08 Nisan 2016 10:29

‘Utanç takası’nda ikinci dalga

‘Utanç takası’nda ikinci dalga

Paylaş

Birçok devletin parçası olduğu savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda olan mültecilere, takas anlaşmasıyla ağır bir trajedi yaşatılıyor. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında mülteciler üzerinden yapılan pazarlık kapsamında imzalanan “Geri kabul anlaşması” nedeniyle mültecilerin Yunanistan’dan Türkiye’ye getirilmesine 4 gün aradan sonra bugün devam edildi.

‘Utanç takası’ olarak değerlendirilen Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yapılan anlaşma gereği 20 Mart’tan sonra Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçen mültecilerin geri kabullerine 4 gün aradan sonra tekrar devam edildi. Midilli Adası’ndan 123 mülteci 2 gemi ile Dikili’ye getirildi. İlk seferde Lesbos adlı gemiyle 44, ikinci seferde ise Nazlı Jale isimli gemiyle Pakistan, Afganistan, İran ve Iraklı 79 mülteci Dikili’ye getirildi.

PROTESTOLAR EŞLİĞİNDE YOLA ÇIKTI

Lesbos adlı geminin denize açılması sırasında bu utanç takasına tepki gösteren insan hakları savunucuları denize atlayarak geminin açılmasını engellemeye çalıştı. Geçtiğimiz pazartesi günü ilk kabulden sonra başlayan eylemler ve iltica isteklerinden dolayı, planlar değişti ve ikinci sefer ancak bugün yapılabildi.

HER MÜLTECİYE BİR POLİS

Mültecilere ilk seferde olduğu gibi yine aynı sayıda polis eşlik etti. ‘Utanç takası’na gelen tepki ve protestoların önüne geçebilmek için Dikili’de de Midilli’de de limanlar polis ablukasına alındı. Protestolar arasında Midilli’den ayrılan gemiler sabah saatlerinde Dikili Limanına yanaştı. Mülteciler tek tek gemiden alındı. Bilgileri incelenen mültecilerin iadeleri kabul edildi. Sağlık kontrolünden geçirilen mültecilerin parmak izleri alındı, fotoğrafları çekildi. İşlemleri tamamlanan mültecilerin, otobüslerle Kırklareli’deki merkeze götürülecekleri açıklandı. İkinci kafile olarak Türkiye’ye getirilen mültecilerin Yunanistan’ın Kos ile Leros Adalarına çıkan ve bu adalardan Midilli’ye götürülen gruptan seçildikleri belirtildi. Kırklareli’ye getirilen mültecilerin buradaki işlemlerden sonra memleketlerine gönderilmesi ya da Türkiye’de kalmalarına karar verilecek.

İADELER TEK MERKEZE İNDİ

Bu arada, Yunanistan’ın sığınmacı iadeleri için Midilli Adası’nı merkez olarak belirlediği, diğer adalardan ilk olarak buraya getirdiği, ardından da Türkiye’ye iadelerinin yapıldığı öğrenildi. Bu gelişme üzerine, geri kabuller için Türkiye’de, Çeşme, Kuşadası ve Bodrum gibi yerlerde hazırlık yapılmasına rağmen, Dikili geri kabullerin merkezi durumuna geldi. Pazartesi günü geri dönüşlerin başlaması üzerine Türkiye’ye dönmek istemeyen mülteciler Sisam ve İstanköy’de protesto eylemleri başlatmıştı. 300 mülteci tarafından işgal edilen İstanköy Limanı polis tarafından boşaltıldı. Sisam Adası’ndaki kamptan kaçan 250 dolayında mültecinin polis tarafından kampa dönmeye ikna edildiği bildirildi.

BİR YANDAN İADE BİR YANDAN KAÇIŞ

Tüm tepkilere rağmen mültecilerin Türkiye’ye iade işlemleri sürerken mültecilerin Türkiye’den Avrupa’ya geçmek için çıktıkları tehlikeli yolculuk da devam ediyor. Sahil Güvenlik ekipleri, Yunan adalarına mülteci geçişini önlemek için yaptığı operasyonlarda 6 günde 526 mültecinin yakalandığını açıkladı. Türkiye’deki şartlar nedeniyle burada kalmak istemeyen mülteciler, Geri Kabul Anlaşması nedeniyle artırılan önlemler yüzünden Avrupa’ya geçmek için daha tehlikeli yollara başvurmak zorunda kalıyor. Avrupa’ya geçmeye çalışan mültecilerin sayısında da önemli oranda bir azalma görülmedi.

BU DAHA BİR BAŞLANGIÇ OLACAK

Midilli-Dikili arasında yaşanan iade işlemlerinin 2. etabını gazetemize değerlendiren Mülteci Der Yönetim Kurulu Başkanı Eda Bekçi, Pazartesi günü başlayan ilk iadelerde uluslararası gözlemci kuruluşların ve basın mensuplarının ilgisinin neredeyse tamamen sonlandığına dikkat çekti. Bekçi, bu yaşananların daha başlangıç olduğunu, zorla getirilen mülteci dramının artarak süreceğini vurguladı.
Koruma başvurusu olmayan, koruma başvurusunda bulunup başvurusu reddedilen ve yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçerek hiçbir kaydı bulunmayan mültecilerin ekipler olarak sırayla iadelerine devam edileceğini söyleyen Bekçi, ilerleyen günlerde daha büyük grupların yola çıkacağını söyledi.
‘Geri Kabul Anlaşması’nın mülteci sorunu için bir çözüm olamayacağını dile getiren Bekçi, “Bu çözüm değil, çok büyük bir hak ihlali. Daha önce sınırları korumak için hendekler kazılmıştı, güvenlik önlemleri alınmıştı, saldırgan bir savaş hali vardı adeta. Şimdi de bunun yasal zeminini sağlayan bir düzenleme yapmaya çalışıyorlar. Hak ihlallerinin faturası ise yalnızca Türkiye ve Yunanistan’a çıkacak. İnsanlar bu iki ülke arasında kalmış durumda” diye konuştu. Mültecilerin geldiği ülkelerde göçe neden olan koşullar değişmeden bu sorunun çözülemeyeceğine dikkat çeken Bekçi, “Bu sadece insan kaçakçılarına kazandırır” dedi. Geri Kabul Anlaşması’nın daha tehlikeli, daha pahalı yolculukların başlamasına neden olacağını belirten Bekçi, “Böyle tehlikeli yolculukların başladığı yönünde haberler almaya da başladık” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

'KCK Basın Davası' 15 Temmuz'a ertelendi

SONRAKİ HABER

İngiltere Başbakanı Theresa May, B Planını açıkladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa