Papa'nın ayağına kapanan çocuklar

Papa'nın ayağına kapanan çocuklar

Yunan adaları ziyareti sırasında Papa Francis’in bir grup mülteciyi alarak İtalya’ya götüreceğini duyan mülteci çocuklar Papa'nın ayaklarına kapandı.

Ercüment AKDENİZ

Kuzey Afrika’dan İtalya’ya ulaşmak için Akdeniz’e açılan 400 kadar mülteciyi yine o berbat son karşıladı; açık denizde kimsenin duymadığı feryatlar ve korkunç ölüm!
Teknedekilerin Somali, Etiyopya ve Eritreli olduğu belirtiliyor. Peki ama bundan sonra o teknelerde Suriyelilerin olmayacağını kim söyleyebilir? Zira AB-Türkiye “Geri Kabul Anlaşması”ndan sonra Ege Denizi ve Balkan Yolu büyük oranda kapandı. Ve Kuzey Afrikalılarla birlikte Ortadoğululara Akdeniz’den başka bir seçenek bırakılmadı.
Akdeniz’den gelen bu kara haberin hemen öncesinde Papa Francis Yunan adalarını ziyaret etti. Papa, Ege denizini bir “mezarlık” olarak adlandırdı ve “Bu büyük insani krize dünyanın dikkatini çekmek, çözüm istemek için geldik” dedi. Vatikan lideri ayrıca “ekonomik zorluklara rağmen bu krize cömertçe karşılık veren Yunan halkına” da dayanışma mesajı iletti! AB’nin Yunanistan’a yıktığı yük düşünüldüğünde bu dayanışma mesajının Yunan halkı için boş bir teselliden öte anlamı yok.

Akdeniz'de 4 tekne alabora oldu: 400 mülteci öldü


VATİKAN KRİTERLERİ
Yunan adaları ziyareti sırasında en trajik tablo ise Lesbos Adası’nda yaşandı. Papa Francis’in yanına bir grup mülteciyi alarak İtalya’ya götüreceğini duyan mülteci çocuklar Katolik liderin ayaklarına kapandı. Ve en nihayet Papa “kriterlere uyan” 12 mülteciyi yanına alarak Vatikan’ın kurtarıcı rolünü gayet güzel oynamış oldu. Peki neydi bu kriterler?
Vatikan, seçilen kişilerin, AB ile Türkiye arasında yapılan göçmen anlaşmasından önce Midilli’ye ulaşan kişiler olduğunu açıkladı. Yani Vatikan ve onun lideri Francis AB-Türkiye Geri Kabul antlaşmasına harfiyen uyduğunu dünya aleme beyan etmiş oldu! Yani 20 Mart’tan sonra göç yollarına düşen insanlar AB ve Türkiye kadar Vatikan nezdinde de “yasa dışı” kapsama alınmış oldu! Böylece “yasa dışı” olarak damgalanan mülteci göçü ile savaşmaya Vatikan da katılmış oldu.
Hatırlarsak Papa Francis, Paskalya Yortusu öncesi ayak yıkama ritüeli için Roma yakınlarındaki Castelnuovo di Porto’da yine bir mülteci kampını seçmişti. Ne var ki Papa’nın ne ayak yıkayıp öpmeleri; ne de gözyaşları içinde ağlayarak ayağına kapanan mülteci çocuklara dualar etmesi Vatikan’ın “günah”larını perdelemeye yetmiyor.
Çünkü Papa Francis’le birlikte Vatikan ve din; hem “Geri Kabul Antlaşmasını” kutsadı hem de Akdeniz’e açılan yeni ölüm koridorlarına tescilli onay verdi.
Müslüman mülteci çocukları işaret edip Papa'ya saydıran bizdeki muhafazakar çevrelere de buradan bir çift sözümüz var. Papa ziyaretini aynen şu ifadelerle noktaladı ve topu İstanbul’a attı; “...Bu bağlamda, gelecek ay İstanbul’da yapılacak ilk Dünya İnsani Zirvesinin başarıya ulaşması umudumu yineliyorum”
Kendisine “Geri Kabul Antlaşmasını” temel alan böylesi bir utanç zirvesine Türkiye’nin ev sahipliği yapmasına dur diyebilecek misiniz; yoksa “Başımızda muhafazakar bir hükümet var” diyerek sessiz kalmayı mı tercih edeceksiniz?

‘KİMSE YASA DIŞI DEĞİL’
Kapatırken bir de eylem bilgisi verelim. Çeşitli yardım kuruluşlarından bir grup gönüllü, mart ayında Yunanistan’ın Midilli Adası’nda sığınmacıların tutulduğu Moria kampındaki koşulları protesto etmişti. Göstericiler üzerlerinde “Kimse yasa dışı değil” yazılı uçurtmalar uçurmuş “Yazıklar olsun AB”, “Sınırlara hayır, tehciri durdurun” şeklinde slogan atmıştı. Papa’nın son Morai ziyareti sırasında da benzer eylemler yapıldı.
Ayaklara kapanan çocukları kurtaracak olan işte bu onurlu eylemlerdir; “cezaevi”nde mültecileri ziyaret eden dini liderler değil!

www.evrensel.net