İSDEMİR'de sendikal rekabet var, 1 Mayıs ve talepler yok

İSDEMİR'de sendikal rekabet var, 1 Mayıs ve talepler yok

Halil İMREK
İskenderun

İSDEMİR’de Hak-İş’e bağlı Çelik-İş ile Türk-İş’e bağlı Türk Metal sendikaları arasında sendikal rekabet sürüyor. İskenderun bölgesinde iki sendikanın örgütlü olduğu başka fabrikalar da var. Fabrikalarda işten atmalar, düşük ücret, ağır çalışma koşulları ve üretimin durması gibi sorunlar yaşandığı halde sendikalar ise başka illerde yapılacak 1 Mayıslara çağrı yapıyor. İSDEMİR’den emekli olan deneyimli işçilerden Mustafa Sezer, sendikaların bu tutumuna tepki göstererek “1 Mayıs’ı kutlamak istemiyorlar” dedi.

‘KUTLAMAK İSTEMİYORLAR’

Mustafa Sezer, İSDEMİR’den 2005 yılında emekli olmuş. İsdemir’de işe 1977 yılında başlamış. 1980 yılında askere gitmiş ama döndüğü zaman işe tekrar başlayamamış. Çünkü darbe yıllarında İSDEMİR’e işçi alımları durdurulmuş. Birkaç yıl Seydişehir’de çalıştıktan sonra 84 yılında tekrar İSDEMİR’e girmiş. Çelik-İş’in örgütlü olduğu fabrikada, tarih sayfasında yerini alan, 137 gün süren ve kazanımla biten 1989 grevini ve 1995 grevini yaşamış. Bir işçi olarak 1 Mayıs’a hep katılan Sezer, “Hak-İş geçen yıl 1 Mayıs’ı Konya’da. Türk-İş ise Zonguldak’ta kutladı. Neden Türkiye’nin her il ve ilçesinde kutlamıyorlar? Mesele İskenderun’da işçi mi yok? Sadece kendi iş kollarına giren metal işçisinin sayısı 25 bin. Bu yıl Hak-İş Sakarya’da kutlayacak. Türk-İş başka bir ilde… Bu sendikaların İskenderun’da üyeleri var. Ama ne üyesini, ne de örgütsüz işçileri 1 Mayıs’a katacak bir çalışma yapıyorlar. Çünkü işçi bilinçlensin, işçi hakkını arasın istemiyorlar. İşçinin emekçinin yani emeğin olduğu her yerde 1 Mayıs’ın kutlanması lazım. Bana göre başka yere 1 Mayıs kutlamasına gideceğini söyleyen bir sendika 1 Mayıs’ı kutlamak istemiyordur” diye konuştu.

‘DARBENİN BİZDEN ALDIĞI HAKLARI 89 GREVİYLE ALDIK’

1 Mayıs’ın işçi sınıfının, sermayeye karşı alanlara çıktığı Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü olduğunu belirten Sezer, İSDEMİR’de örgütlü olan Çelik-İş’in 1 Mayıs’ı doğru dürüst kutlamadığını, işçileri bilinçlendiren bir çalışma yapmadığını söyledi.

Eski işçilerin bilinçli olduğunu ve sendikalarını da zorladığını hatırlatan Sezer, bugün işçi sayısının fazla olduğu ama örgütlenme, bilinç ve 1 Mayıs’ı kutla konusunda zayıflıkları olduğunu söyledi. İSDEMİR’de 137 gün süren 89 grevini anlatan Sezer, “89 grevinde İSDEMİR işçisi kendi gücüne güvendi. Hem kendisi hem de ülkenin diğer işçileri için mücadele etti ve kazandı. Eş ve çocuklarımız da grevin parçası oldu. Grev çadırında, fabrika önünde ve mitinglerde yerlerini aldılar. ANAP Hükümeti direkt sendika ile görüştü ve işçilerin taleplerinin tamamını kabul etti. Grev yüzde 300-400 zamla sonuçlandı. 1 ton demir ücreti kadar zam aldık ve sosyal haklarımız arttı. 12 Eylül darbesinin ellerimizden aldığı hakları grev yaparak geri kazandık.”

ESKİDEN İŞÇİNİN SENDİKAL BİLİNCİ OLDURDU

Eskiden işçilerin sendikalarda ciddi muhalefet yaptığını ve inisiyatif sahibi olduğunu söyleyen Sezer, şöyle devam etti: “Sendikanın işçilere getirdiği kazanç, sendikalı olmanın faydaları işçiler açısından bilinirdi. İşçinin en kötü bir sendikal bilinci olurdu. Bugün başta patron ve onun Hükümeti AKP eliyle ve bir de yandaş sendikalar, sarı sendikalar aracılığı ile bu durum ortadan kaldırıldı. Biz İSDEMİR’de 2000’li yıllarda sendikal muhalefet yürüttük. Yukarıdan delege ataması değil, tabanda işçilerin oturup kimi istiyorsa kararlaştırdığı ve seçim yaptığı demokratik bir sistemi savunduk. Bunu o zaman gerçekleştirdik.”

‘İŞÇİ KENDİ BİRLİĞİNİ KURMALI VE SENDİKALARDA SÖZ SAHİBİ OLMALI’

Bugün İSDEMİR’de sendikasızlık yaşandığını ve bunun sorumlusunun sendikal bürokrasi olduğunu söyleyen Sezer, İSDEMİR işçilerine çağrı yaptı: “İşçiler önce kendi aralarında birleşmeliler. Bazı işçiler Çelik-İş’te bazı işçiler Türk Metal’de olursa kendi aralarında bölünürse kaybeden işçiler olur. Bir zamanlar İSDEMİR’de sendikanın ciddi bir etkisi vardı. Belirleyici bir durumdaydı. Hatta işçi alımında bile söz sahibiydi. Her ne kadar bunu kendi iktidarını garanti altına almak için kullansalar da sendika bir güçtü. Bugün İSDEMİR’de sendikanın bir itibarı kalmamış. Etkisi yok. İşçiler sendikaya güvenmiyor. Sendikal örgütlenme önemsiz hale gelmiş. Bu sendikal bürokrasinin yarattığı bir tahribattır. Sendikacılar kendi ikballeri için işçileri birbirine düşürdüler. İşçiler de bu oyuna geldi. Binin üzerinde işçi atıldı. Şimdi işçiler sendikaya tepki gösteriyor. Ama kötü olan sendikalar değil. Sendikaların başındaki işçiden kopmuş bürokratlar. İşçi kendi birliğini kurarsa kendisinin söz sahibi olduğu sendikayı kurarsa bu durum terse döner. Renault işçileri bu açıdan örnek bir mücadele sürdürüyorlar.”

www.evrensel.net