Özgecan’ın Avukatı Sevim Küçük: Herkes kendi  adaletini sağlamaya  kalkarsa kaos çıkar

Özgecan’ın Avukatı Sevim Küçük: Herkes kendi adaletini sağlamaya kalkarsa kaos çıkar

Duygu AYBER
İstanbul

Özgecan Aslan’ın katili Ahmet Suphi Altındöken’in Mersin Kürkçüler E Tipi Kapalı Cezaevinde ateşli silahla öldürülmesi, hem soru işaretlerini hem de bir çok tartışmayı beraberinde getirdi. Kimi “İçime su serpildi” dedi, kimi “Nasıl oldu da bir tutuklu cezaevinde ateşli silah temin etti?” diye sordu. 

Özgecan Aslan’ın ailesinin avukatlarından Sevim Küçük, Altındöken’in öldürülmesinin şiddete karşı mücadelede elde edilmiş bir kazanımın üzerini örten bir tartışma yarattığını, bunun kaygı verici sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Herkesin kendi hakkını kendisinin almaya yöneldiği bir ortamın kaosa neden olacağına dikkat çeken Küçük, asıl amacın şiddeti yaratan sistem ve sistem savunucularına karşı mücadele olması gerektiğine vurgu yapıyor. 

‘KAZANIMA GÖLGE DÜŞÜRDÜ’

Özgecan’ın davasını gönüllü olarak üstlenen Küçük, “Kadın hakları savunucularının asıl amacı, kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için asıl olarak bu şiddeti yaratan sistem ve sistem savunucularına karşı mücadele etmek gerekir. Yalnızca suçluların en ağır cezayı almasıyla yetinmek veya Aslan’ın katilinin öldürülmesinde yaşandığı gibi bir kişinin öldürülmesini istemeyi savunmamız mümkün değil” dedi. Özgecan öldürüldüğünde kadınların kendi hak ve özgürlüklerine sahip çıkma iradesini ortaya koyduğunu ve bu mücadele sonucunda mahkemenin hukuka ve hakkaniyete uygun karar verdiğini belirten Küçük, toplumsal ve hukuki bir başarı elde edilerek olaya karışan 3 kişinin de eşit ve adil bir cezaya çarptırılmasının önemli bir karar olduğunu söyledi. Küçük, “Toplumsal mücadele ile elde edilen böylesi bir olumlu sonucu etkisiz kılacak böylesi bir öldürme olayı bizim açımızdan kabul edilebilecek bir şey değildir. Kazanımın önüne geçtiğini düşünüyorum” dedi. 

Daha önceden de katillerin cezaevinde darbedildikleri yönünde çeşitli haberler aldıklarını, bunların asılsız olduğunun ortaya çıktığını aktaran Küçük “İnsan ister istemez ‘Toplum acaba yavaş yavaş böyle bir sürece alıştırılmak mı istendi?’ diye düşünüyor” dedi. 

Küçük, her 3 sanığın da Türkiye’nin en yüksek güvenlikli cezaevinde tutuklu bulunduğunu da hatırlatarak, “Dışarıdan içeriye temin edilmiş bir ateşli silahla öldürülüyor. Bu gösteriyor ki herkes için bir güvenlik tehdidi söz konusu. Umarım böyle bir olay bir daha yaşanmaz.” diye konuştu. 

‘ŞİDDETİ YARATAN SİSTEMİ SONLANDIRMALI’

Birçok kesimin “Oh, iyi oldu”, “İçimize su serpildi” ifadelerini değerlendiren Küçük şunları söyledi: “Sürekli toplu ölümlerin, katliamların yaşandığı ve bunun neredeyse artık kanıksandığı bir ortamda bunu kabul etmek kesinlikle mümkün değil. Artık doğal ölümler neredeyse hiç yaşanmıyor. Davanın, ailenin avukatı olmama rağmen böyle bir olayı alkışlamak mümkün değil. Bu korkunç bir sonuca varabilir. Herkesin kendi hakkını kendisinin almaya yöneldiği bir ortam, bir savaş, kaos ortamına yarar. Özgecan’ın davasında karar açıklandığında gerek Başbakanın ‘İçim soğumadı’ açıklaması gerek diğer devlet yetkililerinin açıklamaları uygun açıklamalar değildi. Kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve istismara ilişkin bu tür söylemlerin azaltılması durumunda dahi şiddetin ve istismarın azaltılabileceğini düşünüyorum. Bunun için suçlar işlendikten sonra en ağır cezalar verilmesinden ziyade devletin şiddeti aklayan söylemlerinin azaltılması daha etkili olur.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net