17 Nisan 2016 08:19

Savaşa ve sömürüye karşı işçi iradesiyle

Gebze'den yazan işçiler, kentteki durumu anlatarak örgütlü şekilde 1 Mayıs'ı kutlamaları gerektiğini yazdılar.

Savaşa ve sömürüye karşı işçi iradesiyle

Paylaş

Kroman Çelik’ten bir işçi / Gebze

Biz işçiler olarak artık kendi örgütlülüğümüze ve birlikteliğimize dayanarak 1 Mayısları kutlamalıyız. Durumun nasıl bu hale geldiğini yaşadığımız tecrübelerden yola çıkarak kavrayabiliriz. 
Metal grevi sürecinin ardından Renault’da başlayan ve sendikal bürokrasiye karşı bir direnişe dönüşen işçilerin mücadelesi, daha sonra ek zam mücadelesine dönüşmüştü. Sermaye ve sendikaların, işçilerin kendi örgütlü ve birliğine dayanan bu hareketi karşısında aldıkları tutumu hep beraber gördük. İşçilerin mücadelesini ileriye taşıma, arkasında olma gibi bir tutumu hiç bir sendikada göremiyoruz. En ileri sendikalar bile bu süreçte, işçileri oyalayan, süreci ileriye atarak beklentiye sokan, işçilerin tepkileri karşısında ajitasyon çekerek hokkabazlık yapan bir tutum takındılar. 
Biz işçiler olarak patronlar karşısında hak mücadelesi verirken, bunun için sendikaların ayak oyunlarına karşı birlikteliğimizi korumaya çalışırken, sermaye ve hükümeti AKP de patronlarla birlikte kıdem tazminatını ve kölelik yasası dediğimiz yasaları Meclise getirdi. Bizlere kölelik getirecek olan ve taşerondan beter çalışma sistemi içeren özel istihdam bürolarını yasallaştırmaya çalışmaktalar. Hükümet ve patronlar da sendikaların mücadele gibi bir niyetlerinin olmadığını görüyor ve bu durumdan destek alıyor. 
İşçilerin patronlarla karşı karşıya kaldığı her süreçte sendikalar devreye girerek bunu bastırmaya yönelmiş, mücadeleyi örgütlemeye yönelik hiçbir adım atmamıştır.
Ülkemizde ve bir çok ülkede yaşanan savaş ve terör ortamını göstererek 1 Mayıs’ta alanlara çıkmamızı, işçi sınıfının yan yana gelmesini, böylece hak ve taleplerimiz için mücadele etmemizi engellemeye çalışıyorlar. 
Bunların sorumlusu kesinlikle biz emekçiler değiliz, savaştan kim kârlı çıkıyorsa onlar sorumludur. Savaş var, terör var deyip biz emekçilerin haklarına saldırma fırsatçılığı yapanlar da bunlar, savaştan beslenenlerdir. 
Evet işçi arkadaşlar savaş, terör ve sendikaların durumu bu. Bu yüzden emeğimize ve haklarımıza sahip çıkacağımız bir 1 Mayıs’ı sendikalara bırakmak doğru bir tutum değildir. Hiçbir mücadeleyi örgütlemeyen, işçilerin kendi örgütlülüğüyle gerçekleştirdiği her eylemi dağıtan bu sendikalardan ileri ve yeni bir mücadeleyi gerçekleştirecek 1 Mayıs’ı örgütlemesini beklersek yanılırız. Bu yüzden şimdiden başlayarak işçinin işçiyi örgütlediği gerçek 1 Mayıs için çalışmalıyız. Bulunduğumuz her fabrikada sanayi havzasında, direniş yerinde 1 Mayıs’ı kutlamalıyız. Fabrikalarda örgütlenerek 1 Mayıs’a hazırlanmamız önemli. Kurtuluş biz işçilerin kendi ellerinde. 
Savaş ve terör ikliminin taleplerimizi gerçekleştirmede önümüzde nasıl engel olduğunu görerek savaşa ve sömürüye karşı mücadeleyi ilerletmek için 1 Mayıs’ta alanlara diyoruz. 

** 
Dişimizi sıkarak bitirdiğimiz vardiyaların hesabını sorma günü

Dostel’den bir işçi / Gebze

Azgın sömürü, ağır çalışma koşulları, düşük ücret, kiralık işçilik, kıdem tazminatlarımıza yönelik saldırılar sürerken biz işçilerin birlik mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs da yaklaşıyor. 
1 Mayıs işçilerle patronların karşı karşıya geldiği bir gündür. Haksızlıklara karşı dişimizi sıkarak, küfrederek bitirdiğimiz vardiyaların hesabını sorma günüdür 1 Mayıs. İş cinayetlerinde yitirdiğimiz işçi kardeşlerimizin hesabını sorma günüdür.
Ama biz işçiler ne zaman kardeş olduğumuzu unuttuk, patronlar düşmanlık ve kin tohumlarını içimizde hızla büyütmeye başladılar... Ne zaman yanı başımızda süren savaşlarda halkların kadın-erkek, yaşlı-genç demeden bomba ve kurşunlarla yok edilmesine, yurtlarından edilmesine sessiz kaldık... Bütün bunları yapanlar saldırılarını artırdılar. Her kim hak arama kavgasına girdiyse baskıyla karşılaştı. Barış istemek, hak aramak, grev yapmak suç sayıldı. Biz ne zaman birleşemedik, gücümüzün üretimden geldiğini unuttuk; patronlar kiralık işçilik yasasıyla bizi köle yapabileceklerine inandılar, kıdem tazminatımıza saldırma cesaretini gösterdiler.
Geçen sene Gebze’deki 1 Mayıs biz metal işçileri açısından zayıf geçmişti. Özellikle yasaklanan grevlerimiz karşısında alınan tutum fabrikalarda hayal kırıklığı yaratmıştı. Ama esas olarak 1 Mayıs’ın sadece sendika yöneticilerine, sadece temsilcilere bırakılması bu zayıflıkta etkili olmuştu. Bu zayıflık daha sonra patronlara ve onların hükümetlerine de cesaret vermişti. Unutmayalım ki bu 1 Mayıs önümüzdeki dönemin de nasıl geçeceğini belirleyecektir. Bu yüzden bu yılki 1 Mayıs’ın güçlü geçmesi için fabrikalarımızda ısrarlı bir çalışma yürütmeliyiz. Bunun için kendi taleplerimizle güçlü bir 1 Mayıs için işbaşı yapalım.
İnsanca yaşamaya yeten bir ücret için; kiralık işçiliğe, esnek ve güvencesiz çalışmaya hayır demek için; daha ileri bir kıdem tazminatı hakkı için, işçi katliamlarına, iş cinayetlerine dur demek için; grev yasaklarına karşı; savaşa ve sömürüye karşı 1 Mayıs! 

** 

Bugün susanlar 2017’de hiçbir şey yapamaz

Autoliv işçileri / Gebze

Merhaba Evrensel okurları,
Biz Türk Metal Sendikasının örgütlü olduğu Gebze Autoliv işçileriyiz. Sizin de bildiğiniz gibi metal işçileri uzun bir süredir gerek yıllardan beri taleplerine kulak tıkamış Türk Metal Sendikasına gerekse de bu sendikayı işçiye dayatan patronlara karşı bir mücadele içerisindedir. Ve bu mücadele bugün açısından sönmüş gözükse de metal işçileri içerisinde kaynama devam etmektedir. Verdiğimiz mücadele sonucunda Türk Metal Sendikası işyerlerinde temsilci seçimleri yapmak zorunda kaldı.
Asgari ücrete yapılan zamla birlikte biz metal işçilerinin kıdem farkı ortadan kalktı. Bu durumu sendikaya sorduğumuzda sürekli bize ‘2017 sözleşmesini beklememiz, bu sözleşmede kıdem farklarının verileceği ve ücretlere ciddi bir iyileştirme yapılacağı’ söylenerek işçiyi bir beklenti içine sokuyor. 
Normalde 2016 yılı metal işçilerinin sözleşme dönemiydi ve biz bu yıl kıdem farkını alabilirdik. Ancak sözleşmemiz 3 yıla çıkarıldı ve şimdi bize 2017’ye kadar beklememiz söyleniyor. Ancak biz şunu biliyoruz ki bugünden ek zam talep etmeyenler, kıdem farkı için mücadele etmeyenler, 2017 sözleşmesinde de işçilerin talepleri için mücadele etmeyeceklerdir. Bunun en büyük örneği işçi sınıfına kiralık işçilik gibi kölelik şartlarının dayatıldığı bir dönemde ‘güvenlik sorunu var’ gerekçesini öne sürerek 1 Mayıs’ta alanlara çıkmayacaklarını söylemeleridir. Buradan bütün metal işçilerine sesleniyoruz, bugün kiralık işçiliğe ve kıdem tazminatlarımızın ortadan kaldırılmasına karşı mücadele etmeyenler, 1 Mayıs’ı kutlamamak için türlü bahaneler üretenler, 2017 sözleşmesinde biz işçilerin taleplerini karşılayacak bir sözleşme imzalayamazlar.
Bu yüzden Türk Metal’in bizleri beklenti içine sokan bu politikasına kanmayalım, bu günden işçiler olarak inisiyatifi elimize alalım ve 1 Mayıs alanlarında buluşalım. Şimdiden işçilerin mücadele günü 1 Mayıs tüm işçi sınıfına kutlu olsun...

 

 

ÖNCEKİ HABER

Kayısımız yerlerde çürümesin

SONRAKİ HABER

İngiltere'de yasalardaki aile içi şiddet tanımı genişletiliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa