Esad, Çin karşıtı fotoğraflar var sadece Türkiye itiraz etti

Esad, Çin karşıtı fotoğraflar var sadece Türkiye itiraz etti

BM binası önünde Berkin Elvan'ın da yer aldığı fotoğraf sergisini hazırlayan Demir Sönmez, Türkiye'nin itirazını değerlendirdi

İsmail ŞİMŞEK
Cenevre

Fotoğraf Sanatçısı Demir Sönmez, İsviçre'nin Cenevre kentindeki Birleşmiş Milletler binası önünde, aralarında Berkin Elvan’ın da bulunduğu 50 fotoğraftan oluşan Halkların Fotoğraf Sergisini açtı. Ancak Türkiye, Cenevre Konsolosluğu aracılığıyla Cenevre Hükümetine fotoğraftan dolayı rahatsızlığını bildirerek, kaldırılmasını talep etti. Cenevre Belediyesi ise BM meydanındaki fotoğrafı kaldırmayacağını açıkladı.  
Cenevre’nin açıkladığı kararı yerinde bulan Demir Sönmez, “Karar olumlu ve yerinde bir karardır. Cumhurbaşkanının Türk Konsolosluğu aracılığı ile böyle bir müdahalede bulunması kabul edilemezdi. Berkin Elvan fotoğrafına müdahaleye tepkiler, aynı zamanda bardağı taşıran son damla gibi, Erdoğan`ın bugüne kadarki diktatör yaklaşıma bir tepkiyi açığa çıkartmıştır. Tepkilerin artması, dünya basının ilgisini çekmesi bir bakıma Türkiye`de yaşanan hukuksuzluğa karşı, basın özgürlüğü üzerindeki baskılara karşı bir tepkidir.” dedi.

Türkiye'den BM önündeki sergiye 'Berkin Elvan' itirazı


15 Nisan'da açılan ve 1 Mayıs'a kadar görülebilecek serginizinden bahseder misiniz? Neden Birleşmiş Milletler Maydanı, neden Halkların Fotoğraf Sergisi?
Bu sergi son 5 yıl içerisinde Birleşmiş Milletler meydanında yapılan eylemlerden oluşan, eylemlerin fotoğraflarından oluşan bir sergi. Burada amaç, değişik konularda dünyanın gündeminde olan gerek çevre sorunu, gerek barış, gerek basın özgürlüğü, gerek insan hakları, gerek beslenme hakkı içeren değişik temalardan oluşan bir sergi oluşturmak. Amaç, burada tüm fotoğraflardaki mesajlara dair bir kez daha uluslararası kamuoyunu duyarlı kılmak ve aynı şekilde Birleşmiş Milletler'e mesaj vermek. Burası aynı zamanda Birleşmiş Milletler Meydanı. Burada yaklaşık olarak günde 15 bin çalışan, uluslararası kurumlarda çalışan insanlar gelip geçmekte. Ve aynı şekilde burası uluslararası bir merkez. Tüm dünyanın çeşitli ülkelerinden İsviçre'yi, Cenevre'yi ziyarete gelenler mutlaka bu meydanı da ziyaret ediyorlar, fotoğraf çekmek istiyorlar. Yani benim mesajım daha çok burayı ziyaret edenlere, bu sergiyi ziyaret edenlere bir kez daha düşünüp dünyadaki olaylara, en azından duyarsız kalmamaları, bir şeyler yapmaları için, harekete geçmeleri için de bir mesaj.

Fotograf seçimi ve ön çalışmanıza dair bilgi verir misiniz? Nasıl bir çalışma yaptınız fotoğraf seçiminizde?
Binlerce fotoğraf içerisinden 256 fotoğraf seçtim. Daha sonra bu fotoğraflardan 126 tanesinde karar kıldım. Ama gerek meydanın konumu, gerekse de sergi panolarının sayısının 50 olması nedeniyle 50 fotoğraf sergileme şansımız oldu. Diğer fotoğrafları da belki başka sergilerde kullanabilirim.
Fotoğrafların değişik konularda olmasını istedim. Yani dünyanın gündeminde olan, gündemi meşgul eden, örneğin özgürlükler için mücadele eden halklar, basın özgürlüğü için mücadele eden, ifade özgürlüğü için mücadele eden, insan hakları için mücadele eden, çevre için mücadele eden, çalışma hakları için mücadele eden, grev hakkı için mücadele eden, hayvan hakları için mücadele eden değişik konularda 50 tane fotograf, hemen hemen 30-40 ülkeyi ilgilendiren, toplumsal olayların fotoğrafları var.

Son dönemde basının dikkatini çektiniz. Bu sergiden belki bu boyutta bir ilgi beklemiyordunuz. Berkin Elvan fotoğrafı üzerinden Türkiye'nin müdahalesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şimdi bu sergi kendi başına bir mesaj. Yani serginin hepsi bir mesaj. Her fotoğraf bir mesaj. Tabi bu mesajı almak isteyenler alıyor, almak istemeyenler almazlar. Ama buradaki Berkin Elvan fotoğrafının ön plana çıkması, tamamen Türkiye'nin antidemokratik, Erdoğan'ın diktatöryal mantığının ürünü. Yoksa burada mesela, daha da çarpıcı, Siri Lanka'dan Tamillerin de fotoğrafı var. Aynı şekilde Besar Esad'a karşı yapılan eylemlerin de fotoğrafı var, Esad'ı destekleyen eylemler de var. Çin karşıtı eylemler de var, İsrail karşıtı eylemler de. Hiç kimseden tepki gelmiyor, sadece Türkiye'den geliyor. Bu da şunu gösteriyor ki, Türkiye hâlâ demokratik bir ülke olmadı, olmayacak gibi görünüyor. Yakın bir ufukta Türkiye'de demokrasiyi beklemek hayal gibi bir şey. Dünya değişirken, sürekli gelişirken, teknoloji değişirken halkın bir diktatörün peşine takılması, adeta bir peygamber gibi tapması, bir ortaçağ kültürünün ürünü olduğunu ifade ediyor.

www.evrensel.net