Sanayi sitesinden işçi portreleri

Sanayi sitesinden işçi portreleri

Erhan KAYA
Uğur Can KARAKAYA
Kayseri

Aylardır süren Renault işçilerinin mücadelesi, sendikal ve ek zam taleplerinin birçok fabrikaya yayılması üzerine fabrikalarda işçilerin taleplerinin mücadeleleriyle fabrikalarda kazanılmasına şahit olduk. Biz de bu sürecin işçiler tarafından nasıl yorumlandığına dair işçilerin görüşlerini almak üzere Kayseri Eski Sanayi Sitesi'nin yolunu tuttuk…
İlk durağımız ise bir demir doğrama ustası olan Ahmet oluyor. Ahmet genç yaşına rağmen iki çocuk babası olduğunu söylüyor. Asgari ücrete zam yapılmadan önce aylık 1500 lira maaş alan Ahmet, zammın maaşına yansımadığından yakınıyor. Renault işçisinin mücadelesini nasıl bulduğunu sorduğumuzda sonuna kadar arkalarında olduğunu söyleyen Ahmet, 1300 lirayla değil 1500 lira ile bile ev geçindirmenin neredeyse imkansız olduğundan dert yanıyor.
Sanayi içerisinde ilerlerken küçük bir marangoz atölyesinde çalışan 3 genç gözümüze çarpıyor. Marangoz atölyesinin sahibi Burak'a 1300 lira asgari ücret ile nasıl ailenin geçinebileceğini soruyoruz. Burak, Türkiye standartlarında bir işçi ailesinin en aşağı 2000 lira ile geçinebileceğini söylüyor. Ancak sohbetimizin ilerleyen kısımlarında, kendi atölyesinde yerli işçi yerine 900 liraya ve sigortasız Suriyeli işçi çalıştırdığını söyleyen Burak, piyasada iş olmadığını ve gelirini yükseltmek için işçiye verdiği maaşı kıstığını da ekliyor sözlerine.
HAFTADA 100 LİRAYA GÜNDE 10 SAAT!
Sanayi bölgesinde birçok arkadaşı gibi şimdiden ev geçindirme çabasına düşen 13 yaşında Suriyeli Abdullah ile karşılaştık. Abdullah, az biraz Türkçesi ile sorularımızı cevaplamaya çalışıyor. Mobilya atölyesinde çalışan Abdullah'a ne kadar ücret aldığını sorduğumuzda ise haftalık 100 TL aldığını söylüyor. Kendisine bu ücrete karşılık ne kadar çalıştığını sorduğumuzda ise 10 saat çalıştığı cevabını aldık.
SADECE KAYSERİ'YE ÖZGÜ DEĞİL
Son durağımız Ali Amcanın çalıştığı atölye oluyor. 60 yaşında ve kırk altı yıldır demir doğrama işi yapan Ali amca, Renault işçilerinin mücadelesini haklı buluyor. Ali amca işçilerin direnişe çıkmadan ek zam taleplerinin karşılanmasını gerektiğini ve işçilerin mücadelesinin yanında olduğunu söylüyor.
Röportaj gezimiz boyunca 13 yaşından 60 yaşına kadar pek çok işçi ile konuştuk. Diyebiliriz ki sömürü düzeninden her yaştan emekçi payını alıyor. Öyle ki savaştan dolayı yurdunu terk etmek zorunda kalmış yaşları yirmiyi geçmeyen gençlerden, meslek lisesi okuyan arkadaşlarımızdan tutalım da, ömrünü tezgâh başında harcamış yetmişlik amcalara kadar… Sadece buradaki sanayi sitesine özgün bir durum değil bu tablo. Yakınılan dertler ortak, talepler de ortak olunca geriye birlikte mücadeleden başka bir çözüm yolu da kalmıyor.


SANAYİ SİTESİNDE BİR MESLEK LİSELİ

 Hızlı adımlarla bir yere malzeme yetiştirmeye çalışan bir gence denk geliyoruz. 
Öğreniyoruz ki stajyerlik yapan bir meslek lisesi öğrenciymiş. Sohbetimize başlamadan önce sorularımızı hızlı yöneltmemizi isteyen arkadaşımız işe yetişmesi gerektiğini söylüyor. 
Ahmet 18 yaşında. Bir meslek lisesi öğrencisi. Burada staj yaptığını, staj karşılığında 360 TL aldığını ve 9 saate yakın çalıştığını söylüyor. 
Renault işçilerinin mücadelesini nasıl bulduğunu sorduğumuzda 1300 liranın asla yeterli olmadığını ve bir ailenin geçiminin en aşağı 2000 lira olduğunu ve geleceği hakkındaki düşüncelerini 'geleceğim yer burası, ya da fabrika' cümlesi ile ifade ediyor.  

www.evrensel.net