‘Rant savaşının ortasında kaldık’

‘Rant savaşının ortasında kaldık’

İstanbul Balat’ta bir reklam filmi setinin pompalı tüfekle basılmasını Burcu Matur ve Ezel Akay’la konuştuk.

Ezgi GÖRGÜ
İstanbul

İstanbul Balat’ta bir reklam filmi setinin pompalı tüfekle basılması ve elinde silah bulunan kişinin setten bir kişiyi alıp gitmesini Burcu Matur ve Ezel Akay’la konuştuk. Sarhoş olan kişilerden birinin bir çalışandan da 30 bin lira istediği iddia edilen olayla ilgili olarak reklam filmi yönetmeni Burcu Matur ve olayı sosyal medyada duyuran Ezel Akay ciddi bir durumla karşı karşıya olduklarını ve çekim yapılan mekanların rant paylaşımına maruz kaldığını söyledi, belediyeler, valilik ve ilgili kurumların film çekimlerine dair düzenlemelerin olması gerektiğini dile getirdi.   

Reklam filmi çekimiyle ilgili olarak görüştüğümüz Kala Film’den Yönetmen Burcu Matur, sabahın yedisinde 4 kişinin geldiğini, sabah kahvaltısından 10 dakika gibi bir süre geç çıktıklarından dolayı hayatlarını kurtarabildiğini söyledi. Matur’un açıklaması şöyle;

“Balat’ta yaşananlar, üzerine çok konuşulup, tartışılıp, kararlar alınması gereken bir olay. Konuya münferit bir olay olarak yaklaşmayı düşünmeyin bile. Bugün tüm ekip olarak rant savaşının ortasında kaldık. Biz filmcilerin popüler ederek rant yarattığımız mekanlar, bu ülkenin mükemmel gerçeğiyle bir araya gelince mafya abilerinin elinde koca bir tehlikeye dönüşüyor. Balat’ta yaşananların özü de budur. ‘Bilmem kim abi oraların ağasıymış, onunla konuşsaydınız, yok o artık bakmıyor, bilmem kim abi daha kuvvetli’ cümleleri koskocaman bir safsata. Hepsi mafya, mahalleliyi tehditle göz korkutarak bize mekanları vermeye zorladıkları gibi, ortadaki pastanın kokusunu alanlar ellerine aldıkları pompalı tüfekle kilometrelerce öteden gelip pay sahibi olmak için kendinden geçercesine sabahın 7’sinde setin ortasına dalabiliyor. Üstelik haplanmış, sarhoş, ellerinde bira şişesi ve pompalı tüfekleriyle! Polis de ‘Biz güvenliğinizi sağlayamayız’ deyip işin içinden sıyrılıyor. Bu konunun tüm meslek birlikleri ve dernekler nezdinde gündeme alınıp valilik, belediye gibi mercilere taşınması ve çözüm üretilmesi gerekiyor. Her çekim için belediyeye yatırılan paralar, valilikten alınan izinlerin ne işe yaradığını bir bir anlatmaları gerekiyor. İşimizi çok zor şartlarda ama gönülden ve severek yapıyoruz. Zor şartlar asla ve asla can güvenliğimiz üzerinden kullanılan bir cümle olamaz.  Hepimize tekrar geçmiş olsun.”

‘FİLM ÇEKİMLERİYLE İLGİLİ DÜZENLEMELERİN OLMASI GEREKİR’

Balat’ta bir reklam filmi setini basan kişilerle ilgili gazetemize konuşan Ezel Akay, şehirlerde, mahallelerde film çekimlerinin artık bizim kültürümüz olduğunu belirterek, “Bu konuda bir takım izinlerin olması gerekir ama konuyla ilgili hiçbir düzenleme olmaması, düzenlemelerin bizi kurda kuşa yem edecek sonuçlar doğurması ilkellik” dedi. Vatandaş olarak film çekme hakkına sahip olduklarını dile getiren Yönetmen Ezel Akay şöyle devam etti: “Film ekiplerinden belediyenin çekim için para alması son derece karanlık ve ahlaksız bir konu. Belediyelerin ‘Ne kadar sömürürsek o kadar iyi’ gibi bir kuralı var. Halbuki sokaklar bize ait, film çekimi paranın harcandığı bir yerdir, kazanıldığı değil. Belediyeler çekim izni karşılığı para alıyorsa çok ciddi hizmet vermeliler. Bunun için de bünyelerinde film-yapım hizmetlerinden anlayan elemanlar bulundurmalı. ‘Sokakta duruyoruz’ diye bizden para alınmamalı, bize ancak hizmet verilecekse para alınmalı. Çünkü hem bizim hem de mahalle sakinlerinin güvenliğini sağlayacak hizmetler barındırmalı. Aslında bütün bu itiş kakışta ilgilenilmesi gereken esas konu budur”

www.evrensel.net