İşçiler ve emekçiler taleplerini attıkları slogan ve pankartları ile dile getirirken barış ve taşeron işçiliğin kaldırılması talebi öne çıktı. Gençlerin kendi talepleriyle alanda olması dikkat çekiciydi.

‘EMEĞİN ÇIKARI SAVAŞTA DEĞİL BARIŞTA’

Mitingde ilk olarak tertip komitesi adına Yol-İş Sendikası Şube Başkanı İrfan Gültekin konuştu. Gültekin “Bugün burada ekmek, barış, ve özgürlük için bir araya gelip taleplerimizi haykırıyoruz” sözleriyle başladı. Bölgede yaşanan sokağa çıkma yasaklarını ve çatışmaları hatırlatan Gültekin işçi sınıfının beklentisinin Türkiye ve dünyada kalıcı bir barışın sağlanması olduğunu ifade etti. Şehirlerde patlayan bombaları sivil ve savunmasız halkı hedef alan terörü lanetlediğini belirten Gültekin emeğin çıkarlarının savaşta değil, barışta olduğunu bildiklerini, savaştan yana hiçbir politikaya onay vermeyeceklerini söyledi.
Son dönemde medya üzerinde uygulanan baskılara da değinen Gültekin basın, ifade ve düşünce özgürlüğü üzerindeki baskılarının engellemelerin kaldırılmasını istedi. Gültekin “Adaleti dağıtma görevi olan yargı, haber kaynağımız olan medya bağımsız ve özgür olmalıdır. Gazeteciler tutuklanmadan mesleklerinin gerektirdiklerini yapabilmeliler” şeklinde konuştu.

‘İŞÇİ ÖLÜMLERİNİN SORUMLUSU TAŞERON SİSTEMİ VE DENETİMSİZLİK’

Konuşmasında artan iş cinayetlerine vurgu yapan Gültekin işçi ölümlerinin sorumlusunun taşeron sistemi ve denetimsizlik olduğunu söyledi. “İşçi sağlığı ve güvenliği için her türlü harcamayı maliyet unsuru olarak gören kapitalist zihniyettir. Yeni iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıkmasına rağmen, her yıl ortalama 1500 işçi hayatını kaybediyor diye konuşmasına devam eden Gültekin iş kazalarının yüzde 98’ini önleyebilirken, ülkemizde bunun hayata geçmediğini söyledi. Hükümetin taşeron işçileri kadroya alacaklarını açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Gültekin daha sonrasında maliye bakanının işçileri kadroya alım şekli ile ilgili yaptığı açıklamaların ise kendilerinde hayal kırıklığı oluşturduğunu söyledi.  “Taşeron işçiler kadroya geçiriliyorsa 3 yılda 1 sözleşme yapmanın anlamı var mı?” sözleri ile tepki gösterdi.

Gültekin, “Nisan ayı açlık sınırı 1387 TL’dir. 1300 TL olarak belirlenen bir ailenin açlık sınırındaki geçim şartları bile geçimi sağlanamamaktadır. İnsanlarımız açlıktan, yoksulluktan kurtarılmalıdır, asgari ücret yoksulluğu önleyecek şekilde belirlenmedir” şeklinde konuştu.

‘BU ATEŞİ SÖNDÜRMEK HEPİMİZİN GÖREVİDİR’

DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy ise yaptığı konuşmasında baskı ve engelleme politikalarına rağmen işçiler ve emekçiler olarak alanlarda olduklarına dikkat çekti. Hükümetin kendilerini IŞİD ile yıldırmaya çalıştığını ifade eden Göksoy yılmadan alanlarda olduklarını söyledi. Cizre ve Silopi’de üyelerinin öldürüldüğünü hatırlatan Göksoy “Ülkenin bir tarafında bir yangın var ve bu yangın ülkenin tamamını saracak. Ateş düştüğü yeri yakmıyor ateş yayılıyor. Bu ateşi söndürmek hepimizin görevidir” sözleri ile işçileri ve emekçileri barış mücadelesini yükseltmeye çağırdı.

‘BARIŞ İÇİN OMUZ OMUZA VERİN’

Mitingde son olarak söz alan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu ise,“İktidar tehdidine ve ‘güvenliğinizi alamayız’ açıklamalarına karşı sizler burada toplanarak, Ortadoğu gericiliğine en büyük cevabı verdiniz” dedi. Sessiz, sokağa çıkmayan, susturulmuş bir toplum oluşturulmak istendiğine vurgu yapan Muşlu “İstedikleri toplumu oluşturmak için bizi IŞİD ile tehdit ediyorlar. Ama bizler susmayacağız, yılmayacağız ve asla diz çökmeyeceğiz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin önünde iki büyük tehlike olduğuna dikkat çeken Muşlu bu tehlikelerden ilkinin bölgede yaşanan çatışmalar olduğunu belirti. Her gün asker, polis, Kürt gençleri, kadınlar,anneler, yaşlılar ve çocukların öldüğünü söyleyen Muşlu “Ölümleri durdurmamız gerekiyor. Bu ölenlerin hepsi bu ülkenin evlatları. Akan kanı durdurmak ve demokratik bir barış mücadelesini yükseltmek için omuz omuza vermemiz gerekiyor” diye konuştu. Karşı karşıya oldukları ikinci tehlikeyi gerici kuşatma olarak adlandıran Muşlu “Ülkemiz büyük bir gerici kuşatma altındadır. Bugün buraya gelmemizi istemeyen Ortadoğu gericiliği Türkiye’yi teslim almak istemektedir. Okullarımız, müftülük ve gerici dinci tarikatları kuşatması altındadır” dedi. Gerici saldırıları püskürmek için laik eğitim ve laik düzen mücadelesini yükseltmelerini gerektiğini söyleyen Muşlu demokratik bir anayasa mücadelesini yine işçi ve emekçilerin vereceğini söyledi.

Konuşmaların ardından Mustafa Özarslan ve Grup Çığ konseriyle miting sona erdi.

www.evrensel.net
ETİKETLER Mersin1 Mayıs