Bakan çözümü kameralarda buldu

Bakan çözümü kameralarda buldu

Sağlıkta şiddet giderek ölüm boyutuna gelirken, Meclis Genel Kurulunda görüşmelerin ardından AKP’nin önergesi doğrultusunda Meclis Araştırma Komisyonu oluşturulması kararı alındı. Ancak aynı AKP, daha önce BDP ve CHP tarafından verilen önergeleri reddetmişti. Sağlık Bakanı Recep Akdağ ise şiddete çözüm olarak, gü

Mecliste Sağlıkta şiddetin araştırılmasına ilişkin komisyon oluşturulması görüşmelerinde sert tartışmalar yaşandı. MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın neredeyse yumruklaşmaya kadar varan tartışmaları ara verilerek önlenirken, Akdağ muhalefet adına yapılan konuşmalara sürekli laf atarak müdahale etti.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı acil servis gibi riskli bölgelerde güvenlik alarmı düğmeleri olacağını, kamera sayısı, güvenlik personeli sayısının artırılacağını söyledi.

HALK SAĞLIK HİZMETLERİNDEN MEMNUNMUŞ

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Memur Sen’e bağlı sağlık sendikasını kastederek, yetkili sendikanın yaptığı araştırmaya göre halkın sağlık hizmetlerinden memnun olduğunun görüldüğünü ileri sürdü. Bakan Akdağ, vatandaşın yüzde 80’inin sağlık sisteminden memnun olduğu yerde, muhalefetin sağlık sistemini eleştirmesini, polemik konusu yapmasını anlamadıklarını savundu.

Bakan sağlıkta şiddete çözüm olarak şiddete başvuranlara uygulanacak cezaları artıracak yeni düzenleme için Adalet Bakanlığı ile toplantılar yapmaya başladıklarını söyledi.

Şiddet olaylarının bildirimini zorunlu hale getireceklerini, şiddete uğrayan sağlıkçıların özel bir telefon hattı ve bir web sayfasına bu bildirimleri doğrudan kendilerinin de yapabileceğini belirten Bakan Akdağ, şiddet uygulayanlara kamu davası açılacağını, acil servis gibi riskli bölgelerde güvenlik alarmı düğmeleri olacağını, mahremiyet alanları hariç kamera sayısını artıracaklarını söyledi. Bakan Akdağ diğer bir çözüm olarak da riskli alanlarda güvenlik personeli sayısını artırmakta gördüklerini de ifade etti. Bakan Akdağ konuşmasının büyük bölümünü ise Van’da doktora şiddet uygulayan BDP Milletvekili Özdal Üçer’e ayırdı.

BDP’li İdris Baluken ise Bakanın konuşmasının büyük bölümünü Van Milletvekiline ayırmasını eleştirerek, “Vekilin görevden alınması, ihraç edilmesi ya da istifa ettirilmesi durumunda sorun çözülecek mi?” diye sordu.

‘SAĞLIKÇILARA ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ’

Partilerinin bu konuda net bir açıklama yaparak, sağlıkçılara şiddetin hiçbir biçimde kabul edilemeyeceğini, tasvip etmediklerini bildirdiğini dile getiren Baluken, olayın ikinci boyutunun ise BDP’li milletvekiline ayrımcılık yapılması olduğunu söyledi.

Baluken şiddetin kaynağının ise “paran kadar sağlık”, “hastaları müşteri” konumuna getiren sağlık sistemi olduğunu dile getirdi. Sağlık sistemi iflas ederken, Bakanın popülist söylemlerle faturayı sağlıkçılara çıkarmaya çalıştığını belirten Baluken, gerekli önlemler alınsaydı şimdi Dr. Ersin’in yaşıyor olacağına dikkat çekti.

BAŞBAKAN SAĞLIK EMEKÇİLERİNİ SÜREKLİ AŞAĞILADI

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de sağlık emekçilerinin, örgütlerinin 2003’den beri “Sağlıkta Dönüşüm Programı”na karşı seslerini yükselttiğini, buna karşı ise Başbakan ve Sağlık Bakanının özellikle sağlık emekçilerini ideolojik davranmakla suçlayıp, aşağılamaya, hakir görmeye devam ettiğini söyledi.

Sağlıkta özelleştirme ve taşeronlaştırmaya, teşvik politikalarına ya da özelden hizmet alımı adı altındaki uygulamalara dikkat çeken Tüzel, “Yani kapitalist patronların para hırsı, ortada ne sağlık hakkını bırakmıştır ne hekimlerin ettikleri yemini, etiği, ahlakı” dedi.

EN BÜYÜK TAŞERON SAĞLIK BAKANLIĞI

Sağlık Bakanlığının bugün en büyük taşeronlaştırmayı yürüten kuruluş haline geldiğini vurgulayan Tüzel, “150 bin taşeron, bu insanların çoğu, büyük bir kısmı, sağlık hizmetleri sınıfından olmalarına rağmen, gerçek işlerini, gerçek edindikleri eğitime denk düşen bir hizmeti sürdürmemekte, buna karşı da her gün iş güvenceleri tehdit edilip sokağa konulmaktadır” dedi.

Sağlıkta şiddetin onaylanamayacağını, dolayısıyla milletvekilinin şiddetinin de kabul edilemez olduğunu vurgulayan Tüzel, ancak Kürt olduğu için uygulanan ayrımcılığın da kabul edilemeyeceğini ifade etti.
CHP ve MHP grubundan konuşmaların da ardından komisyon oluşturuldu.
(Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net