Mahoni, Maho, Mahmut abi!

Mahoni, Maho, Mahmut abi!

Veli ŞAHİN
Kayseri

ArkadaşlarI ona Mahoni de, der Maho da… Mütevazı yaşantısıyla ön plana çıkan bir işçi Mahoni. Arkadaşları onu deneyim sahibi, aklı başında, mütevazı biri olarak tanımlıyor. Genci de yaşlısı da aynı saygıyla yaklaşıyor. Kendinden çokça küçük işçilerin bile ona Mahoni demelerine kırılmıyor, alınmıyor. Üstüne üstlük kendisiyle rahat konuştuklarını düşünerek mutlu oluyor. Bu sebeple yazımız boyunca işçilerin ona seslendiği gibi sesleneceğiz.

’İŞÇİ MAKİNE DEĞİL Kİ YENİLENSİN!’

Tavuk çiftliğinden, inşaatlara dayanan hayat öyküsünü fabrika işçiliğiyle sürdürüyor. Dokuz yıldır metal fabrikasında çalışmış. İki çocuk babası, yurt dışında yaşayan akrabalarının da yardımı sayesinde kira verme derdi olmadan küçük, minik bir o kadar huzurlu ve “dolu” bir eve sahipler. İşçilik hayatını anlatmasını istemekle başlıyoruz sohbetimize. “Dokuz yıl önce neyse şimdi de o” sözleriyle başlıyor ve ekliyor: “Ama alım gücü düştü. Ekonomik olarak sıkıntıya daha fazla düşer hale geldik.” Dokuz yıl önce üretim yaptığı makinelerle bugünkü makineler arasında fark olup olmadığını soruyorum. “Makineler yenilendi yenilendikçe üretim arttı, işçi azaldı. Eskiden bir vardiyada bin kişi çalışırken bugün sekiz yüz işçi ancak çalışıyor” diyor. Makinenin yenilendiğini ancak işçinin yenilme imkanı olmadığını söyledikten sonra, “Ömrümün tamamı işçilikle geçti” diye ekliyor. Makinenin kolaylık sağlaması bir yana işi ağırlaştırdığını, patronun daha fazla kâr ettiğini söylüyor.

9 YILLIK KISA MUHASEBE PATRONLA KIYAS!

Çok değil yakın bir tarihte işten çıkarıldı Mahoni. Patronunun gelişimi ile kendi hayatındaki dönüşümleri arasındaki farkı söylemesini istediğimde, “Eskiden 50 ülkeye ihracat yapardı, bugün 100 ülkeye ihracat yapıyor. Ben bu ülkeleri, ismi ile bilirim. Ne gitmişimdir, ne gidebilirim! O zamandan bugüne her gün -belki de ailemizle geçirdiğimiz vakitten çok- patron için ürettik. O büyüdükçe biz küçülmüşüz meğer” kıyaslamasını yapıyor.

DEMOKRASİ, BARIŞ VE İŞİMİZ İÇİN 1 MAYIS’A!

Mahoni mücadeleci bir işçi. Yaşadığı sorunların çözümünün ortak bir mücadeleden geçtiğini her zaman ifade ediyor. Hatta öyle ki, işçilerle ilgili OSB’de el ilanları dağıtılsa fabrikadan işçi arkadaşları yanına sokularak fikir alışverişinde bulunuyor. Mücadele edilmesi gerektiğini, sadece düşünmekle kalmayıp, yaşamının her anında uygulamaya çalıştığını anlıyoruz bu örnekle.

Sendikal bürokrasinin, işçi ve emekçileri, Kayseri yerelinde boğduğunu ifade eden Mahoni’ye daha Çelik-İş şubesini sormadan, “Sakın Çelik-İş deme. Bu sendikayı işçilere değil patronlara sor. İşçi sendikası değildir. Öyle bir sendika düşünün ki üye olmaya işçi gider, daha fabrikaya dönmeden haber uçururlar patrona, işinden olursun” diye kızıyor. Elbette sendikaların bu tarz bürokratların eline bırakılmaması gerektiğini de düşünüyor. Değiştirilmesi için işçilerin elinden geleni yapması gerektiğine inanıyor. Çalıştığı süre içerisinde iş arkadaşlarıyla birlikte toplantılar yapmış, eğitimlere katılmış, her yıl düzenli olarak da 1 Mayıs’a katıldığını anlatıyor. “1 Mayıs yaklaşıyor, ne olmalı” sorusunu kendisi açmış oluyor böylelikle!

Her geçen gün işçilerin haklarının patronlar ve hükümetler eliyle tırpanlandığını söyleyen Mahoni, “Kiralık işçilik, taşeron, kıdemin kaldırılması gündemler var. İşçiler çok yönlü olarak saldırı altında” diyor. İşçilerin birliğini kurması gerektiğini ancak çatışmalı ortamın işçiler arasında ayrılıklar yaşadığını söyleyerek, “Müzakere dönemi bağlar kurulmaya hiç olmaz işçiler arasında birliğin güçlendiğine şahitlik ediyorduk. Bence hükümet bunu fark etmiş olacak ki yeniden çatışmalı ortamı yarattı. Kürt’e karşı sertleştikçe, işçiyi es geçmedi. İşçilerin de haklarına karşı saldırdı. Az önce söylediklerim buna örnek gösterilebilir”  diyerek sorunlara ve çözüme işaret etti.

1 Mayıs’ta fabrikalarda yaşanan sorunlara karşı mücadele edildiği gibi taşeron, kıdem hakkının kaldırılmaya çalışılmasına, işçi kiralama bürolarına da karşı mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyor Mahoni. Yeni Anayasa tartışmalarının hızlandığı bugünlerde Anayasaya dairde bir şeyler söylenmesi gerektiğini söyleyen Mahoni, “Savaş ortamının son bulması da talebimiz olmalı. Birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı ancak birbirimize el vererek kurabiliriz” diyor. Ve başta Kayseri halkı olmak üzere tüm işçi ve emekçileri bu yıl yapılacak 1 Mayıs etkinliğine katmanın önemine dikkat çekerek bitiriyor sözlerini: “Saldırıların arttığı dönemde ya birlik olur ablukayı kırar çıkarız ya da gelecek iyi değil.”

www.evrensel.net