Okul görünümlü sömürü çarkı

Okul görünümlü sömürü çarkı

Bilal KARAMAN
İstanbul

Bir okul düşünelim; tanıtımı 'ücretsiz özel Anadolu meslek lisesi' gibi bir ibareyle karşılaşılıyor. Yani okulda eğitim görmek için ücret ödenmiyor. Fakat biraz içerisine girince pek öyle olmadığının farkına vardım. Bu bahsettiğim okul İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde 2014 yılında açılan Özel İstanbul İOSB Meslek ve Teknik Anadolu lisesiydi. Genç Hayat aracılığıyla bu liseden bir çok kişi ile tanışma fırsatım oldu. Arkadaşlarımız okulun ücretsiz diye tanıtıldığını fakat nasıl para ödemek zorunda bırakılkdıklarını anlattılar. Diğer özel okullardan farklı olarak bu liseye kayıt yaptırmak ücretsiz. Ama okul bir şekilde öğrencilerden kazanç elde etmeyi beceriyor tüm özel okullar gibi. Ücretsiz okul dedik ama kayıt parası 700 tl. Bu parayı verince iş bitmiyor! Diyelim ki eviniz okula uzak. Ne lazım? Elbette servis. Muhakkak her okulun olduğu gibi bu lisenin de anlaşmalı olduğu bir firma vardır. Gelelim asıl noktaya yani servis ücretlerine. Servis ücreti 3.000 lira... Bunla da bitmiyor. Bir de yemek var. O da öğrenci başına 1.500 lira. Kayıt parasını saymazsak ulaşım ve yemek yıllık olarak öğrenci başına 4.500 lira. Elbette ki okul içerisinde öğrenci üzerinden kazanç senaryoları bunlarla sınırlı değil. Okulda belirli atölyeler var; alt katta bulunan araba tamirhanesi gibi. Bu tamirhane üzeirnden elde edilen karın bir adı var, her meslek liseliye tanıdık gelecektir; staj. 

Okulun tanıtımlarında oldukça dikkat çekici bir başlık daha var: 'İş garantisi' Ailelerin çocuğunu iş garantili bir yerde okutmak istemesinden daha doğal ne olabilir ki? Emekçi aileler bir şekilde ücretleri ödeyerek okuttu çocuğunu. Ya sonra? Sonrası malum. Vasıflı, genç, ucuz iş gücü! Buralarda okuyan arkadaşlarımız da düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları ile çarkın dişlileri arasına atılacak.  Belki onları 'iş garantili' bu liseye gönderen anne babaları gibi, hatta onlardan daha kötü koşullarda, bir yaşamları olacak. Olacak mı? Olmalı mı? Bu soruların cevabını meslek liseliler olarak tartışmalı, çözüm önerilerimizi, mücadele deneyimlerini birbirimizle bu dergi sayfaları aracılığıyla paylaşmalıyız. 


YGS'ye ÜÇ KALA

 

Begüm İNANÇ
Dershane Öğrencisi
Adana

YGS' ye 3 gün kala bu satırları yazıyorum. Ben de sizler gibi bir eğitim sistemi kurbanıyım. İlkokul 1.sınıftan şu zamana kadar harcanan emek, çaba, para, kendimizden verdiğimiz ödün; 2 saat 40 dakikalık bir sınavla ödenebilir mi? Eğitim sisteminde her gün gerici, cinsiyetçi, bilimsel olmayan, zengin olanın en iyi şartlarda okuyabileceği düzenlemelerle karşı karşıya kalıyoruz. Son günlerde yapılan düzenlemelere bir de YGS barajının 140 puandan 150'ye çıkması eklendi. Zaten 2015'te yapılan sınavda yaklaşık olarak sınava giren adayların yarısından fazlası barajı geçememişti. Bu demek oluyor ki bu sayı bu yıl daha da artacak. Barajın yükselmesi zengin ile fakirin aynı koşullarda yarışamayacağını bir kez daha gözler önüne serecek. Barajın altında kalmak istemeyen zengin ailelerin çocukları temel lise, dershane, özel ders, etüt merkezleri başta olmak üzere her yolu deneyecektir. 
Olan yine fakir ailelerin çocuklarına olacak. Yeteneklerimize, ilgi alanlarımıza göre, bizleri yakın arkadaşlarımızla zorunlu bir yarış içerisine sürüklemeyen, herkesin eşit koşullarda okuyabildiği, bilimsel, parasız ve demokratik eğitim aldığı bir düzen istiyoruz.

www.evrensel.net