Tayyip Erdoğan: Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim!

Tayyip Erdoğan: Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim!

Kentsel Dönüşüm Kurultayı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim...Ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen "Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı"nda konuştu. 

Konuşmasında çıktığı televizyon programlarında İstanbul'un gerçeklerini bir bir anlattığını iddia eden Erdoğan, "kentsel dönüşüm" adı altında yürütülen rantsal projeleri övmeye devam etti. 

Bunu yaparken milyon dolarlara mal olan Saray'da oturduğunu unutan Erdoğan, şunları söyledi: "Tabii kendi sırça köşklerinde otururken, milletin sıkıntılarından bihaber olanlar için bunlar alışıldık ifadeler değildi. 1994'ten beri belediye başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak diğer vilayetlerle birlikte İstanbul'un da sorunlarını çözmenin mücadelesini veriyorum. İstanbul'un eski siluetiyle yenisi arasındaki farkı bu şehirde olanlar çok iyi bilir. Hala çözülmemiş sıkıntılar var. Serzenişlerimi, rahatsızlıklarımı ifade ediyorum. Özellikle konut bakımından İstanbul çok farklı bir noktaya geldi. Zira göç alma noktasında önüne geçemiyorsunuz. Belediye başkanlığımda nakil il muhaberi verilmesi gerek dediğimde kıyamet koptu. O zaman verilseydi, bugün İstanbul 15 milyon olmazdı. Bugün 8 milyon. Kentsel dönüşüm çalışmalarının ardından inşallah biraz daha mesafe kat etmiş olacağız."

BU KEZ HEDEFTE MİMARLAR ODASI VARDI! 

Erdoğan, bu sözlerinin devamında "Kentsel dönüşüm" projelerini eleştiren ve yapılmaması için mücadele eden Mimarlar Odası'na da çattı. Erdoğan, "Biz yapmanın peşindeyken, birileri yıkmanın, tahrip etmenin peşinde. Nerede kentsel dönüşümle ilgili bir adım atılacaksa malum oda işi yargıya götürür. Senin işin yapmak mı, yıkmak mı? Her yerde, işi gücü bu. Netice alıyor mu, almıyor ama ne yapıyor? Bize süre kaybettiriyor. Biz sıçramak, hemen mesafe almak durumundayız" sözlerini sarf etti.

‘SUÇUN VARSA YARGILANACAKSIN KARDEŞİM’

HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair de konuşan Erdoğan, "Şimdi dokunulmazlıkların kaldırılması deyince, yani milletvekillerine dokunulmazlık kalksın gibi bir şey anlıyorlar. Kimin fezlekesi varsa sürecin yargıya taşınmasıdır. Suçun varsa yargılanacaksın kardeşim. Ben senin milletvekilliğinin bitmesini nasıl beklerim ya? Bu kadar olaylar olacak, sen terör örgütüne silah taşıyacaksın arabanla. Tabutlarla... Ee, ondan sonra? Hani kalksın diyordun, niye geri vitese taktın. Ana muhalefet, diğerleri ipe un seriyor. Niye seriyorsunuz? Herhalde burası parlamento, fezlekeleri takip bürosu değil. Bir an önce halledilmesi gerekir. Sonra haa.. suçlu olan bedelini öder. Burada siyaset, bana göre bu fezlekelerin önünde bariyer olmamalıdır. Yargının önü açılmalıdır" diye konuştu.

SUR'UN KAMULAŞTIRILMASI 'MÜKEMMEL' BİR PROJEYMİŞ! 

Erdoğan, emri ile yakılıp, yıkılan tarihi Sur'a dair hazırlanan kamulaştırma projesi için ise "mükemmel" tabirini kullandı.

Sur'un tarihi dokusunu bozacak olan projeyi devreye sokma konusunda "kararlı ve hızlı" olacakları mesajını veren Erdoğan, "Suriçi için bir proje yaptık. Dicle için de bir proje yaptırıldı. Her iki proje de gerçekten mükemmel. Dedim ki, yani belediye seçimlerini kazansak da, kazanmasak da bu iki projeyi bakanlık olarak uygulayalım ve dünya buraya geldiği zaman burada bir medeniyet, kültür altyapısı varmış bunu gösterelim. Şimdi malum bazı batılı medya unsurları var ya, nerede böyle aykırı yerler varsa çekelim, bunun reklamını yapalım. Biz de bunun tersini yapalım. Algı operasyonunu bu millete düşman olanların eline bir fırsat olarak vermemeliyiz. Suriçi, 1988'de kentsel SİT alanı ilan edilmişti. 2011'de ayrı bir 'koruma alanı' da oluşturuldu, ancak bu planlanan maalesef uygulamaya geçmedi, bundan dolayı da üzgünüz. 

İlk adımları 2012'de attık. Hem belediyeden kaynaklanan sorunlar, hem de terör ortamı nedeniyle somut ilerleme sağlanamadı. Bu konuda daha kararlı ve hızlı bir sürecin içine girildi. Hem Sur'u tarihi kimliğine uygun bir görünüme kavuşturacak hem de vatandaşlarımızı güvenle yaşayacakları konutların sahibi yapacağız" ifadelerini kullandı. 

ÖNCE YIKALIM SONRA İL YAPALIM

Cumhurbaşkanı, Sur'a dair bu kararının yanı sıra dikkat çekici bazı açıklamalarda daha bulundu. Erdoğan, sokağa çıkma yasaklarının ve kuşatma yaşanan merkezlerin, tarihi eserler dışında tamamının yıkılması gerektiğini söyledi. 

Erdoğan, yıkmaktan bahsettiği bu ilçelerin yine il yapılmasını da yeniden gündeme getirdi.

Erdoğan bu konuda şunları söyledi: "Sadece tarihi eserleri bir kenara koyarak diğerlerinin tamamını yıkmalıyız. Buraların altyapısı diye bir şey yok. Burada malum anlayışın temsilcisi olan belediyeler buralarda altyapı diye bir şey yapmadılar. Buraları gezen birisiyim. Bütün pislik sokakta, caddede akar. Ne atık su kanalı bulursunuz, ne yağmur suyu kanalı görürsünüz... Yok. Onun için kokar. Ve biliyorsunuz, bir teklifim vardı. Hakkâri'yi yer değiştirelim, Yüksekova olarak değişsin. Hakkâri topoğrafik olarak bir şehir yapısında değil. Orayı nasıl şehir yapmışlar, anlamak mümkün değil. Fakat Yüksekova, gerçekten şehir olmaya aday, çok daha güzel bir yer. Bir defa, tümen orada. Havalimanını da yaptık. Bu yapı itibariyle kaçakçılığın en yoğun olduğu bölge de orası. Hem bütün bunları engellemek, hem de huzurlu bir şehir inşa etme noktasında Yüksekova çok daha uygundur. Hükümetimizde de bu kanaat oluşmuştur. Cizre zaten tarihi itibariyle hakkı. Bu hakkın iadesi gerekir. Cizre'nin yeniden şehir olması lazım ve Şırnak'a giden var mı bilmiyorum ama... Şırnak'a şehir demek mümkün değil. Fakat Cizre hakikaten, tarih, kültür, medeniyet olarak ev sahipliği yapmış bir yer. Orada da Şerafettin Elçi Havalimanı'nı yaptık. Cizre'de, orayı da bu teröristler mahvettiler. Buralara yeni bir kimlik, yeni bir kişilik kazandırmak hükümetimizin en büyük başarısıdır." 

KANAL İSTANBUL ISRARI

1994'te, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğundan beri rantsal projelere "büyük önem" verdiğini bir kez daha dile getiren Erdoğan, daha fazla "toplu konut" yapacakları mesajını verdi.

"Toplu konutta özgün mimariyi, yerel mimariyi hayata geçirmenin gayreti içindeyiz. 2023'e kadar ikinci bir 500 bin hedefi var. Toplamda inşallah 1 milyon 200 binlik bir rakama doğru gidelim" diyen Erdoğan, meslek örgütleri ve uzmanların "felaket" olarak tanımladığı "Kanal İstanbul" projesi konusunda da kararlı olduklarını kaydetti.

ARAÇ YAKMAYA KARŞI KAT OTOPARKLARI 

Mahallelere "güvence" için kat otoparklarının da olması gerektiğini iddia eden Erdoğan, İstanbul'da yüzlerce aracın ateşe verilmesini hatırlatarak, "Kağıthane'de 25 araç kundaklandı. Sokakta değil, otoparkta olsa risk minimize edilirdi. Bu adımların atılması lazım. Artık, refah seviyesinin artmasına paralel olarak insanlarımızın şehirlerden beklentileri giderek değişiyor. 20 yıl önce başını sokacak eve razı olan vatandaşımız bugün bu imkanlardan istifade etmeyi hedefliyor" diye konuştu. (İSTANBUL)

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Nisan 2016 14:17
www.evrensel.net