07 Nisan 2016 04:01

Yaşam yolcularının hikayesi; Kopuklar

Yaşam yolcularının hikayesi; Kopuklar

Paylaş

Semih ÖZTÜRK

Kopuklar, B. Güney Ulutaş’ın yayınlanan ilk romanı. Kitabın temel hikâyesi; değişime giden yolun kendi iç arayışlarından beslenerek ortaya çıkan ilerleyişi anlatıyor. Roman boyunca devam eden yolculuk, yıllar önce atılan düğümlerin tek tek çözülmesiyle birlikte bütünlüğe ulaşıyor. Arayışın yarattığı her sır, öncesinde bitimsiz bir durağanlıkla savrulan Zucco’nunyeni kararlar vererek yola çıkışını, geçmişini ve geleceğini bugün üzerinden izah ediyor.Doğumdan ölüme uzanan her yaşam için mutlaka bir kurtuluş vardır, demeye getiriyor diğer yandan. Sevgiyle yapılan her eylemin zafere yakınlığını; yani kurtuluşu anlatıyor. Böylece Kopuklar, yeniden doğan ve ölüme direnen bütün yarım kalmışlıkların en kıymetli parçası haline dönüşüyor.
Yazar, kitap içinde yeni bir kitap daha yazarak mevcut arayış halinin muhatabını okurla yüzleştirmeyi tercih etmiş. Kurgudaki merak unsurunu önemli ölçüde besleyen bu durum, ana karakter Zucco’nungeçmişiyle ilgili olan her şeyin varlığını kökünden hareket ettirmesiyle birlikte hikâyeyi daha da güçlendirmiş.Annesinin otuz yıl önce yazdığı kayıp romanı arayan Zucco, önce kitabın parçalarını, daha sonra da asıl önemli olanı; kendisini bulmuş. Eksik parçaların birleşmesi, bütüne giden yoldaki anlatımla birleşmiş. Böylece yazarın yarattığı düş, gerçeğe dönüşen her eylemde yeniden kendini bulmuşve amaçlanan ilerleyişin asıl parçası haline gelmiş.

‘DEĞİŞİM ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN OLDU YERDEN YÜKSELMEKTİR’
Yaşamın bilinmezleriyle hikâyenin bilinmezlerini aynı yoldan yürüten yazar, yaşam döngüsündeki bütün detayları kendi iç sesinden hareketle karşımıza çıkartıyor romanında. Devam eden ve durmuş olan hayatların değişime olan katkısını, yarım kalan şeylerin öncesini ve sonrasını, kavganın ve umudun inançla eşitlenen denge unsurunu, tekrara düşen korku ve çaresizlik hallerini, kurulmuş ve kurulacak olan eski yeni bütün cümleleri bir birizah ediyor. Çünkü zamanın kırıldığı yerden sızan solgun ışık, Zucco için büyük anlamlar ifade ediyor. Annesiyle birlikte yitirdiği çocukluğu başta olmak üzere geçmişinde eksik kalan her ayrıntı, Zucco’yla birlikte büyüyor ve bittiği yerden yeniden başlıyor. Bunun gerçekliğiyle yüzleşerek kendini bulan her başlangıç, bitişi gören her noktadan hayatın kendisine sesleniyor ve değiştirmek istiyor. Çünkü değişim, çürümüşlüğün olduğu her yerden sıyrılarak yükselmek zorundadır, diyor yazar. Kurtuluş için sevgi ve emekle birlikte hareket ederek hiçbir şeye zarar vermeden yaşamaktan ve yaşatmaktan bahsediyor. Kalıpları ve sistemleri geçmekten, yolda olmaktan, inanmaktan…
Kopuklar, yeni bir dünyanın mümkün olabileceğine inanan hikâyelerle ilerliyor. Kitap boyunca karşımıza çıkan her karakter, bizden ve eski dünyadan izler taşıyor aslında. Ağır, yorgun, sessiz; ancakpes etmiş değil.Düştüğü yerden yeni düzlemler yaratanlar, kaybettikleri yerden uzağa gidemeyenler, bekleyenler, umutsuzlar, aylaklar, kazanmış görünenler ve henüz ölmemiş olan yaşam yolcuları ortak bir doğumu resimliyorlar unutmamak için.  Böylece umut, insan ve yaşam olarak bir kez daha yaşayabileceğini ve mümkün olabileceğini göstermiş oluyor.
B. Güney Ulutaş, Kopuklar’ı yaşamın bağrına ilikliyor, sevgiye emanet ediyor ve bütün bunları inanarak yaşatmak istiyorkitap boyunca. Her iki kitap için de yapıyor bunu, mümkün kılıyor. Usulca zamanı kırıyor, şimdiye uzanan geçmişin parçalarından ağır ağır büyütüyor yarım kalan hikâyesini. Dünyaya dokunduruyor, geçmişle birleştiriyor, insana sesleniyor…

ÖNCEKİ HABER

7 Nisan 2016 - İstanbul Film Festivali'nde bugün

SONRAKİ HABER

Garo Paylan, mülteci ölümlerini Meclis gündemine getirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa