11 Nisan 2016 16:51

Haber yapmazsak istismar ortadan kalkacak mı?

Haber yapmazsak istismar ortadan kalkacak mı?

Paylaş

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun cinsel istismar ve saldırı haberleri için “Sık verilmesi aileleri rencide ediyor” şeklindeki açıklamasına tepkiler sürüyor.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu Antalya’da habercilere açıklamalarda bulundu. Ramazanoğlu cinsel istismar ve saldırı haberlerinin sık verilmesinin çocukları ve aileleri rencide ettiğini de söyledi. 

Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Prof. Dr. Esra Arsan çocuklara taciz ve tecavüz vakalarında tüm detayların pornografik bir şekilde verilmesinin intihar vakalarında olduğu gibi çocukları ve aileleri rahatsız edebileceğini ancak bakanlığın bu detaylarla değil, Ensar Vakfı’nda yaşanan istismarın detaylarından rahatsız olduğunu söyledi. Arsan “Bu çocuklara taciz ve tecavüzün detayları pronografik bir şekilde verilirse, çocukları ve ailelerini rahatsız edebilir. Çünkü çocukların yaşadıkları ciddi bir travma. Ancak bakanlığın söylediği şey bu detayların verilmesi değil Ensar Vakfı’nın detaylarının verilmesi, Ensar Vakfı’ndaki hocaların detayları verilmesi... Elbette medya bunu profnografik açıdan veriyorsa bu sıkıntılı ancak bakanlığın rahatsız olduğu şey pornografik haberler değil Ensar Vakfı’yla ilgili haberler” diye konuştu.

SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRMEKTEN KAÇINMAYACAĞIZ

Sevda Karaca – Evrensel Gazetesi Yazarı: Çocukları ve aileleri asıl rencide eden, ülkede bu kadar çok istismar vakası ortaya çıkmışken Aile Bakanının istismarla nasıl mücadele edileceğine ilişkin bir yol haritası açıklamak yerine Kılıçdaroğlu’nun söylemleri üzerinden kendi “rencide olmuşluğunu” esas mesele haline getirmesidir.

Medya, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddete ilişkin haberler yaparken bu şiddetin beslendiği zemini ortaya koymakla ve tabii ki diliyle, görseliyle, haber kurgusuyla bu zemini beslememekle sorumludur. Elbette ki çocukları yeniden mağdur etmeyecek ve hayatları boyunca taşımak zorunda bırakılacakları travmaları yeniden yaşatmayacak bir dil ve tarzda haber yapmak yükümlülüğü vardır. Ancak medyanın kamuoyunu bilgilendirme ve yaşanan istismarın boyutlarını ortaya koyma sorumluluğu da vardır. 

Aile Bakanı, bu istismarların önlenmesi konusunda kendi sorumluluğunu yerine getirmediği gibi şimdi de medyanın bu sorumluluğunu ortadan kaldırmayı hedefliyor bu açıklamasıyla. Sormamız gereken soru şu; medya çocuk istismarlarına haber değeri biçmediğinde, görünür kılmadığında çocuklar istismar edilmemiş mi olacak? Çocukların istismar edilmesine zemin hazırlayan politikalar ortadan mı kalkmış olacak? Devekuşu misali kafamızı kuma gömdüğümüzde her gün farklı bir yerde ayyuka çıkan bu suçlar işlenmemiş mi olacak? 

Boyutları ve vahameti bu derece ortaya çıkmış bir sorunun ortadan kaldırılması konuyla ilgili haber yapmanın engellenmesi ile değil, tüm kurumlarıyla ve olanaklarıyla devletin bu sorunun üstüne gitmesi ile mümkündür. Bakan, gazetecilere “Haber yapmama sorumluluğu” biçerken, aslında bu olayların yaşanmasında kendi sorumluluğunun üstünü örtmeye çalışmaktadır. Çocuk istismarına karşı esaslı bir mücadelenin olmazsa olmaz olduğunu düşünen biz gazeteciler, bu konudaki sorumluluğumuzu yerine getirmekten kaçınmayacağız. Çünkü bu sorumluluğun yerine getirilmesi, istismar edilen çocukların ve ailelerin yaşadıklarından ziyade kendi “mağduriyetinin” gündem edilmesini sorun etmeyen bir bakanın iki lafı ile vazgeçilecek bir sorumluluk değildir. 

ÖNCEKİ HABER

Halk oyunu oynayan çocukları zina ile suçladı!

SONRAKİ HABER

Sudan’da eylemler sürüyor: Eczacılar başkentte greve başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa