17 Nisan 2016 10:02

1 Mayıs’ta birliğimizi daha da büyütelim

2015 1 Mayısında talepleriyle 13 kilometre yürüyerek atölyelere seslenen Nakış işçileri, bu 1 Mayıs'ta da alanlarda olmak için kolları sıvadı.

1 Mayıs’ta birliğimizi daha da büyütelim

Paylaş

Nakış İşçileri Birliği Komitesi
İstanbul

2013 Mayısında nakış işçileri, insanca çalışma koşulları ve geçinebilecek bir ücret için birlik olarak sokaklara çıktı. İstanbul genelinde sağladıkları birlik sayesinde cumartesi çalışmasını kaldırdı, ücretlerine zam aldı. Bir dernek kuran nakış işçileri 3 yıla yakın birliğini ilçe ilçe komiteler kurarak sürdürdü ve bu süre içerisinde onlarca atölyede patron baskısı ve dayatmalarına karşı insanca yaşama, çalışma mücadelesi verdi.  2015 1 Mayısında yüzlerce nakış işçisi ilk kez sendika, sigorta ve 8 saat iş günü için Güneşli Evren mahallesinden başlayarak İncirli’ye kadar 13 kilometre yürüyerek atölyelere seslendi ve herkesi tüm işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma gününde alanlarda olmaya çağırarak binlere ulaştı.
2015 1 Mayısı nakış işçileri ve tüm tekstil işçileri için moral ve örnek bir kutlama oldu. Sendikalaşma çalışmalarına başlayan nakış işçileri bir çok atölyede 8 saat çalışmaya başladı, çift bordro uygulaması sonlandırıldı ve sigorta primleri ödenen ücret üzerinden yatırılmaya başlandı. Aynı zamanda ücretlerinde de bir artış olan nakış işçileri, iş garantisi ve tüm hakları için bu 1 Mayıs’ta da alanlarda olmak için kolları sıvadı. Çünkü şimdilik yapılan kimi iyileştirmelerin bütün atölyelerde olduğunu söyleyemeyiz. Bir çok işyeri ifademizi mücadele eden işyerleri olarak ele almak gerekir. Evet mücadele eden işyerlerinin neredeyse tamamında 8 saat çalışma uygulaması başladı ve buna bağlı olarak bazı haklar ilerletildi. Her adımda bir şeyleri öğrenerek ilerliyoruz ve sendikalaşma çalışmalarımızda da gördük ki sektörde nakışı tek ele alamayız. Bizimle aynı iş kolunda olan deri ve tekstil işçileri ile de birleşmeliyiz. Bu yönlü çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 
Yeni bir 1 Mayıs yaklaşırken bu çabamızı daha da ilerlettiğimizi söyleyebiliriz. Bölgemizde de dünden daha güçlüyüz; bir yıl önce 1 Mayıs’a tek başımıza çağrı yaparken bugün bir çok sendika şubesi bir araya geldi ortak çalışmalar sürdürüyor. Metal işçileri sendikasından belediye işçilerine, öğretmenlerimizin sendikasından liman işçilerinin sendikasına kadar bir çok sendikanın şubeleri bölgemizde bir araya geldi ve çalışmalarımızı ortaklaştırdık. En azında bir takım işleri birlikte nasıl yapacağımızı tartışıyor konuşuyoruz. Ortak bildiri çıkarılıp dağıtıldı ve iş kolları düzeyinde toplantılar gerçekleştirildi. 
Yani bu 1 Mayıs’ta taleplerimiz üzerinden yine kendi bölgemizde, işyerlerimizin önünde kutlamamızı yapacağız. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesi ve sendikal mücadelemizin ilerletilmesi için taleplerimizi haykıracağız. Yine kol kola diğer sınıf kardeşlerimizle birlikte yürüyeceğiz, ‘Yaşasın 1 Mayıs’ diyeceğiz.
2013’ten beri öğrendiğimiz bir şey varsa, o da birlik olmak, birlik olmak, birlik olmaktır. Birleşen işçileri hiç bir gücün yenemeyeceğini bir çok işyerimizde yaptığımız direnişlerle gördük. Şimdi nakış işçileri komitesi olarak tüm kardeşlerimize sesleniyoruz; hepimiz gördük cumartesilerin kaldırılması da dahil olmaz dediğimiz ne varsa mücadele ederek elde ettik. 8 saat çalışmanın başladığı işyerlerinde arkadaşlarımız bu mücadelede daha ileride durdular ve daha çok hak kazandılar. Durduğumuz zaman, birliğimizi gevşettiğimiz zaman haklarımızın yeniden gasbedildiğini de gördük. 
Şimdi bütün arkadaşlarımıza sesleniyoruz: Hızla birliğimizle bağ kurun, sendikamıza üye olun. Kol kola daha ileriden daha çok hak için 1 Mayısta taleplerimizi daha güçlü ifade edelim. Her arkadaşımız kendilerine söylenen yalan sözleri bir kenara bırakmalı ve birliğimizin gücüne inanmalıdır. 
Bu 1 Mayıs birliğimizi güçlendirme günüdür. Şimdi daha güçlü bir şekilde alanları dolduracağız hepimize şimdiden kolay gelsin. 

*** 

Bunca sorun varken harekete geçmek için daha ne bekliyorsunuz? 

Bir Ford Otosan işçisi / Kocaeli

Kiralık işçilik, özel istihdam büroları, asgari ücret ve ek zam talebi… Bunları hepimiz duyduk ve işçiler olarak kendi aramızda tartıştık. Bunların hepsi işçinin çalışma hayatını hatta eşini, çocuklarının geleceğini ilgilendiren konular. Bunların hepsi üyesi olduğumuz sendikaların, biz işçilerin ve bu ülkede alınteri ile geçinen herkesin sorunu. Peki, bu kadar büyük sorunlarımız varken, bunlara tepki göstermek için önümüzdeki 1 Mayıs bayramında alanlarda olmak için ne yapılıyor? Mesela üyesi olduğumuz Türk Metal’in 1 Mayıs’a dair ne gibi bir hazırlığı var diye sormak istiyorum. 
Türk Metal yöneticileri ve de işyeri temsilcileri hep ‘en büyük ve en güçlü sendika’ olmakla övünür. Yeri geldiğinde yere göğe sığdıramazlar kendilerini. Peki, bu en büyük sendikanın bunca olan biten karşısında sesi niye hep cılız çıkar? Bunca yasal değişiklik, bunca adaletsizlik bu ülkede değil de başka bir ülkede mi yaşanıyor?  Ben 10 yıldır bu fabrikadayım. Bu 10 yılda her 1 Mayıs öncesi şunu yaşadık. Temsilciler son bir iki gün gelip hatları geze ‘Şuraya 1 Mayıs’a gideceğiz. İsim yazıyoruz gelecek misin?’ diye sorar. 1 Mayıs çalışmasından anladıkları bu. İşçiler ne yaşıyor, hükümet işçiler aleyhine ne yapıyor, neden 1 Mayıs’ta mitinge katılmak lazım hiçbir şey yok. Tek soru şu; “Geliyor musun, gelmiyor musun?”
Asgari ücrete zam geldi, neredeyse keşke gelmeseydi dedirtti. Biz işçilerin bu zamla birlikte kaybı çok büyük oldu. Çünkü daha asgari ücrete zam gelmeden çarşıya, pazara zam geldi. Bu zammın içine AGİ’de dahil edildi. Bir hak daha eridi gitti. Yapılan zam başka bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Koca koca otomotiv fabrikalarında yıllardır emek veren bizler sadece ama sadece asgari ücret alıyoruz. Yeni giren işçi ile 9 yılını bu fabrikaya veren işçinin ücreti artık aynı. Bu gerçekle bize de iyileştirme yapılsın istedik görmezden gelindi. Şimdi sırada kıdem tazminatlarımız var. Hükümet hazırladığı kiralık işçilik yasası ile bizler için kölelik dönemi ve güvencesiz çalışmayı hayata geçirmeyi planlıyor. İşçileri 1 Mayıs’a daha güçlü bir şekilde katmak için bu kadar çok gerekçe varken, en büyük olmakla övünen ve bu gücünü harekete geçirmeyen sendikaya ise söylenecek çok şey var.
Ford Otosan’daki Türk Metal üyeleri olarak haklarımızı elimizden almaya kalkan bu yasalara karşı çıkmalı, sendikacılar harekete geçmiyorsa onları harekete geçirmek için önce bizler birleşmeliyiz. Hatırlatmakta fayda var. Birileri harekete geçmiyorsa yeri ve zamanı geldiğinde işçilerin söyleyeceği bir söz muhakkak vardır. Çok uzaklara gitmeye gerek yok 2015 yılı Mayıs ayı bunu göstermiştir.

 

ÖNCEKİ HABER

İMES işçileri komitelerini kuruyor

SONRAKİ HABER

‘Sanayi üretimi geriliyor, işsizlik tırmanıyor’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa