17 Nisan 2016 08:49

İşimizi, ekmeğimizi canımız pahasına savunacağız

Sendikalar ve işçilerin, 1 Mayıs'a hazırlandığı Adıyaman'da taşerona ve savaşa karşı vurguların ön plana çıkacak.

İşimizi, ekmeğimizi canımız pahasına savunacağız

Paylaş

Ali TIRPAN
Petrol-İş Adıyaman 
Şube Başkanı

Yıllardır sermaye çevrelerinin özlemini çektiği yasal düzenlemeler son aylarda hızla gündeme getiriliyor. Kiralık işçi büroları ile geçici iş ilişkisi sağlama, kıdem tazminatının fona devredilmesi, taşeronlara sözde ‘kadro’ verilmesi vs işçilere ve emekçilere yönelik hazırlanan yasa değişiklikleri ile bizlerin elinde kalan son haklarımızda ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Hele son olarak gündeme getirilen “Taşeronlara kadro müjdesi” olarak açıklanan değişiklikler ve düzenlemeler, bizler açısından bardağı taşıran son damla olma özelliğinde. Bizler taşeron çalışmanın kaldırılmasını talep ederken, devletimiz kadrolu çalışmayı ortadan kaldıracak düzenlemelerin hazırlığını müjde olarak sunmaktadır. Kiralık işçi büroları ile işçilerin emeğinin alınıp satıldığı köle pazarları oluşturulmaya çalışılıyor. Kıdem tazminatlarımız fona devredilerek azaltılmaya, gasp edilmeye, bizden sonrakiler için ise tümden ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bizler için iş güvencesi niteliğinde olan kıdem tazminatımızı fona devrederek birilerine peşkeş çekmeye çalışıyorlar.
İş kolumuzda “Bütünsel Dönüşüm Projesi” adı altında bağlı bulunduğumuz TPAO, sözde şirketin uluslararası alanda rekabet gücünü artırmak adına özelleştirilmeye, uluslararası petrol şirketlerine peşkeş çekilmeye çalışılıyor. İşverenlerimiz, yurt içi ve yurt dışında uyguladığı yanlış politikaların sonucunu biz işçilere fatura etmeye çalışıyorlar. İşyerlerimizdeki sendikamıza üye işçilere ücret üzerinden yıldırma politikaları uygulanarak emekli olmaya zorluyorlar. Binlerce işçimiz böyle tehditlerle baş başa. Örgütlü olduğumuz TPAO’ya bağlı sahalarda kadrolu çalışma adım adım tasfiye edilmeye çalışılıyor. Bizleri TEKEL işçilerinin durumuna düşürmek istiyorlar. Bizler her fırsatta bu uygulamaları ve saldırıları kabul etmeyeceğimizi, gerekirse canımız pahasına işimizi, işyerimizi ve ekmeğimizi savunacağımızı ifade ediyoruz. Şirketimiz her yıl en çok kâr eden kuruluşlar arasında yer alırken, kimse bizden işimizden ve ekmeğimizden tasarruf etmemizi bekleyemez. Petrol işçisi, sendikası ve birliği ile tüm bunları boşa çıkaracak güce ve dirayete sahiptir.
Her taraftan sermayenin yoğun saldırıları altında bu sene 1 Mayıs’a gidiyoruz. 2016 1 Mayısı yaklaşırken bu sorunlarımızın ve taleplerimizin takipçisi olacağımızı söylüyor ve bizi yönetenlerin sesimizi duymasını ve çözüm üretmesini bekliyoruz. 

** 
Hep birlikte daha özgür yarınlar için

KESK Adıyaman Meclisi

2016 1 Mayısına sayılı günler kala Adıyaman KESK olarak tertip komitesi oluşturarak başvurumuzu yapmış bulunmaktayız. Bu konuyla ilgili diğer emek ve demokrasi güçleriyle koordineli bir çalışma içindeyiz. Bu noktada Adıyaman’dan doğru 1 Mayıs’ın ruhuna uygun bir kutlama yapacağımızı belirtmek istiyorum. 
Fakat ülkemizde 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo karşısında 1 Mayıs’ın önceki yıllarda olduğu gibi bayram havasında geçeceğini düşünmek doğru bir değerlendirme olmayacaktır. Çünkü Kürt sorununda yeniden şiddet sarmalına dönülen bu süreçte, ülkenin dört bir tarafına cenazelerin gittiği, patlayan bombalar ve katliamlarla huzur ve güven ortamından her geçen gün uzaklaştığımız bir süreci yaşıyoruz.
Daha önceki süreçlerden farklı olarak bu süreçte bölgede şehirlerin yakılıp yıkılması, yeni bir göç dalgasının yaşanması ve yaşanan ölümler karşısında adeta kanıksanan ruh hali ile 1 Mayısı karşılıyoruz. Her geçen gün ağırlaşan tablo karşısında AKP iktidarının sorunun çözümü konusunda adeta sağır sultan rolünü oynaması, çözüm sürecini buzdolabına koyması ve yıllardır sürdürülüp çözüm olmayan güvenlikçi politikaların devam ettirilmesi karşısında; bu konu ile ilgili söyleyecek sözü olan bütün kesimlerin 1 Mayıs’ta ortak hareket etmesi son derece önem kazanmaktadır.
Yine yanı başımızda devam eden Suriye iç savaşı ve ülkemize yansımalarını her geçen gün daha fazla hissetmekteyiz. Yaşanan mülteci dramları, ucuz işgücü olarak çalıştırılmaları vb sorunlar büyüyerek artmaktadır. Kilis, Hatay gibi şehirlerde her gün patlayan bombalar ölümlere yol açmaktadır.
Böylesi bir ortamda 1 Mayıs’a doğru giderken 657 sayılı devlet memurları kanununda yapılması düşünülen değişikliklerle, kamu çalışanlarının iş güvencesinin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar, taşeron sisteminin ağırlaştırılarak devam ettirilmesi, ülkenin farklı noktalarında devam eden grevler ve en önemlisi iş cinayetleri sonucu yaşanan ölümler. Üniversiteler de akademisyenlere yönelik saldırılar, tutuklamalar, gazeteciler üzerindeki baskılar, sendikamız Eğitim Sen ve konfederasyonumuz KESK’in yönetici ve üyelerine yönelik işten atma, sürgünler,soruşturmalar,toplumun farklı bütün kesimlerine yönelik sindirme, yıldırma,tutuklamaların yaşandığı olağan dışı bir süreci yaşıyoruz. 
Bütün bu nedenlerle 1 Mayıs ‘a hazırlanırken ülkemizde; sömürüye, yoksulluğa ve faşizme karşı olan herkesi emek, barış, eşitlik ve özgürlük için alanlara davet ediyoruz. Hep birlikte daha özgür yarınlar için mücadeleye çağırıyoruz. 

** 
Saldırılar tabanda birliği zorluyor 

Adıyaman İşçi Birliği

Günümüz Türkiye’sinde işçi sınıfı ve emekçilerin çoğunluğu açlık sınırının altında, asgari ücret veya bu ücretin altında çalıştırılıyor. Çalışma koşulları ağır, yıpratıcı ve 8 saatten fazla. İş cinayetlerinin yaşanmadığı bir gün yok neredeyse. 
Kiralık işçi sistemine geçiş, kıdem tazminatı hakkının gasbedilmesini öngören düzenlemeler, taşeron işçilere söylenen kadro yalanının ardından gelen özel sözleşmeli personel statüsüyle ilgili yasal düzenlemeler güvencesizliği ve esnek çalışmayı yaygınlaştıracak. İşçiler lehine alınan mahkeme kararları uygulanmıyor, sendikalaşma ve grev hakları her gün çiğneniyor, sendikacılar ve sendikalar baskılarla susturulmak isteniliyor.
İşçiler ise bir yandan patronların saldırılarına olduğu kadar, sendikal bürokrasiye ve ihanetlerine karşı da anlamlı tepkiler veriyor. İçinde bulunulan çok yönlü saldırı süreci işçi sınıfının tabandan birliğini oluşturmasını dayatıyor. İşçiler bağımsız iradelerinin açığa çıktığı birliklerini kurabildiklerinde kazanım elde ettiklerini görüyorlar. Hak alma bilincinin güçlenmesi özgüvenin artmasını sağlıyor.
Emeğin kazanılmış haklarına yönelik saldırılara, işsizliğin ulaştığı kitlesel boyutlara, yoksulluğa, kuralsız, güvencesiz, esnek çalışma biçimlerine, taşeronlaşmaya, adalet duygusunun daha fazla rencide edilmesine, sendikal hak ihlallerine, iş cinayetlerine karşı, 2016 1 Mayısı işçi sınıfının kölelik dayatmalarına karşı insanca, özgürce ve kardeşçe yaşamı kurma iradesini ortaya çıkarmalıdır.

ÖNCEKİ HABER

Kötüyü beklemek mi iyiyi kazanmak mı?

SONRAKİ HABER

Cem Uzan, mal varlıklarına el konulması için açılan davayı kazandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa