Çilem Doğan'ın tutukluluğunun devamına karar verildi

Çilem Doğan'ın tutukluluğunun devamına karar verildi

Volkan PEKAL
Adana

Çilem Doğan’ın evliliği boyunca kendisine şiddet uygulayan kocasını öldürmesi ile ilgili açılan davanın ikinci duruşması  Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Çilem Doğan'ın tutukluluğuna devam kararı verilirken mahkeme 6 Mayıs’a ertelendi.

POLİS ÇİLEM’LE SAATLERCE GÖRÜŞMÜŞ

Çilem Doğan'ın yargılandığı davada Adana Kadın Platformu üyelerinin de aralarında olduğu çok sayıda avukat hazır bulundu. Çilem Doğan, ifadesinde maktul Hasan Karabulut hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında polisin kendisinden bilgi aldığını belirterek olay günü eve gelen Hasan Karabulut’un olaydan haberdar olduğunu düşündüğünü aktarmıştı. Bunun üzerine mahkeme Çilem’in Organize İşler Şubesi’ne ihbarda bulunup bulunmadığının sorulmasına karar vermişti. Gelen yazıda Emniyet, Çilem Doğan’ın ihbarda bulunmadığını, soruşturmayla ilgili bir kaydının olmadığını söyledi. Sanık avukatları ise Hasan Karabulut hakkında başlatılan soruşturmanın Çilem Doğan'ın suç duyurusu üzerine değil daha önceden başlatıldığını, Çilem’in polis tarafından sonradan dahil edildiğini söyledi. Telefon kayıtlarında Çilem'in kendisinin polisi aramadığını, polis tarafından arandığını dile getiren sanık avukatları, saatlerce süren telefon görüşmesinin, kendisinden bilgi alındığını doğruladığını söyledi.

ÇİLEM TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Çilem Doğan 9 aydır tutuklu olduğu, öldürme kastı ile hareket etmediğini ve zor durumda kaldığı bir anda yaptığını belirterek 2,5 yaşındaki kızının olduğunu söyledi. Kızının ve kendisinin mağdur olduğu ifade eden Çilem Doğan, tahliye edilmesini istedi.

TİŞÖRTÜ OKUMA YAZMA BİLMEYEN ANNESİ ALDI

Duruşmada Çilem’in üzerinde İngilizce "Sevgili geçmiş, verdiğin tüm dersler için teşekkürler" yazan tişörtü çok fazla konuşuldu. Öldürmenin planlı olduğunu ısrarla savunan müşteki avukatları tişörtü bu iddianın dayanağı yapmaya çalıştı. Avukatları Doğan'ın gözaltına alındığı sırada giydiği tişörtün okuma yazma bilmeyen annesi tarafından, emniyetteyken üstünü değiştirsin diye verildiğini, buna polislerin de şahit olduğunu söyledi.

GİZLİLİK KARARI TALEP EDİLDİ

Müşteki avukatları cinayetin para için planlı yapıldığı iddiasını sürdürdü. Kadın örgütlerinin yaptıkları açıklamalarla olayı farklı mecralara çekerek mahkemeyi baskı altına almaya çalıştığı öne sürüldü. Basın açıklamalarının yapılmamasını isteyen müşteki avukatları dosyaya gizlilik kararı verilmesini istedi. Çilem Doğan'ın evliliği boyunca şiddet gören bir kadın olduğunu, bunun maktül Karabulut’un ailesinin de kabul ettiğini ifade eden sanık avukatları, "Olay farklı bir mecraya çekilmiş değil; olay başlı başına bu mecradadır. Bu baskı ve korku sonucu gerçekleşmiştir" dedi.

SUÇ DÜNYASINDAN ÖRNEKLERLE SUÇLAMA

Müşteki avukatları öldürmenin dayanağı olarak ilginç bir iddia ortaya attı. Maktul gibi suç dünyasındaki kişilerin yalnızca uyurken silahını yastığın altına koyduğunu, bu yüzden maktulün uyurken öldürüldüğü öne sürüldü. Müşteki avukatlar, maktulün abisinin beyanlarını örnek vererek maktul Karabulut’un 7.65 mm değil 9 mm tabanca kullandığını silahın kendisine ait olmadığını iddia etti. Sanığın taammüden adam öldürmeden ceza alması istendi. Karabulut’un uyku halinde öldürüldüğüne dair iddialara cevap veren sanık avukatları kurşunların Maktulün bedenini ön ve arka tarafından girdiğini belirterek uyku halinde öldürse sadece tek bir yönden kurşun gireceğini söyledi.

SÜREGELEN ŞİDDETE KARŞI MEŞRU MÜDAFAA UYGULANMALI

Maktulün şiddet uygulaması ile ilgili iddialara "tırnak arasından saç çıkmadı, yüzünde morluk çıkmadı" şeklindeki müşteki avukat iddiasına yanıt veren sanık avukatları şiddetten bahsetmek için yüzünün morarması gerekmediğini, Çilem'in de zaten yüzüme vurdu gibi bir ifadesinin bulunmadığını söyledi. Sanık avukatları temel olarak savunmalarını, erkek egemen toplumda bir döngü haline gelmiş şiddet karşısında işlenmiş bir cinayet olduğu üzerine yaptı. “Örselenmiş Kadım Sendromu”nun birçok ülkede meşru müdafaa hükümleri uygulanırken dikkate alındığını dile getiren avukatlar, evliliği boyunca şiddet görmüş olan Çilem’in polis vurduğu halde ceza dahi almayan, sürekli silahla gezen kocası karşısında ölüm korkusu duymasının doğal olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ersan Şen'in mütalaa niteliğindeki “Feminist meşru müdafaa” yazısını aktaran avukatlar sistematik şiddetin getirdiği nokta için o an somut bir şiddet olmasa bile sistematik şiddete karşı meşru müdafaa uygulanmalı ve ceza almamalı dedi. Avukatlar konuyla ilgili yazı ve çalışmaları da dava dosyasına ekledi. Son süreçte Erzurum ve Kocaeli’de çıkan meşru müdafaa kararlarını da örnek gösteren avukatları, Çilem'in sürekli olarak ölüm tehdidi altında yaşadığını, delillerin toplandığını belirterek meşru müdafaa hükümleri uygulanarak tahliyesini talep etti. Davanın aile içi şiddetten kaynaklanması gerekçesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na ihbarına karar verildi.

Son Düzenlenme Tarihi: 08 Nisan 2016 15:08
www.evrensel.net
ETİKETLER Çilem Doğan