10 Nisan 2016 13:32

TÜOBİK Kongresi: Tatlı bir yorgunluğun ardından

TÜOBİK Kongresi: Tatlı bir yorgunluğun ardından

Paylaş

Ceren KOCATAŞ
Eren Mansur SERTKAYA
İzmir

Bu yıl 14. kez düzenlediğimiz Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresi’ne ‘21. yy Kapitalizmi Ne Bekliyor’ ana başlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Kulübü olarak ev sahipliği yaptık. ‘Düzenlediğimiz’ diyoruz çünkü bu kongre biz öğrencilerin bağımsız kürsülerde söz sahibi olduğu, görüşlerini ve fikrini rahatlıkla dile getirebildiği ve en önemlisi tartışarak öğrenme deneyiminin nasıl olduğunu çok iyi gösteren bir kongre. Bunu katılan  bütün öğrencilerle birlikte düzenledik. Böyle bir dönemde üniversite öğrencisi olmanın verdiği zorluklardan bahsetmeyeceğim sizlere tabi. Fakat şunu diyebilirim ki sistemin ‘bir öğrenci nasıl olmalıdır’ sorusuna, böyle bir dönemde, gerek bütünlüğü ile gerek ilkeleri ve şiarı ile tam anlamıyla tokat gibi cevap veren bir kongredir TÜOBİK. 

RENGARENK

Velhasıl gelelim bu kongrenin bizlerde bıraktığı izlenimlere. Gözlemlediğimiz kadarıyla ve dilimiz döndüğünce bir değerlendirme yapılması gerekirse şunu diyebiliriz ki;

Yapılan sunumların ve ardından gelen tartışmaların nitelikli, öğretici ve sorgulatan sunumlar olduğunu düşünen arkadaşlarımız çokça olsa da kimileri açısından bazı sunumların yüzeysel kaldığını, konuların derinlemesine tartışılamadığını düşünenler de vardı elbet. Her haliyle ve görüntüsüyle rengarenkti diyebiliriz. 

Farklı fikirlerin birbiriyle tanıştığı kocaman bir buluşmanın 14.sünü gerçekleştirmiş olduk. Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği bu zorlu süreçte bu kadar kalabalıkça yan yana gelip savaş ekonomilerini, Metal Direnişi ve işçi sınıfının içinde bulunduğu durumu, Türkiye’de kadın hareketinin gelişimini, kriz süreçlerini, doğa  iktisadını ve oturumların dışına taşan birçok meseleyi  konuşabilmek ve  birlikte çözüm aramak çok anlamlıydı. 

‘BİR KEZ DAHA ANLADIK’

Özgürce düşünmesi sorgulanan ve bilim üretmesi engellenen öğrencilerin, insanlar ölmesin daha fazla diyerek, barış bildirisine imza attıkları için soruşturmalar geçiren, okuldan atılan akademisyenlerin olduğu üniversitelerimizde, seçtiğimiz değil iktidarın atadığı rektörlerin olduğu üniversitelerimizde öğrencilerin bunları tartışabiliyor olması bizlere bir çok şey öğretti. Başta kendi üniversitemizde olmak üzere daha çok arkadaşımızla buluşarak tüm bu konuları tartışmanın, ortak çözümler üretmenin ne kadar elzem olduğunu bir kez daha gördük. Kongrenin sonunda düzenlediğimiz forumda önerilerimizi ve eksiklerimizi konuşurken bir arkadaşımızın TÜÖBİK öncesinde birçok konuya dair önyargılarının olduğunu fakat yapılan tartışmalarla önyargılarının yıkıldığını söylemesi çok anlamlıydı bizim için.

15’İ BEKLEMEDEN, HER YERDE!

Bu bağlamda bir sonraki kongrenin de katılım ve nitelik bakımından düzeyini arttırabilmek için kongreye hazırlık aşamasında gerek konu başlıkları üzerinden üniversitelerimizde kuracağımız atölyelerle ve gerekse yapacağımız sunumlara verdiğimiz özen konusunda daha hassas olmamız gerektiği de çıkardığımız sonuçlardandı.

Kongrenin hemen ardından, DEÜ İktisat Kulübü’nden arkadaşlarımızla nasıl geçtiğine dair konuştuk. Barış Baran, hazırlık çalışmaları dahil olmak üzere herkesin emek verdiğini ve tatlı bir yorgunluğun olduğunu, kongrenin çok güzel geçtiğini ve birçok şey öğrendiklerini vurgularken değindiği bir diğer konu ise her konuyu tartışabilmenin önemli olduğuydu. Baran’a göre kongreye gelenler de olumlu düşüncelerle ayrılmışlar kongreden. 

SONUÇ İTİBARİYLE ..... 

İktisat Kulübü başkanı Fatma Kızılırmak ise üniversitelerde öğrencilerin kendilerini ifade etmelerinin önemini bir kez daha vurgularken, kongrenin güzel bir olanak olduğunun altını çizdi. “Düşüncelerimizi totaliter sistemin süzgecinden geçirmeden ifade edebilmek güzeldi. Bu sadece kongreyle bağlı kalmamalı üniversitelerin her alanında böyle olmalı diye düşünüyorum, akademik ve teknik anlatımın dışında insanların birbirlerinin hikayelerini dinleyebilmeleri oldukça önemliyken, bu kongre hikayeleri dinletiyor bize” diyerek özetliyor bize düşüncelerini. Hazırlık sürecinin epey zorlu geçtiğinden, pek çok engel çıkarıldığından da bahsediyor ancak kararlı hareket ettiklerini de ekliyor. Bize söylediği son cümlesi “sonuçları itibariyle çok mutluyuz” oluyor.


15. TÜÖBİK’te nasıl buluşacağız?

Utku ÖZVERİ
İstanbul Üniversitesi

Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresinin 14. sü geçtiğimiz günlerde sona erdi. Biz bu yazıda, İstanbul Üniversitesi ekibi olarak kongreye nasıl hazırlandığımızı, edindiğimiz deneyimleri anlatmaya çalışacağız. 
Kongre öğrencilerin sözünü söyleyebileceği, kendini ifade edebileceği alanlardan biridir. Üniversitelerin bugünkü koşullarında pek de alışık olmadığımız bir şeydir kendi sözümüzü söyleyebilmek. Akademisinden, kulüplerine kadar baskının olduğu fakültelerimizde soru sormaya korkan, sorduğu soruya cevap alamayan öğrencilerin tabiri caizse bir nefes aldığı bir kongreden bahsediyoruz. Eğitim sisteminin nesnesi ama bu kongrenin öznesiyiz biz! Öğrenciye söz hakkı veren ona kürsü açan, tartışmasını sağlayan, ortak hareket etmesinin olanaklarını yaratan bir platform olarak kendini tanımlayan TÜÖBİK bu nedenle bizim için oldukça önemli. Biz de geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da sıvadık kolları bu kongreyi örgütlemek için. 

BİR OKUL GEZİSİNDEN FARKLI OLARAK...

Peki Tüöbik’i nasıl örgütledik, nasıl örgütlemeliyiz? İlk önce TÜÖBİK’in sınıf temsilcilerini belirleyerek işe başlamayız. Daha sonra sınıflardan kongreye çağrı yapmalı, sınıflarda meramımızı anlatmalıyız. Şimdi burayı biraz açalım. Örneğin ‘şu tarihlerde x ilinde bir kongre var hadi gidelim’ dersek meramımızı anlatmış olmayız. Böylesi bir çağrıdan daha öteye gitmeliyiz. Yani, kongre fikriyatını anlattığımız, iktisat öğrencileri için anlamını, ülkenin mevcut koşullarında nasıl bir mevzi tuttuğunu tartışmalıyız ki basit bir okul gezisinden farkı olsun. Arkadaşlarımızı bu anlattıklarımıza ne kadar ikna edersek o kadar verimli ve anlamlı hale geliyor kongre. Diğer türlü, yapılan çağrıların havada kaldığı, içeriğin anlaşılmadığı bir sonuç çıkıyor ortaya. Biz de –meliyiz, -malıyız ekleriyle anlattığımız bu süreci size tarif ettiğimiz gibi geçirdik fakültemizde. Sınıf temsilcilikleri oluşturduk, arkadaşlarımızla tek tek tartıştık, sunumlarımızı hazırlayabilmek için çalışma grupları kurduk. 

KONGRE ÖNCESİNDE

Tüm sınıflarda (temsilcilerin olduğu sınıflarda) kongrenin alt başlıkları ya da ortaklaşa belirlediğimiz konularda okumalar yapmak, tartışmalar yürütmek, akademisyenlerden yardım alarak tartışmaların bir kısmını kongre öncesinde tüketmek kongreyi bir üst düzeye çekmek açısından çok önemli bir noktada duruyor. Diğer bir nokta ise kongre hazırlıklarını olabildiğince katılacak tüm arkadaşlarla birlikte yapmak. Çünkü böyle yapınca, TÜÖBİK’i tüm öğrencilerin kendi kongresi olarak sahiplenmesi ve önemini anlaması kolaylaşıyor. Kongreye gitmeden önce yapabileceklerimizin bir kısmını belki de en önemlilerini saydık. Elbette yapabileceğimiz işler bunlarla sınırlı değil daha da çoğaltabiliriz. 

İŞİMİZ BİTMEDİ YENİ BAŞLIYOR

Peki kongreye katılıp döndükten sonra işimiz bitiyor mu? Tabi ki hayır! Yapacağımız işlerin diğer kısmı şimdi başlıyor. Kongreye hazırlanırken biriktirdiklerimizi, 3 günlük kongre süresi içerisinde kongrenin bize kattıklarını okullarımıza döndükten sonra anlatmanın ve seneye gerçekleşecek olan kongreye katılımın artırmanın olanaklarını bulmalıyız. 
Kongreye sunum yaparak katılmış arkadaşları kendi okullarında da sunum yapmasını sağlayarak kongrede açtığımız tartışmaları okullarda derinleştirerek sürdürmeliyiz. Gitmeden kurduğumuz okuma gruplarına yenilerini eklemeli, eğer oluşturduğumuz okuma grupları yoksa hızlıca yenilerini oluşturmalıyız. Bu yapacağımız işler kongrenin üniversitelerde gelenekselleşmesini sağlayacaktır. Kongreye alt sınıflardan katılan arkadaşlara deneyim aktaracaktır. 

BİRİKTİRDİKLERİMİZLE BULUŞMAK ÜZERE

Bir sonraki yıla daha güçlü hazırlanmak, fakültelerimizde tartışmaları yaymak demek bize dayatılan eğitimin karşısında istediğimiz gibi bir üniversite için de adım atmak anlamına gelir. Bir düşünelim, üniversitelerde aldığımız eğitimin niteliğini, kulüplerimizin, topluluklarımızın uğradığı baskıları... Bizim de söyleyecek sözümüz, tartışacak konularımız var. Kendi alanlarımızı açmak, buralarda yan yana gelmek ve biriktirdiklerimizi de paylaşmak hele ki içinden geçtiğimiz dönem açısından elzem hale geliyor. Şimdi tüm bunlar doğrultusunda kongreyi bir adım daha ileri götürüp 15.TÜÖBİK’te konuştuklarımızı yapmış olarak buluşmak üzere... Şimdiden hepimize kolay gelsin.   


KONGREDEN MEKTUPLAR

 

Ersel KORUK
İstanbul Üniversitesi 

Kongreye gelişimizin ilk saniyelerinden itibaren bir öğrenci ürünü olduğunu, bunun ne kadar değerli olduğunu anlıyor insan. Bilimselliğin bu kadar sığ tutulduğu, öğrencilerin üniversitelerde bir dizi kurum sınavına girecekleri üzerinden yapılan üniversitelerdeki eğitimin yanında, bu alan üniversite öğrencileri gerçekten nefes alacakları bir alan oluşturuyor. Tabii ki bu eksikliklerin olmadığı anlamına gelmiyor, ancak pratikle bilimsel gerçekliği test etme şansı yakalayan öğrencilerin giderek bu eksiklikleri gidereceğine Kongrede Türkiye’de Seçimler-Seçimsizlikler başlığı altında, Türkiye’deki genel seçim sonuçları üzerinde ekonomik oylama hipotezlerinden yararlanarak seçmen davranışları üzerinde bir araştırma yaptım. Sunumum sırasında özellikle dinleyici arkadaşlarla yaptığımız karşılıklı tartışma benim için ayrıca çok yararlı oldu. Şunu da görmüş oldum ki öğrenciler istediğinde çok değerli bilimsel 


Burak HACIOĞLU
İstanbul Üniversitesi

14. TÜÖBİK, isminde de vurgulandığı gibi bağımsız olmasının yanı sıra kollektif bir çabanın ürünü olması sebebiyle çok değerli bir kongreydi. Yaşadığımız yüzyılın hakim sistemi olan kapitalizmin sorunlarını tartışmak, üniversitelerimizde bugün maalesef ki ifade edilmesi hayli güç hale gelmiş sorgulamalarımızı dile getirebilmek için bir mecra yaratan kongreye bu yüzden samimiyetle teşekkür etmek gerekir.
Bununla birlikte, üniversitelerimizde bugün eksik olan en temel olgu bilim üretmektir. Ve ne yazık ki kongrede de eleştirilmesi gereken can alıcı nokta budur. Yapılan sunumların birçoğunun ortaya bir tez koymaktan ve bilimsel metodları uygulamaktan uzak oluşu üzücüdür. Bu noktada, bir dahaki kongrede yapılacak sunumların daha akademik bir düzeyde olması için çaba gösterilmesi elzemdir.

Deniz BAKIŞ
İstanbul Üniversitesi

Türkiye Üniversite Öğrencileri Bağımsız İktisat Kongresine ilk kez bu yıl katıldım. Böyle bir organizasyonda yer aldığım için çok mutluyum. Çünkü bu kongre,Türkiye’nin her kesiminden gelen farklı düşüncelere sahip insanlara ev sahipliği yapmakta ve Türkiye’nin ekonomi-politik yapısını ele alarak katılan her öğrencinin birbirleriyle bilgi alışverişi içinde bulunmasını sağlamıştır. Dilerim ki bundan sonraki yıllarda da TÜÖBİK varlığını sürdürerek biz üniversite öğrencilerine ışık tutacaktır.

ÖNCEKİ HABER

Dört işlemle mühendis olunmaz

SONRAKİ HABER

İngiltere Başbakanı Theresa May, B Planını açıkladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa