Ekvador’da gerçekte neler oluyor?

Ekvador’da gerçekte neler oluyor?

Ekvador’da son yıllarda hükümet, toplumsal hareketlere ve eleştirel düşünceye sahip bireyler üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Ancak hükümet kendini uluslararası kamuoyuna “demokratik”, “sol” hatta “devrimci” nitelikte göstermeye çalışıyor. Politik duruşmalar, tehditler, işkenceler, örg&uu

Bu yüzden, ülkede baskıcı demokrasinin en iyi örneklerinden biri olan Leon Febres Cordero gibi bir hükümette bile olmamış, sabotaj ve terörizm suçundan Ekvador mahkemelerinde yargılanan yaklaşık 300 sosyal lider bulunuyor. Tüm bu gerçekler Ekvador’da sosyal protestonun bir suç olduğunu gösteriyor.
Ekvador’daki bu faşist önlemlerin bir sonucu olarak, Ekvador Yerli Uluslar Konfederasyonu (CONAIE) liderliğindeki kitle örgütleri ve Halk Cephesi, (öğrenci, öğretmen, mahalle örgütleri ve işçilerin birlik konfederasyonu), 8 Martta ülkenin güneyinden başlayan ve hoşnutsuzluğun büyük boyuta ulaştığı başkent Quito’ya kadar uzanan ulusal seferberlik çağrısı yaptılar. Bu büyük seferberliğin günler öncesinde, halkın gözünden düşen hükümet, daha önceki hükümetin kitleleri bölmek ve sosyal örgütleri yok etme düşüncesiyle aynı esasları taşıyan “Savunma Demokrasisi” olarak da bilinen, antiseferberlik planını (İyi Yaşam) tartışmak üzere toplanan 10 lideri tutuklayarak bir polis operasyonu gerçekleştirdi.
Bu 10 liderin arasında, hükümet operasyonunda anayasal haklarına saygı duyulmayan ve 18 yaşında hamile bir kadın olan, 22.Uluslararası Antifaşist, Antiemperyalist Gençlik Kampı’na da katılmış yoldaşımız Fadua Elizabeth Tapia Jarrin de bulunuyor. Bu süreçte ne bir arama izni ne de tutuklama kararı olmadan 6 saat boyunca rehin tutuldular, bir açıklama bile yapılmadan saatlerce beklemek zorunda kaldılar. Ayrıca o saatlerde polisler, sahte kağıt ve arama izni hazırlayarak onları tutukladı. “Terörizm ve devlet güvenliğini” tehdit etmekten suçlandılar. Ülkenin durumunu ve kitle örgütlerini inceleyen hangi lider “terörist” olarak adlandırılabilir?
Ancak İçişleri Bakanı, kameralar önünde, sahte belge düzenleyen ve yetkisi olmadan izinsiz çalışma yürüten bir “terör örgütünü” çökerttiklerini açıkladı.
22.Uluslararası Antifaşist-Antiemperyalist Gençlik Kampı’na katılan tüm gençleri, kadın çalışması yürütenleri, sol partileri; örgütlenme özgürlüğü hakkını, toplumsal protesto, düşünce ve ifade özgürlüğünü suç kabul eden bu anayasal düzene karşı eylemlerimizi arttırmak için her birinizi dayanışmaya çağırıyoruz. Bu tedbirin faşist doğasını kınıyor, yoldaşımız Fadua Elizabeth Tapia Jarrin’in de aralarında bulunduğu 10 liderin serbest bırakılmasını talep ediyor ve yaklaşık 300 tutuklunun üzerindeki zulmün son bulmasını istiyoruz. (QUITO)

www.evrensel.net