08 Nisan 2016 04:58

Çapa Tıp Fakültesi taşeron işçileri: Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk

Çapa Tıp Fakültesi taşeron işçileri: Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk

Paylaş

Fırat TURGUT
İstanbul

İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde çalışan taşeron işçiler, yıllardır kadro için mücadele ediyor. Başta kadro olmak üzere her türlü hakları için Taşeron İşçileri Derneğinde (TAŞİŞDER) örgütlenen ve Hükümetin özel sözleşmeli personel uygulamasının muhatabı olan Çapa işçileri, “Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk” diyor.  

İLK ÜÇ SAAT BAYRAM HAVASI

“İlk üç saat bayram etti herkes. Delisi de akıllısı da oynadı hastanede.” Başbakanın açıklamasından sonra hastanedeki tabloyu böyle anlatıyor bir işçi. Ama bu tablo Maliye Bakanı konuşuncaya kadar sürmüş: “Maliye Bakanından açıklama geldiğinde, biz bunun ne anlama geldiğini yazıya döktük ve işçilere anlattık. O zaman hava değişti.” Yıllardır dile getirdikleri talebin ve beklediklerinin bu olmadığını belirtiyor: “Yine biz farklı bir statünün içine alınıyoruz. Senelik yerine üç senelik sözleşmemiz oluyor sadece.”

GERİYE DÖNÜK HAKLAR KIRMIZI ÇİZGİ

Üç senelik sözleşmenin de bir artı olmadığını söylüyor başka bir işçi: “Bugün de her an işten atılma korkusu taşıyoruz. Sözleşmemiz 3 senelik olsa da her an işten atılma tehlikesi yaşayacağız.” Aynı işçi hastanede işçilerin ikiye bölündüğünü anlatıyor: “İşe yeni başlayanlar ‘Biz imzayı atar özel sözleşmeli personel oluruz’ diyor. Uzun zamandır çalışan işçilerin ise buna kolay yanaşmadığını anlatıyor. Sebebi işçilerin geriye dönük haklarından vazgeçmelerinin istenmesi. “Burada ben 15-20 yıldır çalışıyorum, mafya gibi emeğime çöküyorlar” diyor bir işçi. Ve sayısı daha çok olduğu için belirleyici olanın eski işçilerin tepkisi olduğuna işaret ediyor.

Başka bir işçi “Yağmurdan kaçıp doluya tutulmak” olarak nitelendiriyor durumu. “Neredeyse şimdi ‘Özel falan istemiyoruz, taşerona razıyız’ diyecek bir durumdayız. Taşeronu arar olduk” diyen işçi, bu sözlerinin ciddiye alınmaması için hemen ardından ekliyor: “Şimdi kalkıp da ‘Biz bunu istemiyoruz, bu kötü, taşeronu istiyoruz’ diyemeyiz. Biz işçiyiz kardeşim. Kamuda işçi yok mu, ODTÜ’deki gibi Tez Koop-İş’e üye olan işçiler yok mu, biz de onlar gibi işçi kadrosu istiyoruz. Biz 4A, 4B, 4C her neyse kadro istiyoruz ve geçmiş haklarımızın da yanmamasını istiyoruz. Biz özel sözleşmeli personel olmak istemiyoruz. Devletin işçisi ya da memuru olmak istiyoruz.”

‘ERDOĞAN’IN TAVRI HÜKÜMETİN TUTUMUNU GÖSTERİYOR’

Taşeron işçiye kadro verilmesi sorununda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tavrının, Hükümetin meseleye nasıl baktığını gösterdiğini söylüyor bir işçi: “Batman’da 30-40 tane işçi, kadro isteyen işçilere, ‘Nankörlük yapmayın, bir yerde çalışıyorsunuz, provoke yapmayın’ dedi. Yahu işçi sana küfür etmiyor, hakaret etmiyor. Sadece kadro istiyor ve bu onun hakkı.”

İŞÇİLER BİLMİYOR

Çapa Tıp Fakültesinde taşeron işçilerin bir mücadele yürüttüğünü ve işçilerin uygulamayla az çok bilgi sahibi olduklarını belirten bir işçi: “Biz işçilere anlatıyoruz. Ama örneğin Bağcılar’da çalışan bir taşeron işçi hâlâ geriye dönük haklarını alamayacağının farkında değil. Taşeron işçilerin hiçbirinin bu detaylardan haberi yok. O, özel statüyü kadro gibi görüyor. Anlatınca farkına varıyorlar” diyor.

MUHALEFETİN ETKİLİ OLMASI GEREKİYOR

Uygulamanın geri çekilmesinde ve işçilerin kadro talebinde muhalefet partilerinin de etkili olacağını söylüyor bir işçi: “Mesela seçim öncesinde Hükümet asgari ücret 1300 lira olacak dedi. Azlığı çokluğu bir tarafa, belki seçim döneminde muhalefet partileri 1500-1800 gibi rakamları ortaya atmasaydı bugün 1300 rakamı da ortaya atılmayacaktı. Bugün onlar da bir şeyler yapacak ki bir değişiklik olacak.”

SORU İŞARETLERİ VAR

Çapa Tıp Fakültesinde çalışan taşeron işçiler, özel sözleşmeli personel uygulamasının hâlâ anlaşılmadığını ve soru işaretleri yarattığını söylüyor: “4B hükümleri uygulanacak diyor ama ‘Seni memur kadrosuna aldım’ demiyor. ‘Ben sizi memur yapmıyorum, işçi de yapmıyorum’ diyor. Böyle ucube bir şey var. Şu anki maaşınla çalışacaksın, 4B’de çalışanlara çocuk yardımı, yemek yardımı veriliyorsa bize de verilecek. 4B’liler döner sermayeden pay da alıyor. Ama bizim için ondan bahsetmiyor. Bakarsanız bizim döner sermayeden de faydalanmamız gerekir. Ne yapılacak? Onun için aykırı bir hüküm mü koyulacak? Bir de sendika meselesi nasıl olacak? Ne memur oluyoruz ne işçi. Özel statülü sendika mı olacak? Açıkçası sendikalı olmayalım diye bizi özel statüye sokuyorlar.” Sınav meselesinin de net olmadığını belirten işçi, “Mesela sınav yapacaklar işe girerken. Daha önce nasıl oluyordu? AKP’den belge getir veya neyse… Şimdi ne olacak, ne soracaklar? 40-45 yaşındakine ne sınavı Allah’ını seversen ya” diyor.

ÖNCEKİ HABER

Tiyatro sahnesinde sembolist bir şiir: Dönence

SONRAKİ HABER

ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa sorumlusu Mitchell'dan istifa kararı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa