DİSK'e bağlı sendikalar: Taksim ısrarı sermayeye yarar

DİSK'e bağlı sendikalar: Taksim ısrarı sermayeye yarar

DİSK'e bağlı sendikalar 'Alan tartışmasından çıkılmalı ve işçilerin en geniş birlikteliğini sağlayacak bir gün olarak ele alınmalı” çağrısı yaptı.

Fırat TURGUT
Uğur ZENGİN
İstanbul

1 Mayıs’a sayılı günler kala konfederasyonlar İstanbul kutlamasını yine alan tartışmasına sıkıştırdı. Türk-İş Çanakkale’ye, Hak-İş Sakarya’ya çağrı yaparken; DİSK ise Başkanlar Kurulu toplantısında ağırlıklı olarak “Taksim konusunda ısrarcı olunmaması ve kitlesel bir kutlama için hazırlıkların yapılması” konusunda görüşü öne çıktığı halde kamuoyuna “Taksim’de kutlayacağız” dedi. DİSK’in bu tutumunu eleştiren bağlı sendikalar “Bir an önce alan tartışmasından çıkılmalı ve işçilerin en geniş birlikteliğinin sağlanacağı bir gün olarak ele alınmalı” çağrısını yaptı. 

2013 yılından bu yana İstanbul’da 1 Mayıs’ın hazırlık sürecinin heba edildiğini belirten Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, “Savaş politikaları, kıdem tazminatı kiralık işçilik, taşeron meselesi, işten atmalar gibi çok yönlü saldırıların olduğu bir dönemde işçi sınıfı açısından en önemli kent olan İstanbul’da 1 Mayıs’ı alan tartışmalarına sıkıştırmak, deyim yerindeyse sermayenin değirmenine su taşımak anlamına gelir” dedi.

‘ÖNEMLİ OLAN MİLYONLARCA İŞÇİNİN TALEPLERİ’

Geçmiş yıllarda da Taksim tartışmalarının yaşandığını ve Taksim izni çıkmadığını ifade eden Aslan, şöyle devam etti: “Bugün de DİSK, KESK, TMMOB, TTB Taksim’de ısrar ediyor ve bugün de olacak olan budur. 1 Mayıs’a 10 gün kala belirsizliğin sürmesi 1 Mayıs’ın yapılmaması anlamına gelir. Bu nedenle bu tutumun değişmesi gerekiyor. Milyonlarca işçi ve emekçinin herhangi bir 1 Mayıs alanında bir araya gelmesi ve taleplerini dile getirmesi önemli.” Sürecin bir an önce sonuçlandırılması ve mitingin nerede yapılacağının belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Aslan, “Olmadığı koşullarda birlikte bu meselelere bizim gibi yaklaşan sendikalarla hareket edeceğiz” diye konuştu.

BAŞKANLAR KURULU’NUN İRADESİ YANSIMADI

DİSK Başkanlar Kurulu toplantısında 1-2 sendika başkanının dışında hemen herkesin mevcut şartlarda Taksim ısrarının 1 Mayıs yapmamak anlamına geldiğini söylediğini ifade eden Cam Keramik-İş Genel Başkanı Birol Sarıkaş da “Taksim ısrarımız vardır, sınıfın bu hakkı vardır ve Taksim emeğin alanıdır, ama esas mesele emeğe dönük saldırıların, sokağa çıkmanın korku imparatorluğuyla engellendiği bir dönemde kitlesel bir 1 Mayıs’ta gösterilecek tepkidir” diye konuştu.

Yapılan açıklamalara Başkanlar Kurulunun iradesinin yansımadığını ifade eden Sarıkaş, “Burada, ‘Taksim demezsek, ısrar etmezsek bir takım kişilerin, çevrelerin eleştirisine uğrayacağız’ korkusu var. 1 Mayıs solcuların değil sınıfın bayramıdır. Talepleri en fazla haykıracağımız gündür” dedi.

Taksim’de 1 Mayıs kutlamasının pratik olarak hayata geçirilmediği koşullarda 1 Mayıs’ın heba edileceğine dikkat çeken Sarıkaş, “Onun için DİSK yönetimini yine uyaracağız. Onlar bu şekilde devam ederlerse de biz kitlesel bir mitingi kendi gündemimize alacağız” dedi.

‘İŞÇİLER 1 MAYIS’TA BÜTÜN GÜÇLERİYLE BİR ARAYA GELEBİLMELİDİR’

DİSK/Tekstil Genel Başkanı Kazım Doğan da “Hükümetin koymuş olduğu yasak ve kısıtlamalar İstanbul’u adeta bir yasak şehir haline getirmektedir. Hükümetin yasaklamaları AİHM ve AYM tarafından hukuk dışı olarak tespit edilmiş, işçilerin 1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanı olarak kabul edilen Taksim’de toplanmaları bir hak olarak teyit edilmiştir. Bu anlamda DİSK başkanlar kurulunun Taksim alanında miting için başvuru yapması bu hakkın savunulması bakımından hukuki önem taşımaktadır. Konunun bu yönüyle değerlendirilmesinde fayda vardır” dedi.

Kazım Doğan şöyle devam etti: “Hukuktan ve meşru hakları kullanmaktan kaynaklanan Taksim başvurusu elbette geçmiş yıllarda olduğu gibi bir alan inatlaşması ve 1 Mayıs’ta işçilerin bir araya gelmesinin önlenmesi doğru değildir. Zaten DİSK Başkanlar Kurulunda yapılan değerlendirmelerde bu iki durum birbirinden ayrıştırılmış, sonuç olarak içinde bulunduğumuz koşullar da dikkate alınarak İstanbul’da işçilerin ve tüm halkın 1 Mayıs Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’ne en geniş katılımı sağlayacak şekilde hazırlık yapılması konusunda genel eğilim oluşmuştur. Bizim de görüşümüz bu yöndedir. Artık İstanbul’da işçiler 1 Mayıs’ta bütün güçleriyle ve tüm destekçileriyle bir araya gelebilmelidir. Bu elbette sadece İstanbul’la sınırlı kalmamalı ülkemizin tüm yörelerinde barış içerisinde işçiler 1 Mayıs’ta alanlarda demokrasi, hukuk ve özgürlük başta olmak üzere taleplerini hep bir ağızdan dile getirebilmelidir.”

TAKSİM ZORLANMALI AMA KOŞULLARI YARATILARAK

DİSK Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan ise DİSK Başkanlar Kurulu toplantısında farklı düşünceler olduğunu söyleyerek “Ben de ‘Taksim bizim olmazsa olmazımızdır, Taksim 1 Mayıs alanımızdır’ dedim. 2010, 2011, 2012 yıllarında olduğu gibi kimsenin burnunun kanamadığı bir 1 Mayıs kutlaması benim de önerimdir. İzin verilmediği takdirde Taksim alanının zorlanması gerektiği düşüncesindeyim. Ancak bunun da koşullarının yaratılması gerekir” dedi.

Çalışkan şu şekilde devam etti: “Taksim’den vazgeçmeyelim ancak bugünün Türkiye’sinde 1 Mayıs AKP iktidarının emeğe ve demokrasiye yönelik saldırılara karşı güçlü bir ses çıkarılmasının fırsatı olarak değerlendirilebilir. İstanbul’da güçlü bir muhalif sesin yükseltilmesi gerektiğine inanıyorum. Öte yandan 1 Mayıs’ta güvenliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. 10 Ekim’i yaşadık, 103 insanımızı kaybettik. Barbar terör örgütü IŞİD’in tehditleri göz ardı edilmemeli. Ancak hangi koşullarda alanlarda olmamız gerektiğini düşünmeliyiz. İstanbul’da Taksim’de, diğer yerlerde, Türkiye’nin her yerinde alanlarda olmalıyız” dedi.

 

www.evrensel.net