Başkentin yakın tarihine bir tanıklık: Ankaralamalar

Başkentin yakın tarihine bir tanıklık: Ankaralamalar

Hüseyin Akyar’ın yazdığı kitap, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından aralık 2015’te okuyucularıyla buluştu.

Burcu YILDIRIM
Ankara

Uslu ve meraklı bir çocuğun elli yıl öncesi Ankara’da yaşadıklarına ve gözlemlerine tanıklık etmeye çalıştığı Ankaralamalar adlı kitap, yüze yakın karalamalar içinden seçilen kurmaca ve ‘öykü’leri bir araya getirdi.
Hüseyin Akyar’ın yazdığı kitap, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi tarafından aralık 2015’te okuyucularıyla buluştu. Ankaralamalar meraklılarını Ankara’nın 50-60 yıllık yolculuğuna çıkarıyor. Eski semtler, eski mekanlar, eski meslekler, eski araç ve gereçler günümüzde yeniden canlanıyor. Öykülerde geçen isimler gerçek olurken birçoğunun hayatta olmadığına da tanık oluyoruz.

‘BİR, MAYIS SABAHI İHTİLAL OLMUŞTU’
Hasan Akyar, öykülerindeki Ankara’ya Bahçelievler Birinci Cadde’de olan evinden, mahallesinden başlıyor. İlkokul üçüncü sınıfta güneşli bir Mayıs sabahı okula gitmek üzereyken ‘‘ihtilal olmuş’’tu. Ve ihtilal, akşamında çocuk saati kuşağında alışılagelen masallar yerine marş sesleri ile girmişti bir çocuğun hayatına.. Sokağa çıkma yasağına rağmen bahçedeki çağları koparmakla da başlamıştı yasakta, yasaksız günler..
Şimdilerde hangi asfaltı söksen, hangi kaldırımı kaldırsan bir çay, bir dere çıkacak Ankara’nın altından diyen Akyar, Herman Jansen’in Ankara için hazırladığı ‘‘Nazım İmar Planı’’ kapsamında önerdiği kentsel yerleşim planı ile kapı aralıyor Ankara sokaklarına.

SÜT TOZU, BALIK YAĞI
’70’lerin sonlarında Bahçelievler’de yedi gencin öldürülmesiyle belleğimize kazınan sokak ve Ankara’nın çocuk bahçeleri, TCDD’nin görkemli lokomotifi ile güçlü hissedilen çocukluk zamanları döşer hikayeleri bir bir yollara. Kocatepe’nin sonsuza giden ziyeretçileri, liberal dokunuşun öncü örneklerinden cami altındaki alışveriş merkezi girer sıraya. Coğrafyanın insana, üretim ilişkilerine, toplumun kültürüne yön verdiğini söyler sessiz sedasız.
Bir gün kapı komşusu Coni girer hayatlara ve sorgulanır, ‘‘Amerikan yardımından neden onların değil de sadece bizlerin yararlandığı’’. ABD yardımı süt tozu ve balık yağı... O sıralar  kimsenin aklına gelmezdi yardımların son kullanma tarihi.

MAVİ ÇÖP BİDONU, SARI TAKSİ
Sonrasında Akyar ekliyor: ‘‘12 Eylül’ün ardından Mobil-Oil varillerinden bozma çöp bidonlarının maviye boyanması emri geri geldi atanmış emekli asker yerel yöneticimizden. Aynı günlerde gecekonduların ön cephelerine beyaz badana vuruldu, taksiler de kirli sarıya boyandı. Neden sarı diye sormamıştık, çünkü New York’takiler de sarıydı. Ama merak ettik çöp bidonlarının neden maviye boyattırıldığını...”

HASANOĞLAN’DA KÖY ENSTİTÜSÜ
Elmadağ’a ulaşmadan sağ tarafta yıkık dökük binaların içinden Hasanoğlan Köy Enstitüsü, yılda ortalama 2 bin öğretmen mezun eden ve Ruhi Su’nun da müzik öğretmenliği yaptığı yer. NATO’ya giriş koşullarının içinde kapatılması gereken, köyleri kent yapacak enstitüler durur yalnızca. Kolej’deki Amele Pazarı, Merkez Lokantası ve Raks Aksağı, Troleybüs ile Ankara’da Seyr-ü Sefer, Bin Varmış Bir Yokmuş Masalları..
Ankara’nın kalbine Ankaralamalar ile dokunan Hasan Akyar; mekanları, hayatları, kültürü, farkına varmadan farklılaşan hayatları bir çocuğun gözünden veriyor. Ankara’yı, Ankara’nın sarıp sarmaladığı hayatları ve sokaklarının ölüme, yaşama, hayata tutunmaya taraf olan insanlarını içtenlikle anlatıyor. Şehrin ve insanın ne denli birbirine benzediğini yaşanmışlıklarla koyuyor, Ankara meydanlarına.

Son Düzenlenme Tarihi: 19 Nisan 2016 15:51
www.evrensel.net