03 Nisan 2016 04:30

İşten atılan Dostcam işçileri: Hakkımızı alana kadar buradayız

İşten atılan Dostcam işçileri: Hakkımızı alana kadar buradayız

Paylaş

Eda AKTAŞ
Elif BAŞ
İzmir

Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dostcam fabrikasında çalışan işçiler DİSK’e bağlı Cam Keramik-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atıldı. Ağır ve tehlikeli iş kolunda çalıştıklarını belirten, yıllardır asgari ücret düzeyinde olan ücretlerinin daha yüksek olması gerektiğini ifade eden işçiler, “Hakkımızı alana kadar buradayız” dedi.

İşten atılan evli ve bir çocuk babası Şenel Kınık, performans düşüklüğü gerekçesi ile atıldığını belirtti. Kınık, “Biz bir sendikaya üyeyiz, arkamızda milyonlar var. Bizim haklarımız var, biz anlaşıncaya kadar bu üretim devam etmeyecek. Ne hakkımız varsa verilsin” dedi.

‘EN UFAK HATAMIZ ÖLÜMLE SONUÇLANIR’

İşçilerden Serkan Hambaş, cam işinin ağır ve tehlikeli iş kolu olduğuna değinerek, “Normalde maaşlarımız diğer işçilere göre daha yüksek olmalı. Cam işinde en ufak hatamız ölümle sonuçlanabilir. Maaşlarımız düşük, zorla mesaiye kalıyoruz” dedi. Şefleri ve amirleri tarafından sürekli baskı altında olduklarını belirten Hambaş, “Her an baskı ve stres altındayız. İşe başlarken hadi hadi diyorlar. Bu iş ‘hadi hadi’ye gelmez. Yavaş ve dikkatli olmamız lazım ama biz yavaş oldukça onlar daha hızlı olmamızı istiyorlar, bu sefer de iş kazaları çoğalıyor. Ellerimiz kesiliyor. Elleri, kolları, ayakları kesilen arkadaşlarımız var” dedi.

İşçilerden Fatih Siyam, 5 yıldır fabrikada çalıştığını ve asgari ücret aldıklarını anlatarak, “Sendikayı fabrikaya sokmamak için ellerinden geleni yaptılar. Biz hakkımızı istiyoruz vermiyorlar. Yıllardır çalışıyorum her şey aynı şekilde sürüyor, hatta daha beter oldu. Hakkımız olanı alana kadar buradayız” dedi.  

‘SENDİKALI OLDUĞUMUZDA İŞ GÜVENCEMİZ OLACAK’

12 yıldır fabrikada işçi olarak çalışan Süleyman İssi, ağır koşullarda çalışmaktan dolayı yorgunluktan ailelerine vakit ayıramamaktan şikayetçi. İş saatleri dışında zorunlu mesaiye kaldıklarını anlatan İssi, “Taleplerimiz kabul edilmeyecek şeyler değil. Biz yasanın bize verdiği hakkı kullandık. Barış ortamında çalışma istiyoruz ve bunun için de sonuna kadar direneceğiz” dedi. Gün içinde sırtlarında tonlarca ağırlıkta camlar taşıdıklarını belirten İssi, “Bu kadar yük altında bedenimizi dinlendiremediğimiz için işe yorgun geliyoruz. Mesela rahatsızlandığımızda rapor alıyoruz yine bizden kesiliyor. Sendikalı olduğumuzda birincisi iş güvencemiz olacak. Ekonomik ve sosyal olarak da çalıştığımızın karşılığını alabileceğiz. Biz sonuna kadar buradayız. Yasal güvencemiz olmadan bu işin bitmesi zor” dedi.

5 yıldır çalıştığını ve çalıştığı süre içerisinde iş kazası geçirdiğini anlatan Ali Oktay, “Yapılmayacak bir işi yapmak zorunda kaldım, cam üstümde kaldı. 80 gün raporlu kaldım. Hastane hastane gezdim. İş kazası 5’te oldu, 10 gibi ameliyata girdim. Kaza geçirdikten sonra herhangi bir yardım olmadı” dedi. Ücretlerinin düşük olmasından dolayı izin gününde de ekstra iş yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Oktay, haklarını alana kadar kararlı bir şekilde mücadele edeceklerini söyledi.

ÇİĞLİ İŞÇİ KURULTAYI DA İŞÇİLERİN YANINDA

OSB’de örgütlü işyerlerindeki sendikacılar, işyeri temsilcileri ve işçilerin oluşturduğu Çiğli İşçi Kurultayı üyeleri de direnişin başladığı andan itibaren Dostcam işçilerinin yanına gelerek destek verdi.
Sedat Sadak (Birleşik Metal İş Schneider İşyeri Baş Temsilcisi): Bu sürece Çiğli İşçi Kurultayı olarak dahil olduk. Aynı zamanda sendikamızın tüzüğünde de yazan işçilerin sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını geliştirme, büyütme ve onların örgütlülüğünü sağlama görevini bir yönüyle hayata geçirmeye çalışıyoruz. Cam işçisi arkadaşlar çalışma saatleri ve koşullarıyla ilgili sorunlarının olduğunu söylemişti. Kendi kendilerini örgütledikleri bir sürece girdiler. 3 ana talepleri var, haklı talepleri için direnişteler. Biz de sonuna kadar yanlarındayız.
Ümit Bingöl (Birleşik Metal İş ZF Lemförder İşyeri Baş Temsilcisi): Sermaye sınıfı ile işçi sınıfının bir kavgası var. Bizler de Çiğli İşçi Kurultayı olarak bu işçi kardeşlerimizin, işçi mücadelesini daha ileriye taşımak için iş kolu ayırt etmeden, sendika, konfederasyon ayırt etmeden işleri birleştirmemiz gerektirdiğimizi düşünerek hareket ediyoruz. Sınıf dayanışması olmadan sınıf mücadelesi başarıya ulaşmaz. Dostcam işçisi kardeşlerimiz bizlerle görüşerek sıkıntılarını, iş yüklerinin ağırlığını, baskıları dile getirdi. Biz de bu sorunların çözümünün sendikalaşmada, örgütlü mücadelede olduğunu anlattık. Arkadaşlar da fabrika içerisinde belirli bölümlerde komiteler kurarak bu örgütlenmeyi hayata geçirdi ve kısa sürede bu örgütlenmeyi başardılar. Biz de burada her alanda mücadeleye varız.

ÖNCEKİ HABER

Kapıların dışında kalmamak için savaşa hayır de

SONRAKİ HABER

Celal Şengör: Elin dangalağına organ verip onu yaşatmanın anlamı yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa